Kamu Tercihi Modeli

26 soru

Soru 1Soru

Kamu Tercihi Modeli (Public Choice) çerçevesinde, William Niskanen tarafından geliştirilen bürokrasi kuramı, bürokratları tıpkı seçmenler ve siyasetçiler gibi kendi kişisel faydasını maksimize etmeye çalışan rasyonel aktörler olarak tanımlar.

Buna göre, Niskanen’in modelinde bürokratların karar alma süreçlerindeki temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal bütçeyi maksimize ederek kendi güç, prestij ve imkanlarını artırmak

Cevap

Bürokratların temel amacı kurumsal bütçeyi maksimize ederek kendi güç, prestij ve imkanlarını artırmaktır.
Kamu Tercihi Modeli'nin öncülerinden William Niskanen, bürokratların fayda fonksiyonlarının bütçe ile yakından ilişkili olduğunu savunur. Rasyonel bir bürokrat için bütçenin büyümesi; daha geniş bir ofis, daha çok yardımcı personel, daha fazla terfi imkanı ve toplumsal itibar anlamına gelir. Bu nedenle bürokratlar, toplumsal ihtiyacın ötesinde bir bütçe talep etme eğilimindedirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Modeli'nin aktör varsayımlarını hatırla.
Model, bürokratların da piyasadaki bireyler gibi rasyonel fayda maksimizasyonu peşinde olduğunu varsayar.
Siyasetin 'romantizmden arındırılması' ilkesi gereği kamu görevlilerinin fedakâr değil, çıkar odaklı olduğu kabul edilir.
2
William Niskanen'in bürokrasiye özel katkısını analiz et.
Niskanen, bürokratın faydasının bütçe büyüklüğü ile doğru orantılı olduğunu ileri sürer.
Büyük bütçe; daha fazla personel, daha fazla prestij, daha yüksek maaş ve daha geniş yetki alanı demektir.
3
Seçenekler arasında bu 'bütçe maksimizasyonu' hedefini bul.
Bütçeyi maksimize ederek güç ve imkanları artırmayı hedefleyen ifade doğru cevaptır.
Diğer seçenekler ya geleneksel/idealist yaklaşımları ya da farklı modellerin (Artırımcı Model gibi) özelliklerini içermektedir.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu (Budget Maximization)
Tahmini Süre:50s
Soru 2Soru

Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre; dar bir çıkar grubuna yüksek düzeyde fayda sağlayan ancak maliyeti toplumun geneline çok küçük paylarla dağıtılan (yoğunlaşmış fayda - dağılmış maliyet) verimsiz politikaların yasama sürecinde sıklıkla kabul edilerek uygulanması aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Organize çıkar gruplarının lobicilik faaliyetlerinden elde edeceği marjinal faydanın yüksek olması, seçmenlerin ise bireysel maliyetin düşüklüğü sebebiyle rasyonel ilgisizlik sergilemesi

Cevap

Organize çıkar gruplarının yüksek marjinal fayda motivasyonu ile seçmenlerin düşük bireysel maliyet karşısındaki rasyonel ilgisizliğinin birleşimi
Kamu Tercihi Modeli'ne göre, yoğunlaşmış fayda sağlayan politikalar, o faydayı elde edecek olan çıkar grupları için güçlü bir örgütlenme teşviki yaratırken; maliyetin milyonlarca seçmene çok küçük tutarlarda dağıtılması, seçmenlerin bu maliyeti fark etmemesine veya durdurmak için harcayacağı emeğin maliyetten fazla olmasına (rasyonel ilgisizlik) yol açar. Bu asimetrik teşvik yapısı, toplumsal açıdan verimsiz kararların alınmasını kolaylaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Politikanın fayda ve maliyet yapısını analiz edin.
Faydanın dar bir grupta toplandığı (yoğunlaşmış), maliyetin ise geniş kitlelere yayıldığı (dağılmış) tespit edilir.
Bu yapı, aktörlerin eyleme geçme motivasyonlarını belirleyen temel dinamiktir.
2
Çıkar gruplarının davranışını değerlendirin.
Elde edilecek büyük fayda nedeniyle bu grupların siyasetçiler üzerinde baskı kurma ve lobicilik yapma isteğinin yüksek olduğu görülür.
Kamu tercihi modelinde aktörler kendi çıkarlarını maksimize ederler; rant kollama (rent-seeking) faaliyeti bu noktada başlar.
3
Seçmenlerin (vatandaşların) davranışını değerlendirin.
Birey başına düşen maliyet çok düşük olduğu için seçmenin bu politikayı engellemek adına harcayacağı çaba (bilgi edinme, protesto vb.), maliyetten daha yüksek kalır.
Bu durum Anthony Downs tarafından kavramsallaştırılan 'Rasyonel İlgisizlik' (Rational Ignorance) durumunu açıklar.
4
Siyasal piyasadaki sonucu belirleyin.
Siyasetçiler, oylarını maksimize etmek için örgütlü grupların taleplerine boyun eğerken, sessiz kalan seçmen kitlesi nedeniyle verimsiz politikalar hayata geçer.
Bu süreç, piyasa başarısızlığına karşılık gelen 'devletin başarısızlığı' (government failure) olgusunun temel nedenlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Siyasal piyasada asimetrik teşvikler ve rasyonel ilgisizlik
Soru 3Soru

Kamu Tercihi Modeli (Public Choice), siyasal karar alma sürecini ve bu sürece katılan aktörlerin davranışlarını ekonomi biliminin araçlarını kullanarak analiz eden bir yaklaşımdır. Bu modele göre, siyasal alanda yer alan aktörlerin (seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar) temel davranış motivasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi bireysel faydalarını maksimize etmeye çalışan rasyonel birer aktör olarak hareket etmeleri

Cevap

Siyasal aktörlerin kendi bireysel faydalarını maksimize etmeye çalışan rasyonel birer aktör olarak hareket etmeleri
Kamu Tercihi Modeli, bireylerin piyasadaki ekonomik davranışları ile siyasal alandaki davranışlarının aynı temel motife, yani rasyonel fayda maksimizasyonuna dayandığını kabul eder. Bu yaklaşım, politikayı bir 'mübadele' (exchange) süreci olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel disiplinini belirleme
Ekonomi ve Siyasetin kesişimi
Kamu tercihi, ekonomik insan (homo economicus) varsayımını siyasal alana uyarlar.
2
Aktörlerin motivasyonunu analiz etme
Rasyonel fayda maksimizasyonu
James Buchanan ve Gordon Tullock gibi kuramcılar, bireylerin siyasal süreçte de kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savunur.

