Soru

Zorluk: Çok zor2872 Sayılı Çevre Kanunu ve İlkeleri

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenen 'ilkeler' ile bu ilkelerin hukuksal ve mali uygulama rejimleri dikkate alındığında, 'Kirleten Öder' ilkesine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuksal açıdan hatalıdır?

  1. A
    Kirlenmenin önlenmesi, sınırlandırılması ve giderilmesi ile çevrenin iyileştirilmesi için yapılan her türlü harcamanın kirleten tarafından karşılanmasını öngören geniş kapsamlı bir mali sorumluluktur.
  2. B
    Bilimsel kesinliğin bulunmadığı ancak çevresel bir riskin öngörüldüğü durumlarda, önleyici tedbirlerin maliyetlerinin kirleten tarafından üstlenilmesi 'İhtiyat İlkesi' ile bütünleşik bir uygulama alanı bulur.
  3. Kirleten öder ilkesi, özü itibarıyla çevresel zarara yol açan süjelerin kamu otoritesine ödediği idari para cezalarının miktarını belirleyen ve sadece kusura dayanan bir cezalandırma normudur.Cevap
  4. D
    Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımı için gerekli altyapı maliyetlerine katılımı öngören 'Kullanıcı Öder' ilkesi, kirleten öder ilkesini tamamlayıcı bir işlev görür.
  5. E
    Kanun'un 2. maddesindeki 'kirleten' tanımıyla bağlantılı olarak; kirliliğin topluma veya kamuya yüklenmesini önlemek amacıyla çevresel dışsallıkların maliyete yansıtılmasını (içselleştirilmesini) hedefler.

Cevap

Kirleten öder ilkesinin sadece idari para cezalarından ibaret cezalandırıcı bir norm olduğunu savunan ifade hatalıdır.
Kirleten öder ilkesi, çevresel zararların tazmini için öngörülen idari para cezalarından ibaret değildir. Bu ilkenin temel amacı, kirlilikle ilgili her türlü (önleme, sınırlandırma, temizleme) maliyetin kirleten tarafından karşılanarak kirliliğin topluma maliyet olarak yüklenmesini önlemektir. Ayrıca çevre hukukunda bu ilkenin uygulanması için her zaman kusur şartı aranmaz; kirliliğe sebep olan faaliyetin varlığı sorumluluk için yeterli olabilir (kusursuz sorumluluk).

Adım Adım Çözüm

1
2872 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki 'Kirleten Öder' ilkesinin yasal tanımı analiz edilmelidir.
İlkenin; kirliliğin önlenmesi, durdurulması, giderilmesi ve iyileştirilmesi harcamalarını kapsadığı görülür.
Yasal kapsamın sınırlarını belirlemek için temel tanımdan başlanmalıdır.
2
İlkenin hukuksal niteliği (ceza mı yoksa maliyet içselleştirme mi) sorgulanmalıdır.
Kirleten öder ilkesi bir cezai yaptırım değil, kirlilik maliyetinin kirleten tarafından üstlenilmesini sağlayan bir 'maliyet içselleştirme' aracıdır.
Öğrencilerin en sık düştüğü 'ceza' yanılgısını ayırt etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki diğer ilkelerle (İhtiyat, Kullanıcı Öder) olan kavramsal etkileşimler değerlendirilmelidir.
İhtiyat ve Kullanıcı Öder ilkelerine ilişkin ifadelerin Kanun'un ruhuna uygun olduğu saptanır.
Bütünsel bir hukuk analizi için ilkeler arası hiyerarşi ve ilişki kontrol edilmelidir.
4
Hatalı olan önerme tespit edilmelidir.
İlkeyi sadece 'kusura dayalı idari para cezası' olarak tanımlayan ifadenin yanlış olduğu sonucuna varılır.
Çevre hukukunda sorumluluğun genellikle 'kusursuz' (objektif) olduğu ve ceza ile tazminin farklı kurumlar olduğu bilgisiyle çelişki yakalanır.

Anahtar Kavram

Kirleten Öder İlkesi ve Maliyetlerin İçselleştirilmesi

Daha Fazla Pratik

2872 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki 'Gider Katılım Payı' ve 'Kusursuz Sorumluluk' hükümlerini inceleyerek kirleten öder ilkesinin somut yaptırımlarıyla karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla