1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun kabulünden 1924 Anayasası’nın yürürlüğe girmesine kadar geçen süreçte Türkiye’de "ikili anayasallık" (düalizm) hüküm sürmüştür. Bu dönemdeki anayasal düzen ve 1921 Anayasası’nın hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A1921 Anayasası, anayasa değişikliği için kanunlardan daha zor bir usul öngörmediği için teknik anlamda "yumuşak" bir anayasa niteliği taşımaktadır.
- BTemel hak ve hürriyetlere dair ayrıntılı düzenlemeler içermemesi, metnin bir "çerçeve anayasa" olmasının ve olağanüstü savaş koşullarının bir sonucudur.
- C"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinin kabulüyle, 1876 Kanun-i Esasi’de yer alan monarşik egemenlik anlayışı hukuken reddedilmiştir.
- DYasama ve yürütme yetkilerinin tek bir organda toplandığı meclis hükümeti sistemi benimsenerek kuvvetler birliği ilkesi uygulanmıştır.
- 1921 Anayasası, 1876 Kanun-i Esasi’yi tüm maddeleriyle birlikte açıkça yürürlükten kaldırdığı için hukuk sistemindeki anayasal çatışma anında sona ermiştir.Cevap
Cevap
1921 Anayasası'nın 1876 Kanun-i Esasi'yi tüm maddeleriyle birlikte açıkça yürürlükten kaldırdığını savunan seçenek yanlıştır çünkü bu süreçte ikili bir yapı korunmuştur.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 1876 Kanun-i Esasi’yi açıkça ve tamamen yürürlükten kaldıran bir hüküm içermemektedir. Bunun yerine, 1921 metnindeki hükümlerin 1876 metni ile çatışması durumunda yeni olanın (1921) uygulanacağı kabul edilmiş, bu da 'zımnen iltiga' ve 'ikili anayasallık' durumuna yol açmıştır. 1876 Anayasası ancak 1924 Anayasası ile hukuken tamamen ortadan kalkmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İkili Anayasallık (Düalizm) ve Zımnen İltiga
Daha Fazla Pratik
1921 Anayasası'nda yapılan 1923 değişikliklerinin (Cumhuriyet'in ilanı) hükümet sistemine etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s