Anahtar Kavram

Metodolojik Bireyselcilik ve Rasyonel Tercih

İpuçları

1
Bu model, 'Siyasetin ekonomi bilimiyle analizi' olarak da bilinir.
2
Bireylerin markette alışveriş yaparken kullandığı rasyonel mantığın aynısını oy kullanırken veya yasa yaparken de kullandığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Niskanen'in bürokrasi modelini inceleyerek bürokratların bütçe maksimizasyonu davranışını bu model bağlamında analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock gibi isimlerle ön plana çıkan Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre; seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar gibi siyasal aktörlerin davranışlarını açıklayan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal aktörlerin kendi bireysel faydalarını en üst düzeye çıkarmaya çalışan rasyonel varlıklar olduğu

Cevap

Siyasal aktörlerin kendi bireysel faydalarını en üst düzeye çıkarmaya çalışan rasyonel varlıklar olduğu varsayımıdır.
Kamu Tercihi Modeli'nin (Public Choice) en temel varsayımı, siyasal alandaki tüm aktörlerin (seçmen, siyasetçi, bürokrat) tıpkı ekonomik hayattaki tüketiciler gibi rasyonel oldukları ve kendi bireysel faydalarını/çıkarlarını maksimize etmeye çalıştıklarıdır. Buna 'yöntemsel bireycilik' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel mantığını belirle
Kamu Tercihi Modeli, ekonomi biliminin araç ve yöntemlerini siyaset bilimine uygular.
Siyasal aktörlerin davranışlarını anlamak için ekonomik insan (homo economicus) varsayımı kullanılır.
2
Aktörlerin motivasyonunu analiz et
Seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar rasyoneldir ve fayda maksimizasyonu peşindedir.
Model, insanların siyasal arenaya girdiklerinde karakter değiştirmediklerini, çıkarlarını gözetmeye devam ettiklerini savunur.

Anahtar Kavram

Yöntemsel Bireycilik ve Rasyonel Fayda Maksimizasyonu

Daha Fazla Pratik

Bürokrasinin bütçe maksimizasyonu davranışını açıklayan William Niskanen'in çalışmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock tarafından öncülüğü yapılan; siyasal aktörlerin (seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar) davranışlarını ekonomi biliminin "homo economicus" varsayımı çerçevesinde, kendi rasyonel çıkarlarını maksimize etme çabası olarak gören yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu Tercihi Modeli

Cevap

Kamu Tercihi Modeli
Kamu Tercihi Modeli, siyasal karar alma sürecini bir 'siyasal piyasa' olarak görür. Bu yaklaşıma göre seçmenler oy maksimizasyonu, siyasetçiler iktidar maksimizasyonu ve bürokratlar bütçe maksimizasyonu gibi rasyonel ve bireysel çıkarlar peşindedir. Buchanan ve Tullock bu modelin en önemli temsilcileridir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncü isimleri analiz etme
James Buchanan ve Gordon Tullock isimleri Kamu Tercihi (Public Choice) okulunun kurucularıdır.
Soruda verilen isimler spesifik bir teorik çerçeveye işaret etmektedir.
2
Temel varsayımı belirleme
Siyasal aktörlerin rasyonel çıkar maksimizasyonu peşinde koştuğu (homo economicus) varsayımı incelenir.
Ekonomi biliminin yöntemlerinin siyasal alana uygulanması bu modelin ayırıcı özelliğidir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Piyasa mantığını siyasete taşıyan modelin Kamu Tercihi Modeli olduğu sonucuna varılır.
Tanım, modelin temel kabulleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Kamu Tercihi Modeli'nin rasyonel aktör ve piyasa varsayımı
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru

Siyasal süreci bireyler arası bir "mübadele" (değiş-tokuş) ilişkisi olarak gören Kamu Tercihi Modeli'ne göre; seçmenler, siyasetçiler ve bürokratların karar alma süreçlerindeki temel motivasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi kişisel faydalarını rasyonel bir şekilde en üst düzeye çıkarmak

Cevap

Siyasal aktörlerin temel motivasyonu, kendi kişisel faydalarını rasyonel bir şekilde en üst düzeye çıkarmaktır.
Kamu Tercihi Modeli'nin en temel varsayımı, siyasal aktörlerin (seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar) kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışan rasyonel bireyler olduğudur. Bu yaklaşıma göre siyaset, aktörlerin kendi çıkarları doğrultusunda oylarını, politikalarını veya bütçelerini takas ettikleri bir pazar yeridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Modeli'nin temel analiz birimini belirleyin.
Model, analiz birimi olarak "rasyonel bireyi" (metodolojik bireyselcilik) kabul eder.
Siyasal kararların kolektif bir ruhla değil, bireylerin tercihleriyle şekillendiğini savunur.
2
Bireyin siyasal alandaki davranış varsayımını analiz edin.
Bireylerin siyasal alanda da (oy verirken, bütçe hazırlarken) "homo economicus" gibi davrandığı saptanır.
Siyasetin de bir pazar olduğu ve aktörlerin bu pazarda kendi çıkarlarını (oy, güç, bütçe) maksimize etmeye çalıştığı varsayılır.

