Soru

Zorluk: Çok zorİfraz ve Tevhit İşlemleri

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında yürütülen rızai (isteğe bağlı) ifraz ve tevhit işlemleri ile bu işlemlerin idari yargı denetimi ve tescil süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?

  1. A
    Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki taşınmazlar için belediye encümeni, bu sınırlar dışındaki alanlarda ise il encümeni onay yetkisine sahiptir ve bu makamlar başvuruyu en geç 30 gün içinde karara bağlamak zorundadır.
  2. B
    Encümen tarafından onaylanan ifraz veya tevhit kararlarının, onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu idaresine tescil için müracaat edilmemesi durumunda onay kararı hükümsüz sayılır.
  3. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları neticesinde mahkemelerce verilen ifraz kararları, taşınmazın bulunduğu yerdeki imar planı ve yönetmelik esaslarına aykırılık teşkil etse dahi tapu müdürlükleri tarafından doğrudan tescil edilmek zorundadır.Cevap
  4. D
    İmar planı bulunan bir alanda yapılacak ifraz işlemlerinde, uygulama imar planında yol, meydan, park gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan kısımlar kamuya terk edilmeden işlemin onaylanması ve tescili mümkün değildir.
  5. E
    Parselasyon planı (18. madde uygulaması) tescil edilmiş alanlarda kural olarak rızai ifraz ve tevhit yapılabilir; ancak bu işlemler sonucunda oluşacak yeni parsellerin imar planındaki yapı nizamı ve asgari parsel büyüklüklerine uygun kalması gerekir.

Cevap

Ortaklığın giderilmesi davaları sonucunda mahkemelerce verilen ifraz kararlarının, imar planı ve yönetmelik hükümlerine aykırı olsa dahi tescil edilmek zorunda olduğu yönündeki ifade yanlıştır.
İmar Kanunu'nun 15. maddesinin son fıkrası ve yerleşik yargı içtihatlarına göre, mahkemeler tarafından verilen ifraz ve hisse taksimi kararlarının tapuda tescil edilebilmesi için mutlaka imar planı ve mevzuatına uygun olması gerekir. İmar planında belirlenen asgari parsel büyüklüğünün altına düşen veya plandaki yapı nizamını bozan bir mahkeme kararı, 'kamu düzeni' ilkesi gereği tapu idaresince tescil edilemez. Bu durum, yargı kararının bağlayıcılığı ilkesinin imar hukukundaki istisnai ve teknik bir sınırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İfraz ve tevhit işlemlerinin idari otorite denetimini incelemek.
3194 sayılı Kanun m. 15 ve 16 uyarınca, her türlü ifraz (adli veya rızai) imar planı ve mevzuatına uygun olmalıdır.
İmar düzeni kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme kararlarıyla baypas edilemez.
2
Yargı kararları ile imar mevzuatı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek.
Mahkemece verilen ifraz kararları, ilgili belediye veya valilikten 'imar mevzuatına uygunluk' görüşü alınmadan tescil edilemez.
Danıştay ve Yargıtay içtihatları, imar planına aykırı mahkeme kararlarının tescilinin mümkün olmadığını açıkça belirtmektedir.
3
İdari süreleri ve yetkili mercileri teyit etmek.
Belediye/İl encümeni 30 günde karar verir; tapu tescil başvurusu 1 ay içinde yapılmalıdır.
Prosedürel geçerlilik için kanuni sürelere uyulması zorunludur.

Anahtar Kavram

İmar Mevzuatının Emredici Niteliği ve Adli Kararlara Etkisi

Daha Fazla Pratik

İfraz ve tevhit işlemleri sırasında yapılan terkinlerin, daha sonra yapılacak bir parselasyon (18. madde) uygulamasındaki DOP oranına mahsup edilip edilmeyeceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla