Sürdürülebilirlik Göstergeleri ve Araçları

19 soru

Soru 1Soru

Sürdürülebilir kalkınma stratejileri kapsamında geliştirilen araçlar; çevresel, ekonomik ve sosyal boyutların bütünleştirilmesini hedefler. Bu bağlamda, yerel aktörlerin karar alma süreçlerine katılımını esas alan, sürdürülebilirliği bir yerel yönetim ve yönetişim meselesi olarak kurgulayan ve Türkiye'de Kent Konseylerinin yasal dayanağını oluşturan yönetsel araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerel Gündem 21

Cevap

Yerel Gündem 21, sürdürülebilir kalkınmanın yerel düzeyde uygulanmasını ve demokratik katılımı sağlayan temel yönetsel araçtır.
Doğru yanıt olan seçenek, sürdürülebilirliğin yerelleşmesi ilkesi doğrultusunda toplumun farklı kesimlerinin (kadınlar, gençler, STK'lar) yönetime katılımını sağlayan ve Türkiye'de Kent Konseylerinin kurulmasına zemin hazırlayan mekanizmayı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilir kalkınmanın 'yerelleşmesi' kavramını analiz etme
Rio 1992 sonrasında yerel düzeydeki faaliyetlerin öneminin arttığı saptanmıştır.
Sürdürülebilirlik sadece küresel değil, yerel eylem planlarıyla mümkündür.
2
Katılımcı yönetişim ve yasal mevzuat arasındaki ilişkiyi kurma
Türkiye'de 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 7676. maddesi ile Kent Konseyleri kurulmuştur.
Yerel halkın yönetime katılımı bu madde ile yasal bir statü kazanmıştır.
3
Belirlenen özellikleri karşılayan aracı saptama
Yerel Gündem 21, bu katılım sürecinin ve Kent Konseylerinin temel felsefesini oluşturur.
Yerel eylem planları ve yönetişim odaklı yapısı sorudaki tanımla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Yerel Gündem 21 ve Yönetişim

Daha Fazla Pratik

Kent Konseylerinin çalışma usul ve esaslarını belirleyen yönetmeliği inceleyerek Yerel Gündem 21 etkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 2Soru

Sürdürülebilirlik göstergeleri içerisinde en yaygın kullanılan araçlardan biri olan 'Ekolojik Ayak İzi' hesaplamalarında; fosil yakıtların kullanımı sonucu atmosfere salınan CO2CO_2 emisyonlarını absorbe etmek (geri kazanmak) için ihtiyaç duyulan üretken orman alanlarını temsil eden temel bileşen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbon tutma alanı (Enerji arazisi)

Cevap

Karbon tutma alanı (Enerji arazisi), ekolojik ayak izi hesaplamalarında fosil yakıt kullanımı sonucu oluşan karbon salınımını nötrlemek için gereken ormanlık alan miktarını temsil eden temel bileşendir.
Doğru yanıt olan seçenek, sürdürülebilirliğin ölçülmesinde kullanılan ekolojik ayak izi metodolojisinin bir parçasıdır. Karbon tutma alanı (enerji arazisi), insan faaliyetleri sonucu atmosfere bırakılan karbondioksiti absorbe etmek için ihtiyaç duyulan orman alanlarını temsil eder ve genellikle bir ülkenin toplam ekolojik ayak izinin yarısından fazlasını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik Ayak İzi'nin metodolojik bileşenlerini belirlemek.
Ekolojik ayak izi; tarım, otlatma, orman, balıkçılık, yapılaşmış alan ve karbon tutma (enerji) arazisi olmak üzere 66 ana bileşenden oluşur.
Sürdürülebilirlik araçlarının hangi çevresel etkileri ölçtüğünü anlamak için bu kategorizasyonun bilinmesi gerekir.
2
Karbon salınımı ile arazi kullanımı arasındaki ilişkiyi kurmak.
Fosil yakıt tüketimi sonucu oluşan CO2CO_2 emisyonlarının biyolojik olarak geri emilmesi için ihtiyaç duyulan orman alanı, 'enerji arazisi' veya 'karbon tutma alanı' olarak tanımlanır.
Karbon ayak izinin, toplam ekolojik ayak izi içindeki baskın payını (yaklaşık %60) ve hangi arazi tipiyle ilişkilendirildiğini saptamak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi Bileşenleri ve Karbon Ayak İzi İlişkisi
Soru 3Soru