Anahtar Kavram

Metodolojik Bireyselcilik ve Rasyonel Fayda Maksimizasyonu
Soru 7Soru

Kamu Tercihi Modeli, ekonomi biliminin temel rasyonellik varsayımlarını siyasal karar alma süreçlerine ve aktörlerine uyarlar. Bu yaklaşımın bürokrasi üzerindeki en etkili teorilerinden biri olan William Niskanen'in analizine göre, rasyonel bir bürokratın bütçe pazarlıkları ve yönetsel süreçlerdeki temel motivasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güç, prestij ve yönetim kolaylığı sağlamak adına kendi birimine tahsis edilen toplam bütçeyi maksimize etmek

Cevap

Rasyonel bir bürokratın temel motivasyonu, kendi birimine tahsis edilen toplam bütçeyi maksimize etmektir.
William Niskanen tarafından Kamu Tercihi Modeli çerçevesinde geliştirilen 'Bütçe Maksimizasyonu' yaklaşımı, bürokratların kendi kişisel faydalarını (güç, statü, gelir) artırmak için yönettikleri kamu biriminin bütçesini mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaya çalıştıklarını savunur. Bu durum, bürokrasinin rasyonel çıkar odaklı bir aktör olarak tanımlanmasının bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel varsayımını hatırla.
Kamu Tercihi Modeli (Public Choice), tüm siyasal aktörlerin (seçmen, siyasetçi, bürokrat) rasyonel ve kendi çıkarlarını düşünen bireyler olduğunu varsayar.
Sorunun hangi kuramsal çerçevede çözüleceğini belirlemek için.
2
Bürokrasi özelindeki Niskanen teorisini uygula.
William Niskanen'e göre bir bürokratın maaşı, gücü, prestiji ve iş yükünün hafifliği kurumun bütçesinin büyüklüğüne bağlıdır.
Bürokratın 'fayda fonksiyonunu' neyin oluşturduğunu anlamak için.
3
Seçenekleri bu motivasyon kaynağı ile karşılaştır.
Bütçe maksimizasyonu hedefi, rasyonel bürokratın temel itici gücü olarak ortaya çıkar.
Doğru motivasyon kaynağını diğer kuramsal yaklaşımlardan ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu (Niskanen)

İpuçları

1
Kamu Tercihi Modeli, bürokratları tıpkı bir firmanın yöneticisi gibi kendi çıkarlarını gözeten aktörler olarak görür.
2
William Niskanen'in teorisi, bürokratın 'faydası' ile yönettiği bütçenin büyüklüğü arasındaki ilişkiye odaklanır.

Daha Fazla Pratik

Bürokratların siyasetçilere karşı sahip olduğu 'bilgi asimetrisi' avantajının bütçe süreçlerini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru

Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, siyasal karar alma sürecinde rasyonel aktörlerin kendi faydalarını maksimize etme çabaları, çoğu zaman toplumsal refahı azaltan "devlet başarısızlıklarına" yol açmaktadır. Özellikle, dar bir çıkar grubuna yüksek ve doğrudan kazançlar sağlayan (yoğunlaşmış fayda) ancak maliyeti tüm vergi mükelleflerine çok küçük paylarla yayılan (yaygınlaşmış maliyet) verimsiz kamu politikalarının yasalaşma ve sürdürülme başarısı, bu modelin hangi iki temel kavramı arasındaki asimetrik ilişkiyle en kapsamlı şekilde açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin siyasal süreci etkileme gücünden fazla olması nedeniyle oluşan "rasyonel bilgisizlik" ile organize çıkar gruplarının "rant kollama" (rent-seeking) faaliyetleri.

Cevap

Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin beklenen faydadan yüksek olması nedeniyle sergiledikleri rasyonel bilgisizlik durumu ile organize çıkar gruplarının kendi lehlerine ayrıcalık elde etmek için yürüttükleri rant kollama faaliyetleri arasındaki ilişki, verimsiz politikaların neden sürdürüldüğünü açıklar.
Seçmenlerin rasyonel bilgisizliği (rational ignorance), maliyeti genele yayılan politikaların fark edilmesini engellerken; organize çıkar gruplarının rant kollama (rent-seeking) faaliyetleri, politikacıları bu grupların lehine karar almaya iter. Bu asimetri, Kamu Tercihi Modeli'nin devlet başarısızlığını açıklamadaki en temel argümanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin motivasyonunu tanımla
Seçmenler, politikacılar ve çıkar grupları kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışır.
Kamu Tercihi Modeli'nin temel varsayımı olan metodolojik bireyselciliktir.
2
Seçmen davranışını analiz et
Tek bir oyun sonucunu değiştirme ihtimali düşük olan seçmen için politika detaylarını öğrenmek rasyonel değildir (Rasyonel Bilgisizlik).
Bilgi edinme maliyetinin, oyun yaratacağı beklenen faydadan yüksek olmasıdır.
3
Çıkar grubu davranışını analiz et
Dar bir grubun elde edeceği fayda çok yüksek olduğu için bu grup örgütlenerek politikacıları etkilemek için yoğun çaba harcar (Rant Kollama).
Yoğunlaşmış faydalar, kolektif eylem için güçlü bir teşvik yaratır.
4
Çıktıyı değerlendir
Politikacı, örgütlü grubun desteğini almak için maliyeti tüm topluma yayılan (hissedilmeyen) ancak faydası gruba odaklanan verimsiz politikayı onaylar.
Devlet başarısızlığına yol açan asimetrik denge oluşur.

Anahtar Kavram

Rasyonel Bilgisizlik ve Rant Kollama Dengesi

Daha Fazla Pratik

Bürokrasi özelinde bütçe maksimizasyonu (Niskanen) ve politikacıların oy maksimizasyonu (Downs) çalışmalarını incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, yasama organı üyelerinin kendi seçim bölgelerine yönelik yerel projeleri hayata geçirebilmek amacıyla, diğer üyelerin benzer nitelikteki önergelerini karşılıklı olarak desteklemeleri ve bu yolla bir tür 'oy takası' gerçekleştirmeleri süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oy ticareti (Logrolling)

Cevap

Kamu Tercihi Modeli'nde siyasetçilerin önergeler arasında karşılıklı destek vererek oy takası yapması 'Oy ticareti' (logrolling) olarak adlandırılır.
Oy ticareti (logrolling), yasama organında temsilcilerin kendi öncelikli projeleri için diğer temsilcilerin projelerini destekleme sözü vererek yaptıkları karşılıklı oy değişimini ifade eder. Bu durum Kamu Tercihi Modeli'nin 'siyasetin bir mübadele süreci olduğu' varsayımıyla örtüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin motivasyonunu analiz et
Siyasetçiler, kendi bölgelerindeki seçmenlerin desteğini korumak ve yeniden seçilmek için yerel projeleri hayata geçirmek isterler.
Kamu Tercihi Modeli aktörlerin rasyonel ve kendi çıkarlarını düşünen bireyler olduğunu varsayar.
2
Karar alma mekanizmasını değerlendir
Bir temsilcinin tek başına geçiremediği bir proje, diğer temsilcilerle yapılan 'ben senin projerine evet diyeyim, sen de benimkine evet de' pazarlığı ile mümkün hale gelir.
Yasama sürecinde çoğunluk desteği sağlamak için karşılıklı mübadele gereklidir.
3
Kavramsal eşleştirmeyi yap
Bu karşılıklı oy değiş-tokuşu 'Oy ticareti' (logrolling) kavramına karşılık gelir.
Logrolling, siyasal pazarlığın ve mübadelenin temel bir formudur.

