Soru

Zorluk: Çok zorKamu Tercihi Modeli

James Buchanan, geleneksel kamu yönetimi ve iktisat kuramlarının devleti "hayırsever bir despot" (benevolent despot) veya toplumun genel refahını maksimize eden tarafsız bir araç olarak görmesini eleştirir. Bunun yerine siyasetin "mübadele olarak siyaset" (politics as exchange) perspektifiyle, yani bireylerin kendi faydalarını artırmak için yaptıkları bir tür alışveriş süreci olarak analiz edilmesi gerektiğini savunur.

Kamu Tercihi Modeli'nin temelini oluşturan metodolojik bireyselcilik ve güdüsel simetri varsayımları dikkate alındığında; siyasal karar alma sürecindeki "devlet başarısızlığı" (government failure) riskini minimize etmek için bu model tarafından önerilen temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Siyasal aktörlerin kendi çıkarlarını maksimize etme çabalarının toplumsal maliyet yaratmasını engellemek amacıyla, siyasal otoritenin yetki alanını ve karar alma prosedürlerini sınırlayan anayasal kuralların önceden belirlenmesiCevap
  2. B
    Karar alma sürecinde rasyonel-kapsamlı analiz yöntemlerinin kullanımını zorunlu kılarak, bürokratik mekanizmanın teknik uzmanlık bilgisini kamu yararı lehine en verimli şekilde kullanmasını sağlayacak merkezi bir yapı kurulması
  3. C
    Mevcut kamu politikalarında köklü ve ani değişiklikler yapmak yerine, aktörler arası uzlaşmayı ve toplumsal barışı kolaylaştıran küçük, kademeli ve artırımsal adımlarla ilerlenmesi
  4. D
    Toplumun tüm kesimlerini temsil eden sivil toplum kuruluşlarının ve baskı gruplarının karar alma sürecine katılımının artırılarak, rekabetçi bir ortamda çoğulcu bir dengenin tesis edilmesi
  5. E
    Siyasetçilerin ve bürokratların toplumsal değerleri içselleştirmesini sağlayacak etik eğitim programları ve liyakat temelli atama sistemleriyle "kamu hizmeti motivasyonunun" güçlendirilmesi

Cevap

Siyasal aktörlerin davranışlarını anayasal kurallarla sınırlandırarak kurumsal tasarımı ön plana çıkaran yaklaşım doğru cevaptır.
Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, siyasal alandaki aktörler de ekonomik alandaki gibi rasyonel ve kendi çıkarını maksimize eden bireylerdir (güdüsel simetri). Bu rasyonelliğin 'devlet başarısızlığına' yol açmaması için James Buchanan ve Anayasal İktisat ekolü, çözümün siyasal otoritenin yetkilerini sınırlayan ve karar alma süreçlerini katı kurallara bağlayan anayasal bir çerçeve oluşturmak olduğunu savunur. Bu, 'mübadele olarak siyaset' anlayışının bir sonucudur; bireyler ancak kurallar çerçevesinde karşılıklı fayda sağlayan bir sözleşmeye (anayasa) rıza gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Metodolojik Bireyselcilik ve Güdüsel Simetri kavramlarını analiz etme
Siyasetçilerin ve bürokratların da piyasadaki bireyler gibi kendi çıkarlarını maksimize eden 'homo economicus' olduğu sonucuna varılır.
Siyasal süreçte aktörlerin 'kamu yararı' için değil, oy veya bütçe maksimizasyonu gibi kişisel hedeflerle hareket ettiğini anlamak için gereklidir.
2
"Mübadele olarak siyaset" (Catallaxy) perspektifini değerlendirme
Siyasetin, bireylerin karşılıklı fayda sağlamak için anayasal çerçevede yaptıkları bir değişim süreci olduğu görülür.
Karar alma sürecinin nesnel bir doğruyu bulma değil, tercihler arası bir uzlaşı/mübadele olduğunu kavramak için gereklidir.
3
Devlet başarısızlığı riskine karşı çözüm yollarını karşılaştırma
Bireysel rasyonelliğin kamusal zarara (rant kollama vb.) yol açmasını önlemek için kişilere güvenmek yerine 'oyunun kurallarını' (anayasal kısıtlar) değiştirmek gerektiği belirlenir.
James Buchanan'ın 'Anayasal İktisat' kuramının temel çözüm önerisini saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Anayasal İktisat ve Siyasal Kısıtlar
Bu soruyu puanla