Sürdürülebilirlik göstergeleri kapsamında bir ülkenin veya yerel birimin doğa üzerindeki net talebini ve o bölgede yaşayan insanların tüketim kalıplarının küresel ekosistem üzerindeki gerçek etkisini en doğru şekilde ortaya koyan "Tüketim Ekolojik Ayak İzi" aşağıdaki hesaplama yöntemlerinden hangisiyle elde edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: U¨retim Ayak I˙zi+I˙thalat Ayak I˙ziI˙hracat Ayak I˙zi\text{Üretim Ayak İzi} + \text{İthalat Ayak İzi} - \text{İhracat Ayak İzi}

Cevap

Tüketim Ekolojik Ayak İzi, o bölgedeki üretimin üzerine ithal edilen ürünlerin ayak izinin eklenmesi ve ihraç edilenlerin çıkarılmasıyla hesaplanır.
Tüketim Ekolojik Ayak İzi, bir toplumun yaşam standardını sürdürmek için ihtiyaç duyduğu toplam biyolojik alanı ifade eder. Bu hesaplamada, ülkenin kendi sınırları içindeki üretim faaliyetlerinden kaynaklanan ayak izine, dışarıdan ithal edilen malların üretiminde kullanılan ekolojik alan eklenir; yurt dışına satılan (ihraç edilen) ürünlerin ayak izi ise o ülkenin tüketimi olmadığı için bu toplamdan çıkarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik talep ve arz dengesini analiz etmek
Tüketim ayak izinin, yerel sınırların ötesindeki kaynak kullanımını da kapsaması gerektiği anlaşılır.
Bir bölgede yaşayanların tükettiği ürünler sadece orada üretilmez; ithalat ve ihracat net tüketimi belirler.
2
Ticari düzeltmeyi (Trade Adjustment) formüle uygulamak
U¨retim+I˙thalatI˙hracat\text{Üretim} + \text{İthalat} - \text{İhracat} denklemi kurulur.
İthalat o bölgedeki tüketime eklenirken, ihracat başka ülkelerde tüketileceği için yerel tüketim yükünden düşülmelidir.

Anahtar Kavram

Tüketim Ekolojik Ayak İzi (Consumption Ecological Footprint)

Daha Fazla Pratik

Ekolojik ayak izi ve biyolojik kapasite arasındaki farkın 'ekolojik açık' (ecological deficit) kavramına nasıl yol açtığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Sürdürülebilir kalkınmanın yerelleşmesi sürecinde "küresel düşün, yerel hareket et" prensibiyle ortaya çıkan ve Türkiye'de 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 7676. maddesi ile yasal bir statü kazanan "Kent Konseyi" mekanizmasının temel dayanağını oluşturan uluslararası sürdürülebilirlik aracı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rio Yeryüzü Zirvesi - Yerel Gündem 2121

Cevap

Rio Yeryüzü Zirvesi ve bu zirvede kabul edilen Yerel Gündem 2121 süreci, Kent Konseyi yapılanmasının temel dayanağıdır.
Rio Yeryüzü Zirvesi'nde kabul edilen Yerel Gündem 2121, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yerel düzeyde, halkın ve sivil toplumun katılımıyla gerçekleştirilmesini öngörür. Türkiye'de bu süreç, belediyeler bünyesinde kurulan Kent Konseyleri aracılığıyla kurumsallaşmış ve 53935393 sayılı Belediye Kanunu ile yasal güvenceye kavuşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki ipuçlarını analiz etme
Kent Konseyi ve 53935393 sayılı Kanun vurgusu tespit edildi.
Türkiye'deki yerel yönetim mevzuatında katılımı öngören düzenlemelerin kökenini bulmak için gereklidir.
2
Uluslararası süreçlerle kurumsal araçlar arasında bağ kurma
Kent Konseyleri, 19921992 Rio Zirvesi'nin bir çıktısı olan Yerel Gündem 2121 (Local Agenda 2121) prensiplerinin yerelleşmesiyle oluşmuştur.
Yerel düzeyde sürdürülebilirlik ve yönetişimin en temel aracı Yerel Gündem 2121'dir.