Anahtar Kavram

Oy Ticareti (Logrolling)

Daha Fazla Pratik

Kamu Tercihi Modeli'nde devlet başarısızlığının (government failure) diğer nedenleri olan 'seçmen ilgisizliği' ve 'bürokratik etkinsizlik' kavramlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

Kamu Tercihi Modeli, geleneksel kamu yönetimi teorilerinin aksine, devletin "hayırsever bir dev" (benevolent despot) veya kamu yararının tarafsız bir koruyucusu olduğu varsayımını reddederek; siyaset arenasındaki aktörlerin de ekonomik piyasalardaki bireylerle aynı rasyonel güdülere sahip olduğunu ileri sürer. "Motivasyonel simetri" olarak adlandırılan bu varsayımın, kamu politikası analizi perspektifinden doğurduğu en temel analitik çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal karar alma süreçlerinin, piyasa başarısızlıklarını gidermek için tasarlanan müdahalelerin bizzat kendisinin "hükümet başarısızlıklarına" (government failure) yol açabileceği yapısal bir risk barındırması

Cevap

Siyasal karar alma süreçlerinin, piyasa başarısızlıklarını gidermek için tasarlanan müdahalelerin bizzat kendisinin "hükümet başarısızlıklarına" yol açabileceği yapısal bir risk barındırmasıdır.
Kamu Tercihi Modeli'nin en temel katkısı, ekonomi biliminin varsayımlarını siyasete uyarlayarak 'motivasyonel simetri' kurmasıdır. Bu varsayım, devlet müdahalesinin her zaman piyasa aksaklıklarını düzeltecek sihirli bir değnek olmadığını; aksine siyasal aktörlerin kendi çıkarları (rant kollama, oy ticareti, bütçe maksimizasyonu) nedeniyle 'hükümet başarısızlıklarına' yol açabileceğini gösterir. Bu durum, analitik olarak piyasa başarısızlığına karşılık hükümet başarısızlığı riskinin her zaman var olduğu çıkarımını doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Motivasyonel Simetri kavramını analiz etme
Ekonomik piyasadaki 'homo economicus' (kendi çıkarını düşünen insan) tipolojisinin siyaset arenasındaki seçmen, siyasetçi ve bürokratlar için de geçerli olduğunun kabulü.
Modelin temel varsayımını anlamak çıkarım yapmak için zorunludur.
2
Metodolojik Bireyselcilik ilkesini uygulama
Politik kararların devlet gibi soyut tüzel kişilikler tarafından değil, kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan bireyler tarafından alındığı sonucuna ulaşma.
Devletin tarafsızlığı mitini çürütmek için gereklidir.
3
Piyasa ve Hükümet Başarısızlıklarını karşılaştırma
Eğer devlet aktörleri de rasyonel ve çıkarcıysa, piyasadaki bir sorunu (tekel, dışsallık vb.) çözmek için yapılan müdahalenin, aktörlerin (örneğin bürokratların bütçe büyütme isteği) etkisiyle daha verimsiz bir sonuç yaratabileceğini saptama.
Modelin sunduğu en kritik normatif ve analitik sonuç budur.

Anahtar Kavram

Motivasyonel Simetri ve Hükümet Başarısızlığı
Soru 11Soru

Kamu Tercihi Modeli (Public Choice), siyasal süreci bir tür "mübadele" (değiş-tokuş) ilişkisi olarak görür. Bu yaklaşıma göre; seçmenlerin, siyasetçilerin ve bürokratların karar alma süreçlerindeki temel motivasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi bireysel çıkarlarını ve faydalarını en üst düzeye çıkarma çabası

Cevap

Siyasal aktörlerin kendi bireysel çıkarlarını ve faydalarını en üst düzeye çıkarma çabası
Kamu Tercihi Modeli'nin en temel varsayımı, siyasal aktörlerin (seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar) piyasa ekonomisindeki bireyler gibi rasyonel davrandıkları ve kendi kişisel faydalarını (güç, gelir, prestij, seçilme vb.) maksimize etmeye çalıştıklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel varsayımını hatırla
Kamu Tercihi Modeli, ekonomi biliminin 'rasyonel insan' (homo economicus) varsayımını siyasal alana uyarlar.
Siyasal süreçteki aktörlerin davranışlarını anlamak için modelin insan doğasına bakışını bilmek gerekir.
2
Aktörlerin motivasyonunu belirle
Seçmenlerin oyunu maksimize etmesi, siyasetçilerin seçilme şansını, bürokratların ise bütçeyi artırma isteği kişisel fayda odaklıdır.
Bu modelde siyaset, bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda yaptıkları bir mübadele alanıdır.

Anahtar Kavram

Metodolojik Bireyselcilik ve Fayda Maksimizasyonu

İpuçları

1
Bu model siyaseti bir 'piyasa' olarak görür; piyasada insanlar neye göre hareket eder?
2
'Homo economicus' (ekonomik insan) kavramının siyasal alandaki yansımasını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kamu Tercihi Modeli'ne göre bürokratların neden bütçeyi sürekli büyütme eğiliminde olduklarını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

Siyasal karar alma mekanizmalarını ekonomik araçlarla analiz eden Kamu Tercihi yaklaşımına göre; iktidarda bulunan siyasetçilerin, seçmenin oy verme davranışını etkilemek amacıyla seçim takvimine paralel olarak kamu kaynaklarını verimsiz şekilde kullanması ve bu durumun makroekonomik dalgalanmalara sebebiyet vermesi süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal İş Döngüsü

