1982 Anayasası, idarenin malları içinde yer alan kıyılar, ormanlar ve tabii servetler için klasik kamu mallarından farklılaşan, doğrudan anayasal güvenceye bağlanmış özel bir hukuki rejim öngörmüştür.
Buna göre, kıyılar, ormanlar ve tabii servetlerin özel rejimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- ADevlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz, ancak kamu yararının bulunması şartıyla bu alanlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilebilir.
- BDeniz, göl ve akarsu kıyılarıyla sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi anayasal bir zorunluluktur.
- CYanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilmesi amir hüküm olup, bu alanların tarım veya hayvancılık faaliyetlerine açılması kesin olarak yasaklanmıştır.
- Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi hakkı, Devlet tarafından kanuni şartlar çerçevesinde gerçek ve tüzel kişilere süresiz olarak devredilebilir.Cevap
- EKıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; bu yerlerin özel mülkiyete konu olması ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesi mümkün değildir.
Cevap
Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi hakkının gerçek ve tüzel kişilere süresiz olarak devredilebileceğini belirten ifade yanlıştır.
1982 Anayasası'nın 168. maddesine göre, tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve bunların aranması ile işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını gerçek ve tüzel kişilere devredebilir ancak bu devir anayasal bir kural olarak sadece 'belli bir süre için' yapılabilir. İşletme hakkının veya imtiyazının süresiz (sınırsız) olarak devredilmesi hukuken kesinlikle mümkün değildir. Bu detay nedeniyle ilgili ifade hatalıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tabii Servetlerin ve Kaynakların İşletilmesi Rejimi ile İdarenin Malları