Anahtar Kavram

Yerel Gündem 2121 ve Kent Konseyleri

Alternatif Yöntem

Türkiye'de yerel yönetişim ve 'Kent Konseyi' kavramı görüldüğünde doğrudan Rio 19921992 ve Yerel Gündem 2121 eşleştirmesi yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru

Sürdürülebilir kalkınmanın yönetimi ve izlenmesinde kullanılan araçların işlevsel hiyerarşisi dikkate alındığında; Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve Ekolojik Ayak İzi gibi kavramların uygulama kapsamı ve metodolojik farklılıkları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi akademik ve hukuki açıdan doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SÇD, bireysel projelerin ötesinde plan ve programların hazırlık aşamasında çevresel değerlerin kararlara entegre edilmesini sağlayarak, ÇED'in proje bazlı inceleme sınırlarını aşan kümülatif ve makro bir perspektif sunar.

Cevap

SÇD'nin plan ve program düzeyinde kümülatif etkileri değerlendiren, proje bazlı ÇED'den daha kapsamlı ve stratejik bir araç olduğunu belirten seçenek doğrudur.
SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme), kamu politikalarının, planlarının ve programlarının henüz hazırlık aşamasında çevresel etkilerini bütüncül bir şekilde değerlendirir. Proje bazlı olan ÇED'den en temel farkı, münferit projelerin etkisinden ziyade havza veya sektör bazındaki kümülatif etkileri ve alternatif stratejik seçenekleri karara bağlamasıdır. Bu durum sürdürülebilirliğin karar verme hiyerarşisinin en üst basamaklarına entegre edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilirlik araçlarının hiyerarşik konumlarını belirleme
Politika -> Plan -> Program -> Proje hiyerarşisi tespit edilir.
SÇD ve ÇED'in hangi aşamalarda devreye girdiğini anlamak için planlama kademelenmesi kritiktir.
2
SÇD ve ÇED arasındaki ölçek farkını analiz etme
SÇD'nin makro ölçekli (plan/program) ve kümülatif, ÇED'in ise mikro ölçekli (proje) olduğu görülür.
ÇED sadece tek bir projenin etkisine bakarken, SÇD birden fazla projenin toplam (kümülatif) etkisini ve alternatif stratejileri değerlendirir.
3
Göstergelerin (Ekolojik Ayak İzi vb.) metodolojik tanımını doğrulama
Ayak izinin 'talep', biyokapasitenin 'arz' olduğu netleştirilir.
Sürdürülebilirlik ölçümlerinde talep ve arz dengesi (ekolojik açık/fazla) temel kavramdır.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik Değerlendirme Hiyerarşisi (SÇD vs. ÇED)

Daha Fazla Pratik

SÇD ve ÇED yönetmeliklerindeki uygulama alanlarını ve Türkiye'deki güncel hukuki durumunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 6Soru

Belirli bir nüfusun, topluluğun veya faaliyetin tükettiği doğal kaynakların üretilmesi ve yarattığı atıkların etkisiz hale getirilmesi için gerekli olan üretken toprak ve su alanını ifade eden sürdürülebilirlik göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekolojik Ayak İzi

Cevap

Ekolojik ayak izi; tüketilen kaynakların üretimi ve atıkların bertarafı için gereken biyolojik olarak verimli toplam toprak ve su alanını ölçen göstergedir.
Ekolojik ayak izi, bir nüfusun tüketim alışkanlıklarını desteklemek için doğanın sağlaması gereken biyolojik kapasiteyi (tarım arazisi, otlak, orman, balıkçılık sahası ve karbon emilimi için gereken alan) hesaplar. Tanım doğrudan bu ölçüme işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen ölçüt türünü belirleyin.
Tüketilen kaynaklar ile üretilen atıkların karşılığı olan 'alan' (toprak ve su) bilgisini arıyoruz.
Sürdürülebilirlik göstergeleri arasında alan tabanlı ölçüm yapan temel kavramı bulmak gerekir.
2
Kavramları karşılaştırarak uygun olanı seçin.
Hektar cinsinden alan ölçümü yapan kavram 'Ekolojik Ayak İzi'dir.
Karbon ayak izi emisyonla, taşıma kapasitesi sınırla, ÇED ise süreçle ilgilidir; alan ölçümü ekolojik ayak izinin tanımıdır.