Cevap

İktidardaki siyasetçilerin seçim başarısı elde etmek amacıyla ekonomi politikalarını manipüle etmesi süreci 'Siyasal İş Döngüsü' (Political Business Cycle) kavramıyla açıklanır.
Doğru cevap olan ifade, kamu tercihi teorisinde siyasetçilerin rasyonel ve kendi çıkarını (oy) maksimize eden aktörler olduğu varsayımının bir sonucudur. Siyasetçilerin seçim zamanlamasına bağlı olarak ekonomiyi yapay bir genişleme sürecine sokmaları ve bunun sonucunda ortaya çıkan döngüsel hareketler literatürde bu kavramla karşılanır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör analizi yapılması
Siyasetçilerin, James Buchanan'ın belirttiği üzere, kamu yararından ziyade rasyonel bir birey olarak 'yeniden seçilme' (kendi çıkarı) motivasyonuyla hareket ettiği varsayılır.
Kamu Tercihi Modeli, metodolojik bireyselcilik ilkesine dayanır.
2
Zamanlama ve araç ilişkisinin kurulması
Seçim tarihine yaklaşıldığında genişletici maliye politikaları (harcama artışı, vergi indirimi vb.) izlenerek seçmen memnuniyeti hedeflenir.
Kısa vadeli siyasi kazancın, uzun vadeli ekonomik istikrarın önüne geçmesi 'siyasal miyopluk' olarak nitelendirilir.
3
Sonucun tanımlanması
Seçim sonrası dönemde artan harcamaların yarattığı enflasyonist baskı veya bütçe açıkları nedeniyle ekonomide daralma yaşanır; bu periyodik duruma 'Siyasal İş Döngüsü' denir.
Siyasal takvim ile ekonomik çevrimler arasındaki korelasyonu açıklar.

Anahtar Kavram

Siyasal İş Döngüsü

Daha Fazla Pratik

Kamu tercihi modelinde bürokrasinin rolünü anlamak için Niskanen'in 'Bütçe Maksimizasyonu' modelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 13Soru

James Buchanan, geleneksel kamu yönetimi ve iktisat kuramlarının devleti "hayırsever bir despot" (benevolent despot) veya toplumun genel refahını maksimize eden tarafsız bir araç olarak görmesini eleştirir. Bunun yerine siyasetin "mübadele olarak siyaset" (politics as exchange) perspektifiyle, yani bireylerin kendi faydalarını artırmak için yaptıkları bir tür alışveriş süreci olarak analiz edilmesi gerektiğini savunur.

Kamu Tercihi Modeli'nin temelini oluşturan metodolojik bireyselcilik ve güdüsel simetri varsayımları dikkate alındığında; siyasal karar alma sürecindeki "devlet başarısızlığı" (government failure) riskini minimize etmek için bu model tarafından önerilen temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal aktörlerin kendi çıkarlarını maksimize etme çabalarının toplumsal maliyet yaratmasını engellemek amacıyla, siyasal otoritenin yetki alanını ve karar alma prosedürlerini sınırlayan anayasal kuralların önceden belirlenmesi

Cevap

Siyasal aktörlerin davranışlarını anayasal kurallarla sınırlandırarak kurumsal tasarımı ön plana çıkaran yaklaşım doğru cevaptır.
Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, siyasal alandaki aktörler de ekonomik alandaki gibi rasyonel ve kendi çıkarını maksimize eden bireylerdir (güdüsel simetri). Bu rasyonelliğin 'devlet başarısızlığına' yol açmaması için James Buchanan ve Anayasal İktisat ekolü, çözümün siyasal otoritenin yetkilerini sınırlayan ve karar alma süreçlerini katı kurallara bağlayan anayasal bir çerçeve oluşturmak olduğunu savunur. Bu, 'mübadele olarak siyaset' anlayışının bir sonucudur; bireyler ancak kurallar çerçevesinde karşılıklı fayda sağlayan bir sözleşmeye (anayasa) rıza gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Metodolojik Bireyselcilik ve Güdüsel Simetri kavramlarını analiz etme
Siyasetçilerin ve bürokratların da piyasadaki bireyler gibi kendi çıkarlarını maksimize eden 'homo economicus' olduğu sonucuna varılır.
Siyasal süreçte aktörlerin 'kamu yararı' için değil, oy veya bütçe maksimizasyonu gibi kişisel hedeflerle hareket ettiğini anlamak için gereklidir.
2
"Mübadele olarak siyaset" (Catallaxy) perspektifini değerlendirme
Siyasetin, bireylerin karşılıklı fayda sağlamak için anayasal çerçevede yaptıkları bir değişim süreci olduğu görülür.
Karar alma sürecinin nesnel bir doğruyu bulma değil, tercihler arası bir uzlaşı/mübadele olduğunu kavramak için gereklidir.
3
Devlet başarısızlığı riskine karşı çözüm yollarını karşılaştırma
Bireysel rasyonelliğin kamusal zarara (rant kollama vb.) yol açmasını önlemek için kişilere güvenmek yerine 'oyunun kurallarını' (anayasal kısıtlar) değiştirmek gerektiği belirlenir.
James Buchanan'ın 'Anayasal İktisat' kuramının temel çözüm önerisini saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Anayasal İktisat ve Siyasal Kısıtlar
Soru 14Soru

Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, seçmenlerin siyasal adaylar veya politikalar hakkında detaylı bilgi edinmek için katlanacakları zaman ve emek maliyetinin, kendi oylarının seçim sonucunu değiştirme ihtimalinin düşüklüğü karşısında çok yüksek kalması nedeniyle "bilinçli olarak bilgisiz kalmayı" tercih etmelerini tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonel bilgisizlik

Cevap

Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin, oyunun yaratacağı marjinal faydadan yüksek olması nedeniyle bilgisiz kalmayı tercih etmesi "Rasyonel bilgisizlik" olarak tanımlanır.
Rasyonel bilgisizlik kavramı, seçmenlerin siyasal sürece dair detaylı bilgi sahibi olmamasının bir 'tembellik' değil, rasyonel bir tercih olduğunu savunur. Birey, bir oy ile sonucu değiştirme ihtimali çok düşük olduğu için, bilgi toplamak yerine zamanını daha yüksek getiri sağlayan alanlara (örneğin işi veya özel hayatı) ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçmenin karar verme sürecindeki maliyetleri analiz etmek.
Bilgi edinmek için gereken zaman, enerji ve kaynakların birer maliyet olduğu belirlenir.
Kamu Tercihi Modeli, bireylerin siyasal alanda da ekonomik rasyonalite ile hareket ettiğini varsayar.
2
Bilgi edinmenin beklenen faydasını (getirisini) hesaplamak.
Tek bir seçmenin oyunun seçim sonucunu değiştirme ihtimali matematiksel olarak sıfıra yakın olduğu için bilginin getirisi çok düşüktür.
Rasyonel bir aktör, maliyeti getirisinden yüksek olan bir faaliyetten (bilgi edinme) kaçınır.
3
Elde edilen maliyet-fayda dengesini Kamu Tercihi kavramlarıyla eşleştirmek.
Maliyet > Fayda olduğu için seçmenin bilinçli olarak bilgisiz kalması durumu "Rasyonel bilgisizlik" kavramına ulaşır.
Bu kavram Anthony Downs tarafından siyasal katılımın ekonomik analizinde temel bir taş olarak ortaya atılmıştır.

