Toplumsal dışlanma süreci, bireyin veya toplumsal grupların sadece ekonomik kaynaklardan mahrum kalmasını değil; aynı zamanda kurumsal mekanizmaların dışına itilmesini, sosyal ağlardan kopmasını ve yurttaşlık haklarına erişiminin kısıtlanmasını ifade eden bir 'ilişki kopukluğu' (disafilyasyon) durumudur. Bu perspektiften hareketle, toplumsal dışlanmayı geleneksel 'mutlak' ve 'göreli' yoksulluk tanımlarından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- Sorunu kaynakların yetersizliği (dağılım) üzerinden değil, toplumsal bağların ve bütünleşmenin zayıflaması (ilişkisel kopuş) üzerinden tanımlamasıCevap
- BBireyin asgari geçim düzeyinin altında kalmasını ve temel gıda maddelerine ulaşamamasını birincil ölçüt kabul etmesi
- CToplumun genel refah seviyesine kıyasla yaşanan mahrumiyetin niceliksel olarak ölçülmesine odaklanması
- DToplumsal tabakalaşmadaki dikey hareketliliği sadece gelir ve mesleki prestij artışı ile sınırlı görmesi
- EEşitsizliği, toplumun hayatta kalması için gerekli olan yeteneklerin ödüllendirilmesi temelinde işlevselci bir bakışla açıklaması
Cevap
Toplumsal dışlanmayı yoksulluktan ayıran temel fark, odağın maddi kaynakların dağılımından ziyade toplumsal bağların ve bütünleşme mekanizmalarının kopuşuna (ilişkisel boyut) kaymasıdır.
Toplumsal dışlanma, yoksulluktan farklı olarak 'ilişkisel' bir olgudur. Yoksulluk kaynakların yetersiz dağılımına odaklanırken, dışlanma bireyin toplumun ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel sistemleriyle olan bağlarının kopmasını (disafilyasyon) esas alır. Bu nedenle 'ilişkisel kopuş' vurgusu belirleyici farktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İlişkisel vs. Dağılımsal Eşitsizlik