Soru

Zorluk: OrtaHizmet Kusuru ile Kişisel Kusur Ayrımı ve İdarenin Rücu Hakkı

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir taşra teşkilatında ihale komisyonu başkanı olarak görevlendirilen şube müdürü, donanım alımı ihalesinde mevzuatın emredici hükümlerini kasten ihlal etmiş ve yetkisini kişisel çıkar sağlamak amacıyla kullanarak ihaleyi haksız yere belirli bir firmaya vermiştir. İhaleye katılan ve bu hukuka aykırı işlem nedeniyle zarara uğrayan diğer bir işletmenin açtığı dava sonucunda, mahkeme idarenin yüklü miktarda tazminat ödemesine hükmetmiş ve karar kesinleşmiştir.

İdare hukukunda tazminat sorumluluğu ve kişisel kusur kavramları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. Şube müdürünün yetkisini kişisel menfaat için kullanması kişisel kusur oluşturduğundan, idarenin ödediği tazminatı bu görevliye rücu etmesi anayasal bir zorunluluktur.Cevap
  2. B
    Söz konusu hukuka aykırı eylem kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında gerçekleştiği için salt hizmet kusuru olarak değerlendirilir ve görevliye rücu edilemez.
  3. C
    Eylemde açıkça kişisel kasıt bulunduğundan, zarara uğrayan işletme tazminat davasını idareye değil doğrudan şube müdürüne karşı açmalıydı.
  4. D
    İdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı görevliye rücu edip etmeme konusunda idari takdir yetkisine sahiptir.
  5. E
    Görevlinin kasten işlediği bu fiil idare açısından mücbir sebep teşkil edip illiyet bağını kopardığından, idarenin aslında tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Cevap

İdare, yetkisini kasten kötüye kullanan görevlisine ödediği tazminatı rücu etmek mecburiyetindedir.
Anayasa'nın 129. maddesi gereğince, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Olayda şube müdürünün yetkisini kişisel çıkarı için kasten kötüye kullanması ağır bir 'kişisel kusur' niteliğindedir. Ancak anayasal güvence gereği zarar gören idareye başvurmuştur. İdare, üçüncü kişiye ödediği bu tazminatı, haksız fiili işleyen kamu görevlisine rücu etmek zorundadır. Rücu kurumu bir idari takdir yetkisi değil, kamu zararını gidermek için öngörülmüş kesin bir hukuki mecburiyettir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin niteliğini (hizmet kusuru mu, kişisel kusur mu) belirle.
Görevlinin kasten ve kişisel çıkar amacıyla mevzuata aykırı işlem tesis etmesi açıkça 'kişisel kusur' teşkil eder.
Kişisel husumet, rüşvet, zimmet, kişisel menfaat temini gibi kasıtlı fiiller yetkinin bariz biçimde kötüye kullanımıdır ve eylemi hizmet kusuru olmaktan çıkarıp şahsi kusur haline getirir.
2
Kişisel kusur durumunda dış ilişkide (zarar gören yönünden) davanın muhatabını tespit et.
Anayasa madde 129/5 gereği, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan davalar ancak idareye karşı açılabilir.
Zarar gören kişinin hakkına daha kolay kavuşması ve devletin ödeme garantörlüğü (idarenin derin cebi ilkesi) bunu gerektirir.
3
İdarenin tazminat ödedikten sonraki iç ilişki yükümlülüğünü analiz et.
İdare, zarar görene ödediği tazminat bedelini, kişisel kusuru olan memura rücu etmek zorundadır. Bu hususta takdir yetkisi yoktur.
Kamunun haksız yere zarara uğramaması ve kusuru olanın bedelini şahsen ödemesi (kusur sorumluluğu ilkesi) anayasal bir emirdir.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru - Kişisel Kusur Ayrımı ve İdarenin Rücu Hakkı
Bu soruyu puanla