Anahtar Kavram

Rasyonel Bilgisizlik (Rational Ignorance)

Daha Fazla Pratik

Bürokrasi kuramında William Niskanen'in 'Bütçe Maksimizasyonu' modelini inceleyerek rasyonel aktör varsayımının bürokratlara uygulanışını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 15Soru

İktisadi analiz araçlarının siyasal karar alma süreçlerine uygulanmasını öngören Kamu Tercihi Modeli'ne göre, siyasal piyasada seçmenlerin "rasyonel ilgisizlik" (rational ignorance) içinde olması ve çıkar gruplarının "rant kollama" (rent-seeking) faaliyetleri, kamu politikası çıktılarını şekillendiren temel unsurlardır.

Buna göre; dar bir çıkar grubuna yüksek fayda sağlayan ancak maliyeti toplumun geneline yayılan verimsiz bir politikanın yürürlüğe girmesi ve sürdürülmesi, bu model çerçevesinde aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faydanın yoğunlaşmış olması çıkar grubunun örgütlenmesini teşvik ederken, maliyetin geniş kitlelere dağılmış olmasının bireysel seçmenin bilgi edinme ve tepki verme maliyetini beklenen faydanın üzerine çıkarması

Cevap

Faydanın dar bir grupta toplanması (yoğunlaşmış fayda) bu grubun lobicilik faaliyetleri için güçlü teşviklere sahip olmasını sağlarken, maliyetin tüm topluma yayılması (dağınık maliyet) her bir seçmenin bu politikaya karşı çıkmak için harcayacağı zaman ve emeğin, elde edeceği küçük kazançtan daha yüksek olması nedeniyle seçmenin pasif kalması (rasyonel ilgisizlik) durumudur.
Kamu Tercihi Modeli'ne göre, siyasal süreçteki aktörler kendi faydalarını maksimize ederler. Belirli bir çıkar grubuna büyük kazanç sağlayan bir düzenleme, o grubun örgütlenmesini ve lobicilik (rant kollama) yapmasını rasyonel kılar. Öte yandan, bu düzenlemenin maliyeti tüm topluma yayıldığında, her bir vatandaşa düşen pay çok küçük kalır. Vatandaşın bu haksızlığı fark etmesi ve engellemesi için harcayacağı zaman ve kaynak (bilgi edinme maliyeti), elde edeceği küçük tasarruftan daha büyük olduğu için vatandaş tepkisiz kalır (rasyonel ilgisizlik). Bu dengesizlik, verimsiz politikaların sürdürülmesinin temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasal aktörlerin motivasyonlarını analiz etmek
Seçmenler, siyasetçiler ve çıkar grupları iktisadi insan (homo economicus) gibi kendi çıkarlarını gözetirler.
Kamu Tercihi Modeli'nin metodolojik bireyselcilik varsayımı bunu gerektirir.
2
Seçmenin bilgi edinme maliyetini değerlendirmek
Rasyonel seçmen, bir oy veya bir protesto ile elde edeceği faydanın, o konuyu öğrenmek için harcayacağı maliyetten düşük olduğunu görünce 'bilgisiz' kalmayı tercih eder.
Buna rasyonel ilgisizlik denir ve dağınık maliyetli politikalarda belirgindir.
3
Çıkar gruplarının örgütlenme kapasitesini incelemek
Yoğunlaşmış fayda elde edecek olan gruplar, bu rantı elde etmek için siyasetçiler üzerinde baskı kurmaya (rant kollama) rasyonel olarak daha isteklidirler.
Grup küçük ve kazanç büyük olduğunda 'bedavacılık' sorunu daha kolay aşılır.
4
Politika çıktısını sentezlemek
Siyasetçiler, örgütlü çıkar gruplarına taviz vererek oylarını/desteklerini alırken, dağınık maliyete maruz kalan ve rasyonel ilgisizlik içindeki geniş kitlelerin tepkisinden çekinmezler.
Bu durum kamu kesimi başarısızlığına ve verimsiz politikaların kalıcılaşmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Yoğunlaşmış Fayda - Dağınık Maliyet Paradoksu ve Rasyonel İlgisizlik
Soru 16Soru

Kamu Tercihi Modeli (Public Choice), ekonomi biliminin analiz araçlarını ve varsayımlarını siyasal karar alma süreçlerine uygulayan bir yaklaşımdır. Bu model çerçevesinde William Niskanen tarafından geliştirilen bürokrasi kuramına göre, bürokratlar ile siyasetçiler (veya bütçeyi onaylayan sponsor kurumlar) arasındaki ilişkiyi ve kamu harcamalarındaki artışı açıklayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratların hizmet maliyetleri konusundaki bilgi asimetrisi avantajını kullanarak bütçelerini maksimize etmeye çalışmaları

