Bir kamu kurumunda şube müdürü olarak görev yapan (B), hakkında 'ihalede usulsüzlük yaptığı ve rüşvet aldığı' iddialarıyla başlatılan bir disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan müfettiş raporuna dayanılarak bu görevinden alınmıştır. (B) tarafından açılan iptal davasında, mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda rüşvet ve usulsüzlük iddialarının hiçbir somut delile dayanmadığı ve maddi gerçeklikle bağdaşmadığı kesin olarak tespit edilmiştir. İdare, savunma dilekçesinde (B)'nin 'son iki yılın verimlilik hedeflerini oranında tutturamadığını' ve bu durumun da mevzuat uyarınca görevden alma için yeterli ve geçerli bir sebep olduğunu ileri sürerek işlemin korunmasını talep etmiştir.
İdari işlemin sebep unsuru ve 'sebep ikamesi' ilkeleri dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşlem, dayandığı maddi olgular (rüşvet ve usulsüzlük) gerçek dışı olduğu için sebep unsuru yönünden sakattır; idarenin sonradan ileri sürdüğü verimlilik gerekçesi ise ancak işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olması ve idarenin bu konuda bağlı yetki içinde olması kaydıyla yargı yerince dikkate alınabilir.Cevap
- BGörevden alma işlemi personelin statüsünde değişiklik yarattığı için konu unsuru yönünden sakatlanmıştır; sebep unsurundaki maddi hatalar işlemin iptali için tek başına yeterli bir gerekçe teşkil etmez.
- Cİdare, işlemin maksat unsurunu 'kamu yararı' olarak belirlediği sürece, yargılama aşamasında ileri sürdüğü her türlü yeni gerekçe (sebep ikamesi) mahkeme tarafından mutlak bir kabulle işleme dayanak yapılmalıdır.
- DMüfettiş raporundaki maddi hatalar işlemin sadece şekil ve usul yönünden sakatlanmasına yol açar; sebep unsuru ancak işlemin dayandığı kanun maddesi yanlış gösterilirse sakatlanmış sayılır.
- ESebep ikamesi ilkesi, idarenin takdir yetkisini kullandığı durumlarda mahkemeye idarenin yerine geçerek yeni bir gerekçe belirleme ve yerindelik denetimi yapma yetkisi verir.