Türkiye'de ve yıllarında gerçekleştirilen genel seçimler, Türk demokrasi tarihinin kurumsal dönüşümünü simgeleyen dönüm noktalarıdır. Bu iki seçim arasındaki hukuki ve usul yönünden temel farklılıklar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi seçimlerini seçimlerinden ayıran en belirgin ve demokratik güvence sağlayan özelliktir?
- Seçimlerin yargı organlarının yönetim ve denetimi altında, 'gizli oy, açık tasnif' esasına göre yapılmasıCevap
- BSeçimlerde ilk kez tek dereceli seçim sisteminin uygulanmaya başlanması
- CÇok partili siyasal hayatın ilk muhalefet partisi olan Demokrat Parti'nin bu seçimle siyaset sahnesine çıkması
- DSeçimlerin liste usulü çoğunluk sistemi yerine nispi temsil (d'Hondt) sistemine göre gerçekleştirilmesi
- ESeçim sürecinin, 'Beyaz İhtilal' olarak bilinen bir askeri müdahale sonucunda iktidar değişimini zorunlu kılması
Cevap
1950 seçimlerini 1946 seçimlerinden ayıran temel özellik, seçimlerin yargı denetiminde ve 'gizli oy, açık tasnif' esasına göre yapılmasıdır.
Doğru seçenek, 1950 seçimlerinin temel farkını ortaya koymaktadır. 16 Şubat 1950'de kabul edilen seçim kanunuyla, seçimlerin yürütülmesi ve denetlenmesi yürütmeden (idareden) alınarak bağımsız yargı organlarına bırakılmıştır. Ayrıca 1946'daki tartışmalı 'açık oy, gizli tasnif' yerine, demokratik bir ilke olan 'gizli oy, açık tasnif' (oyun gizli verilip sayımın herkesin gözü önünde yapılması) getirilmiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Seçim Sistemleri ve Yargı Denetimi
Daha Fazla Pratik
1950 Seçim Kanunu ile kurulan ve seçimlerin genel yönetim ve denetiminden sorumlu olan yüksek kurulun yapısını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s