Cevap

Bürokratların hizmet maliyetleri konusundaki bilgi asimetrisi avantajını kullanarak bütçelerini maksimize etmeye çalışmaları
Doğru yanıt olan seçenek, Kamu Tercihi Modeli'nin önemli bir temsilcisi olan William Niskanen'in bürokrasi analizini yansıtır. Bu yaklaşıma göre bürokratlar, birimlerinin ürettiği kamu hizmetinin maliyet yapısına dair 'bilgi asimetrisi' (bilgi üstünlüğü) avantajına sahiptirler. Siyasetçiler (sponsorlar) bu maliyetleri tam olarak bilemedikleri için bürokratlar, rasyonel birer aktör olarak kendi statü ve imkanlarını artıran daha büyük bütçeleri talep etme ve onaylatma şansı bulurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Modeli'nin temel varsayımlarını hatırla.
Siyasal aktörlerin (bürokratlar dahil) rasyonel ve kendi çıkarlarını düşünen (self-interested) bireyler olduğu kabul edilir.
Model, insan doğasının piyasada ve siyasette aynı (güdüsel simetri) olduğunu savunur.
2
William Niskanen'in bürokrasiye dair öngörüsünü analiz et.
Bürokratlar, kâr amacı gütmedikleri için kâr yerine bütçe büyüklüğünü maksimize etmeye odaklanırlar.
Bütçe büyüklüğü; maaş, prestij, güç ve personel sayısı gibi kişisel faydalarla doğrudan ilişkilidir.
3
Bürokrat ve siyasetçi arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Bürokratlar hizmetin gerçek maliyeti konusunda siyasetçilerden daha fazla bilgiye sahiptir (bilgi asimetrisi).
Bu bilgi üstünlüğü, bürokratların siyasetçilerden daha fazla bütçe talep etmesine ve hükümetin gereğinden fazla büyümesine (government failure) neden olur.

Anahtar Kavram

Bürokratik Bütçe Maksimizasyonu ve Bilgi Asimetrisi
Soru 17Soru

Kamu Tercihi Modeli’nde (Public Choice), siyasal piyasanın aktörleri olan seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar rasyonel fayda maksimizasyonu güdüsüyle hareket eden bireyler olarak ele alınır. Bu yaklaşıma göre, kamu kesiminin piyasa başarısızlıklarını giderme iddiasıyla yaptığı müdahalelerin çoğu zaman kendi içinde verimsizliklere yol açtığı (kamu başarısızlığı) savunulur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kamu Tercihi Modeli çerçevesinde 'kamu başarısızlığı' nedenlerinden biri olan 'bürokratik genişleme' (William Niskanen) hakkındaki temel varsayımlardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratlar, kendi kişisel güç ve prestijlerini artırmak amacıyla bütçeyi maksimize etmeye çalışırken; yasama organı ile aralarındaki enformasyon asimetrisini bir avantaj olarak kullanırlar.

Cevap

Bürokratların, kişisel çıkarları (güç, prestij, maaş) için bütçeyi maksimize etmeye çalışmaları ve yasama organına karşı sahip oldukları bilgi üstünlüğünü (enformasyon asimetrisi) bu amaçla kullanmalarıdır.
Doğru yanıt, William Niskanen'in bürokrasi kuramının temelini oluşturur. Bu görüşe göre bürokratlar, bütçe büyüklüğü ile doğru orantılı olan kişisel çıkarlarını maksimize etmek için uğraşırlar. Yasama organı (bütçeyi veren asil) ile bürokrasi (hizmeti sunan vekil) arasındaki ilişki bir 'asil-vekil' problemidir ve bürokratın maliyet konusundaki bilgi üstünlüğü, yasama organının denetimini zorlaştırarak verimsiz bir genişlemeye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Varsayımlarını Belirleme
Bürokratlar rasyonel fayda maksimizasyonu yapan bireylerdir.
Kamu tercihi yaklaşımı 'metodolojik bireyselcilik' ilkesini benimser; yani devlet adına karar verenlerin de kendi çıkarları vardır.
2
Bürokratik Motivasyonu Analiz Etme
Bürokratların ana hedefi bütçe maksimizasyonudur.
William Niskanen'e göre, bir bürokratın statüsü, maaşı ve etkisi yönettiği bütçenin büyüklüğüne bağlıdır.
3
Kurumsal İlişkiyi Değerlendirme
Bürokratlar ve yasama organı arasında bilgi boşluğu vardır.
Bürokratlar sundukları kamu hizmetinin gerçek marjinal maliyetini bilirken, siyasetçiler bu teknik bilgiye sahip değildir (Enformasyon Asimetrisi).
4
Sonucu Belirleme
Kamu başarısızlığı (Aşırı üretim/verimsizlik) ortaya çıkar.
Bilgi üstünlüğü sayesinde bürokratlar, marjinal faydanın marjinal maliyete eşit olduğu (MF=MMMF=MM) optimal noktanın ötesinde bir bütçe kopararak verimsizliğe yol açarlar.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu ve Enformasyon Asimetrisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 18Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock gibi düşünürler tarafından geliştirilen Kamu Tercihi Modeli (Public Choice), ekonomi biliminin analiz araçlarını siyasal karar alma süreçlerine uygular. Bu model, devleti "hayırsever bir despot" (benevolent despot) veya toplumun genel refahını maksimize eden tarafsız bir yapı olarak gören geleneksel yaklaşımları eleştirerek siyasal süreci farklı bir temel üzerine inşa eder.

Buna göre, Kamu Tercihi Modeli'nin siyasal aktörlerin (seçmenler, siyasetçiler, bürokratlar) davranışlarına ilişkin temel varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal aktörler de piyasadaki ekonomik birimler gibi kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışan rasyonel bireylerdir.

Cevap

Siyasal aktörlerin de piyasadaki aktörler gibi kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışan rasyonel bireyler olduğu varsayımı
Kamu Tercihi Modeli, James Buchanan tarafından 'siyasetin romantizmden arındırılması' olarak tanımlanır. Bu modelin en temel direği olan motivasyonel simetri varsayımı, bir bireyin manavdan alışveriş yaparken gösterdiği rasyonel çıkar gözetme davranışını, oy kullanırken veya bir bürokratik karara imza atarken de sergilediğini savunur. Bu nedenle siyasal aktörler, kamu yararı gibi soyut kavramlardan ziyade kendi rasyonel faydalarını maksimize etmeye odaklanırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Modeli'nin temel analiz birimini belirle.
Model, 'metodolojik bireycilik' ilkesini benimseyerek analizin merkezine bireyi koyar.
Toplu eylemlerin ancak bireysel tercihler üzerinden açıklanabileceğini savunur.
2
Siyasal alandaki aktörlerin motivasyon kaynağını analiz et.
Aktörlerin (seçmen, siyasetçi, bürokrat) piyasa aktörleriyle aynı güdülere (fayda maksimizasyonu) sahip olduğu görülür.
Bu durum 'motivasyonel simetri' kavramıyla açıklanır ve devletin kutsallaştırılmasını reddeder.
3
Seçenekleri bu temel varsayımla karşılaştır.
Kişisel fayda maksimizasyonu ve rasyonellik vurgusu yapan seçeneğe ulaşılır.
Diğer seçenekler ya farklı modellere aittir ya da modelin bizzat eleştirdiği varsayımları içerir.

