Bir büyükşehir belediyesi, mülkiyetindeki bir binayı 'Gençlik Merkezi' olarak kullanılması amacıyla ilgili birimine tahsis etmiş ve bina bu amaca uygun olarak fiilen kullanılmaya başlanmıştır. Ancak binanın tapu kaydında herhangi bir 'kamu hizmetine tahsis' şerhi bulunmamaktadır. Belediye, ödenmeyen bir borç nedeniyle icra takibi ile karşı karşıya kalmış ve alacaklı taraf bu binanın haczini talep etmiştir.
Bu durumla ilgili idare hukuku ilkeleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ATapu kaydında resmi bir şerh bulunmadığı sürece taşınmaz idarenin 'özel malı' statüsünde kabul edilir ve borçlar için haczedilebilir.
- BBina, halkın doğrudan ve serbest kullanımına açık bir 'orta malı' niteliği kazandığı için kamu hukuku korumasından yararlanır ve haczedilemez.
- Binanın bir kamu hizmetinin yürütülmesine fiilen ve hukuken tahsis edilmiş olması, onun 'hizmet malı' sayılması için yeterlidir ve bu statüdeki mallar haczedilemez.Cevap
- DBelediyelerin ayrı bir kamu tüzel kişiliği olduğu için mülkiyetlerindeki mallar kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidir ve hizmete tahsis edilseler dahi haczedilebilirler.
- EHizmet malı statüsündeki taşınmazlar üzerindeki haciz yasağı sadece devletin vergi borçları için geçerli olup, belediyelerin ticari borçları bu korumanın dışındadır.
Cevap
Binanın bir kamu hizmetinin yürütülmesine fiilen ve hukuken tahsis edilmiş olması, onun 'hizmet malı' sayılması için yeterlidir; kamu hukuku rejimine tabi olan bu mallar haczedilemez.
Doğru seçenek, bir taşınmazın kamu malı (hizmet malı) sayılabilmesi için o malın bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasının yeterli olduğunu ve bu statünün doğal sonucu olarak haciz yasağının uygulanacağını doğru bir şekilde belirtmektedir. Tapuda şerh bulunmaması, malın fiilen ve hukuken kamu hizmetine özgülendiği gerçeğini değiştirmez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hizmet mallarının kamu hizmetine tahsis unsuru ve haczedilemezlik özelliği