Siyasal toplumsallaşma sürecinde 'birincillik etkisi' (primacy effect) tezi, ailede edinilen ilk siyasal eğilimlerin kalıcılığını vurgularken; 'yeniden yapılandırma' (restructuring) tezi, yetişkinlik dönemindeki deneyimlerin ve ikincil araçların bu temel üzerine yeni kimlikler inşa edebileceğini ileri sürer. Özellikle radikal rejim değişikliklerinin veya hızlı modernleşmenin yaşandığı toplumda, devletin eğitim kurumları ve medya aracılığıyla yürüttüğü 'açık' (manifest) toplumsallaşma çabaları ile ailenin geleneksel 'örtük' (latent) aktarımı arasında derin bir uyumsuzluk meydana gelebilir. Bu tür bir 'süreksiz toplumsallaşma' (discontinuous socialization) örüntüsünün yaşandığı bir siyasal sistemde, birey-sistem ilişkisi hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
- Bireyin sistemi hukuken ve şeklen (yasallık) kabul etmesine karşın, toplumsal-ahlaki düzeyde (meşruiyet) içselleştirememesi sonucunda 'ikili bir siyasal bilinç' ve sistemik bir istikrarsızlık riski oluşur.Cevap
- BAilenin 'birincillik etkisi' her koşulda okulun 'açık' eğitiminden daha üstün geleceği için, devletin toplumsallaşma politikaları toplumsal düzeyde hiçbir kalıcı değişim yaratamaz.
- CBireylerin çelişen değerler karşısında siyasal sistemden tamamen koparak 'apati' (ilgisizlik) durumuna geçmesi sonucunda, siyasal hayata katılımın tüm kademeleri kalıcı olarak sıfırlanır.
- DDevletin kontrolündeki 'açık' toplumsallaşma araçları, müfredat ve propaganda yoluyla her zaman 'örtük' araçların (aile hiyerarşisi gibi) etkisini bastırarak siyasal istikrarı kısa sürede tesis eder.
- EBireylerin toplumsallaşma süreci sadece çocukluk evresiyle sınırlı kaldığı için, yetişkinlikteki ikincil araçların ve siyasal deneyimlerin kimlik inşası üzerinde hiçbir etkisi bulunmaz.