Türkiye'de 1950-1980 yılları arasında seçmen davranışını açıklamada büyük ölçüde Şerif Mardin'in "merkez-çevre" teorisi ve seçmenlerin kültürel/dinsel gruplara aidiyeti (sosyolojik yaklaşım) belirleyici bir çerçeve sunmuştur. Ancak 2002 genel seçimleri ve sonrasındaki süreçte, geleneksel parti sadakatlerinin ve ideolojik aidiyetlerin (parti kimliği) zayıfladığı; seçmenin bunun yerine hükümetin ekonomik performansını, kriz yönetimi becerisini ve bireysel refah üzerindeki somut çıktılarını değerlendirerek "cezalandırıcı" veya "ödüllendirici" bir tutum takındığı gözlemlenmektedir. Seçmenin bir nevi "siyasal tüketici" gibi hareket ederek maliyet-fayda analizi yapması ve partiler arası geçişkenliğin artması, Türk siyasal hayatında aşağıdaki seçmen davranışı modellerinden hangisinin etkisinin arttığını en net şekilde ortaya koymaktadır?
- Rasyonel Tercih ModeliCevap
- BSosyolojik Yaklaşım (Columbia Okulu)
- CPsikolojik Yaklaşım (Michigan Okulu)
- DEkolojik Yaklaşım
- EBaskı Grupları Modeli