Soru

Zorluk: Ortaİç Göç Hareketleri ve Demografik Değişim

Türkiye'de iç göç hareketleri, 1950'li yıllardan günümüze kadar geçen süreçte yapısal bir dönüşüm yaşamıştır. Başlangıçta tarımda makineleşme ve toprak yetersizliği gibi 'itici' faktörlerin etkisiyle şekillenen bu süreç, zamanla kentlerin kendi iç dinamikleriyle beslenen farklı bir boyuta evrilmiştir.

Buna göre, Türkiye'nin güncel demografik yapısı ve yerleşme düzeni dikkate alındığında, iç göçün yönü ve niteliğiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

  1. Ülke genelinde kentleşme oranlarının çok yüksek seviyelere ulaşması nedeniyle, günümüzde göç hareketlerinin ana ekseni kentten kente (şehirler arası) doğru kaymıştır.Cevap
  2. B
    Kentleşme süreci, göç edenlerin kentli yaşam tarzını ve davranış kalıplarını kendiliğinden benimsemesini sağladığı için toplumsal bir kentlileşme sorunu yaşanmamaktadır.
  3. C
    1950 sonrası yaşanan hızlı kentleşme, sadece kentlerin nüfus ve fiziksel sınır olarak büyümesini ifade eder; toplumsal yapıda yapısal bir dönüşüm yaratmaz.
  4. D
    Günümüzde iç göçün temel motoru, kırsal alanlardaki doğal nüfus artış hızının kentlerdeki çekici imkanları geride bırakarak insanları göçe zorlamasıdır.
  5. E
    1980 sonrası uygulanan neoliberal politikalar ve küreselleşme süreci, iç göçü tamamen durdurmuş ve nüfusun kırsal bölgelerde sabitlenmesini sağlamıştır.

Cevap

Türkiye'de kentleşme oranlarının doygunluğa ulaşması sonucunda iç göç hareketlerinin artık temel olarak kentten kente (şehirler arası) gerçekleştiği yargısı doğrudur.
Türkiye'de kentleşme süreci doygunluk noktasına yaklaşmıştır. Nüfusun çok büyük bir kısmının zaten kentlerde yaşıyor olması, iç göçün yönünü kaçınılmaz olarak şehirler arası (kentten kente) bir rotaya çevirmiştir. Bu durum, Türkiye'nin 'kentleşmiş bir toplum' evresine geçtiğinin kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki kentleşme oranlarını analiz et.
Günümüzde Türkiye nüfusunun yaklaşık %93'ü il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır.
Kırsal nüfusun bu denli azalması, kırdan kente göç potansiyelinin büyük oranda tükendiğini gösterir.
2
Göçün tarihsel yönünü ve değişimini değerlendir.
1950-1980 arası 'Kırdan Kente' olan yoğun akış, 2000'li yıllardan sonra 'Kentten Kente' göç şeklinde değişmiştir.
İnsanlar artık daha iyi eğitim, sağlık ve kariyer olanakları için bir şehirden diğerine (genellikle metropollere) taşınmaktadır.
3
Kavramsal ayrımı (Kentleşme vs. Kentlileşme) kontrol et.
Fiziksel yer değişiminin (kentleşme) sosyal uyumla (kentlileşme) aynı anda gerçekleşmediği sonucuna ulaş.
Bu ayrım, yanlış seçenekleri elemenin anahtarıdır.

Anahtar Kavram

İç Göçün Dönemsel Karakteri ve Kentten Kente Göç

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de göçün yönündeki bu değişimin, büyükşehir belediye yasalarındaki düzenlemeler ve metropoliten alan yönetimi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla