1982 Anayasası’nın maddesi uyarınca, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması sürecinde uyulması gereken bir dizi kümülatif (birlikte bulunması gereken) güvence öngörülmüştür. Bu güvencelerden biri olan "hakkın özüne dokunmama" kriteri, sınırlamanın hakkın vazgeçilemez olan çekirdek kısmına müdahale etmemesini sağlar. Buna göre, yılı anayasa değişiklikleri sonrası geçerli olan sınırlama rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- ATemel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ancak kanunla yapılabilir; idari bir işlem olan yönetmelikle doğrudan sınırlama getirilemez.
- BBir temel hak, sadece Anayasa’nın ilgili maddesinde özel olarak belirtilen sebeplere dayanılarak sınırlanabilir; genel sınırlama sebepleri artık geçerli değildir.
- CSınırlama işlemi, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa "demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı" olduğu gerekçesiyle iptal edilebilir.
- DBir sınırlama ölçülülük ilkesine uygun olsa dahi, laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı bir içerik taşıyorsa anayasaya aykırı sayılır.
- Kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda, sınırlama ölçülülük ilkesine uygun olmak kaydıyla hakkın özüne dokunabilir.Cevap
Cevap
Kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda sınırlamanın hakkın özüne dokunabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü hakkın özü, sınırlamanın durması gereken mutlak noktadır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü Anayasası'nın maddesi uyarınca sınırlamalar ne kadar ölçülü olursa olsun veya ne kadar üstün bir kamu yararına dayanırsa dayansın, hakkın özüne dokunamaz. Hakkın özü, sınırlamanın durması gereken mutlak hukuki sınırı temsil eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hakkın özü kriteri, sınırlamanın durması gereken mutlak sınırı ifade eder ve kamu yararı gerekçesiyle dahi feda edilemez.
Daha Fazla Pratik
Madde 13 (Sınırlama) ile Madde 15 (Durdurma) arasındaki farkları ve özellikle çekirdek haklar kavramını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s