Anahtar Kavram

Motivasyonel Simetri ve Metodolojik Bireycilik
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru

Kamu politikasında karar alma süreçlerini ekonomik araçlarla inceleyen William Niskanen'in bürokrasi modeli çerçevesinde; bürokratların davranışları ve bu davranışların kamu çıktısı üzerindeki etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratlar ile finansmanı sağlayan yasama organı arasındaki bilgi asimetrisi, büronun 'bütçe-çıktı' paketini sunarak denge düzeyinin üzerinde bir üretim gerçekleştirmesine olanak tanır.

Cevap

Bürokratlar ile finansmanı sağlayan yasama organı arasındaki bilgi asimetrisi, büronun 'bütçe-çıktı' paketini sunarak denge düzeyinin üzerinde bir üretim gerçekleştirmesine olanak tanır.
Doğru ifade, bürokratların yasama organı karşısındaki bilgi üstünlüğünü kullanarak bütçeyi sosyal açıdan verimli olan seviyenin üzerine çıkarma gücüne vurgu yapmaktadır. Niskanen'e göre bürokratlar, sundukları hizmeti bir bütün ('bütçe-çıktı paketi') olarak sunarak siyasetçileri sıfır net fayda noktasına (TB=TCTB = TC) kadar itmekte, bu da kamu kaynaklarının aşırı ve verimsiz kullanımına neden olmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Modeli'nin bürokrasiye yönelik temel varsayımını analiz et.
Bürokratların, tıpkı piyasadaki bireyler gibi kendi çıkarlarını (maaş, prestij, makam gücü) maksimize etmeye çalışan rasyonel aktörler olduğu saptandı.
Modelin metodolojik bireyselcilik ilkesi, tüm siyasal aktörlerin rasyonel fayda maksimizasyonu güdüsüyle hareket ettiğini öngörür.
2
Niskanen'in 'Bütçe Maksimizasyonu' hipotezini ve 'Bilgi Asimetrisi' kavramını değerlendir.
Bürokratların, hizmet sundukları siyasetçilere (yasama organı) göre maliyetler konusunda daha fazla bilgiye sahip olduğu ve bu avantajı bütçeyi büyütmek için kullandığı görüldü.
Bürokratlar, hizmetin gerçek maliyetini gizleyerek 'ya hep ya hiç' (bütçe-hizmet paketi) stratejisiyle siyasetçileri daha büyük bütçelere zorlarlar.
3
Elde edilen verileri kamu politikası çıktıları (üretim miktarı) açısından yorumla.
Bürokratik üretimin, marjinal faydanın marjinal maliyete eşit olduğu (MB=MCMB = MC) sosyal etkinlik noktasının ötesine geçerek, toplam faydanın toplam maliyete eşitlendiği (TB=TCTB = TC) noktaya kadar genişlediği sonucuna varıldı.
Bütçe maksimizasyonu güdüsü, kaynakların verimsiz kullanılmasına ve kamu hizmetlerinde aşırı üretime (over-provision) yol açar.

Anahtar Kavram

Niskanen'in Bütçe Maksimizasyonu ve Bilgi Asimetrisi Modeli
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 20Soru

Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, bireylerin piyasadaki ekonomik kararlarını yöneten rasyonel fayda maksimizasyonu güdüsü, siyasal alandaki eylemlerinde de belirleyicidir. Bu yaklaşım; kamu görevlilerinin piyasadan siyaset arenasına geçtiklerinde motivasyonel bir dönüşüm geçirerek tamamen "kamu yararı" odaklı ve fedakâr aktörlere dönüştüğü yönündeki geleneksel kabulü reddeder. Kamu ve özel sektör aktörleri arasındaki bu motivasyonel özdeşliği ve güdüsel sürekliliği ifade eden temel varsayılan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranışsal (güdüsel) simetri

Cevap

Davranışsal (güdüsel) simetri, bireylerin farklı sosyal roller altında motivasyonlarının değişmediğini savunan temel varsayımdır.
Davranışsal (güdüsel) simetri, Kamu Tercihi Modeli'nin temel önermelerinden biridir ve James Buchanan gibi kuramcılar tarafından vurgulanmıştır. Bu varsayıma göre, bir birey süpermarkette alışveriş yaparken ne kadar rasyonel ve kendi çıkarı odaklıysa, oy verirken veya bir kamu politikasını yönetirken de aynı derecede rasyonel ve kendi çıkarı odaklıdır. Bu durum, piyasa davranışları ile siyasal davranışlar arasında bir 'simetri' olduğu anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramı belirle
Bireylerin piyasadan siyasete geçtiklerinde motivasyonlarının değişmemesi durumu.
Soru, Kamu Tercihi Modeli'nin piyasa ve siyaset arenası arasındaki güdüsel sürekliliği hangi kavramla açıkladığını sormaktadır.
2
Kamu Tercihi Modeli'nin temel varsayımlarını hatırla
Metodolojik bireyselcilik (analiz birimi), rasyonel fayda maksimizasyonu (bireysel amaç) ve siyasetin mübadele olarak görülmesi (süreç).
Modelin temel taşlarını bilmek, seçenekler arasındaki kavramsal farkları ayırt etmeyi sağlar.
3
Davranışsal simetri kavramını eşleştir
Piyasadaki rasyonel birey ile siyasetteki aktörün aynı kişi (homo economicus) olması.
Siyasal aktörlerin de ekonomik aktörler gibi kendi çıkarlarını maksimize ettiğini savunan 'davranışsal simetri', modelin geleneksel 'kamu yararı' anlayışına getirdiği en köklü eleştiridir.

Anahtar Kavram

Davranışsal Simetri (Güdüsel Süreklilik)
Tahmini Süre:50s
Sayfa 1 / 2Sonraki
Kamu Tercihi Modeli Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin