Türkiye'de iç göç hareketleri incelendiğinde, göç eden nüfusun yaş ve cinsiyet gibi özellikler bakımından homojen bir dağılım sergilemediği görülmektedir. Özellikle kırsal bölgelerden büyük kentlere yönelen nüfus akışında "çalışma çağındaki" ( yaş) genç ve dinamik nüfusun ağırlıklı olması, göç veren bölgelerin demografik yapısında yapısal bir dengesizliğe yol açmaktadır.
Kırsal alanlardaki bu demografik değişim göz önüne alındığında, göç veren bölgelerde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
- Ekonomik olarak aktif olmayan (bağımlı) nüfusun toplam nüfus içindeki payının artmasıCevap
- BCinsiyet oranının erkek nüfus lehine değişerek işgücü fazlası oluşturması
- CNüfusun azalmasına bağlı olarak kırsal alanlarda kentlileşme sürecinin tamamlanması
- DKırsal nüfus piramidinin tabanının hızla genişleyerek nüfusun gençleşmesi
- ETarımsal üretimde verimliliğin artmasıyla birlikte kişi başına düşen gelirin hızla yükselmesi
Cevap
Ekonomik olarak aktif olmayan (bağımlı) nüfusun toplam nüfus içindeki payının artması
Türkiye'deki iç göç süreci 'seçici' bir karakter sergiler; yani göç edenler genellikle genç, eğitimli ve çalışma çağındaki erkek nüfustur. Bu grubun kırsal alanlardan ayrılması, geride kalan çocuk ve yaşlı nüfusun toplam içindeki oranını artırarak 'bağımlı nüfus oranı'nın yükselmesine ve kırsalın demografik olarak yaşlanmasına neden olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Göçün Seçiciliği ve Demografik Bağımlılık Oranı
Daha Fazla Pratik
İç göçün göç alan şehirlerdeki 'demografik fırsat penceresi' üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s