Anahtar Kavram

Ekolojik ayak izi, insanlığın doğadan talebi ile doğanın sunduğu kapasiteyi (biyokapasite) karşılaştıran bir sürdürülebilirlik aracıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

Sürdürülebilir kalkınma sürecinde çevresel kaynakların yönetimi ve denetimini sağlamak amacıyla geliştirilen göstergeler ile yönetsel araçlar arasındaki işlevsel ilişki dikkate alındığında; bir bölgenin "ekolojik açık" (ecological deficit) vermesi durumu ve bu durumun yönetilmesine yönelik araçlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgenin ekolojik açık vermesi, toplam ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteyi aşarak doğal sermayenin yenilenme hızından daha fazla tüketildiğini gösterir; bu durumun makro ölçekli politika ve planlar düzeyinde kentsel gelişimin ekolojik eşiklerle uyumlandırılmasında "Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)", tekil projelere odaklanan Çevresel Etki Değerlendirmesi'nden (ÇED) daha etkin bir araçtır.

Cevap

Bölgenin ekolojik açık vermesi, ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteyi aşmasıdır; bu durumun yönetilmesinde stratejik planlama düzeyindeki SÇD süreci, proje odaklı ÇED'den daha kapsayıcıdır.
Doğru olan ifadede vurgulandığı üzere; ekolojik açık, bir bölgenin ekolojik ayak izinin o bölgenin biyolojik kapasitesini aşması durumudur. Bu durum doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan bir hızda tüketildiğini gösterir. Bu tür makro ölçekli çevresel sorunların yönetilmesi, kentsel gelişim stratejilerinin ve sektörel politikaların en üst aşamada denetlenmesini gerektirir. Bu noktada Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), tekil ve mikro ölçekli yatırımlara odaklanan Çevresel Etki Değerlendirmesi'nden (ÇED) farklı olarak, politika ve planlama aşamasında çevresel eşikleri dikkate alan daha bütüncül ve stratejik bir araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik açık kavramını analiz etme
Ekolojik Ayak İzi >> Biyolojik Kapasite
Bir bölgenin sürdürülebilirliği, tüketim hızının ekosistemin yenilenme hızını aşmamasıyla ölçülür.
2
Sürdürülebilirlik araçlarının hiyerarşisini değerlendirme
SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) >> ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi)
Ekolojik açık gibi makro-mekânsal sorunlar, tekil projelerden ziyade politika ve planlama düzeyinde müdahale gerektirir.
3
Doğru ifadeyi sentezleme
Ekolojik açığın tespiti ve SÇD'nin bütüncül rolünün birleştirilmesi.
KPSS Kamu Yönetimi düzeyinde kavramsal derinlik ve yönetsel araçların işlev farkı sorgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi, Biyolojik Kapasite ve Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği (2017/2023 revizyonu) kapsamındaki 'SÇD uygulanacak plan ve programlar' listesini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8Soru

Sürdürülebilir kalkınma politikalarının başarısını ölçmek amacıyla ülkelerin çevresel sağlık ve ekosistem canlılığı performanslarını belirli kriterlere göre puanlayan, Yale ve Columbia üniversiteleri iş birliğiyle hazırlanan uluslararası gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevresel Performans Endeksi (EPI)

Cevap

Sürdürülebilirlik düzeylerini çevresel sağlık ve ekosistem canlılığı üzerinden ölçen gösterge Çevresel Performans Endeksi (EPI) olarak adlandırılır.
Çevresel Performans Endeksi (EPI), ülkelerin çevresel durumlarını ve politikalarının başarısını 'Çevresel Sağlık' (insan sağlığı üzerindeki etkiler) ve 'Ekosistem Canlılığı' (doğal kaynak yönetimi ve biyoçeşitlilik) ana kategorileri altında puanlayan en temel küresel sürdürülebilirlik göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Göstergenin kapsamını analiz edin.
Soruda belirtilen 'çevresel sağlık' ve 'ekosistem canlılığı' kavramları, sürdürülebilirliğin ölçümünde kullanılan performans kriterleridir.
Sürdürülebilirlik araçları ve göstergeleri arasındaki farkı ayırt etmek için ölçülen parametrelere bakılmalıdır.
2
Göstergenin kaynağını ve metodolojisini doğrulayın.
Yale ve Columbia üniversiteleri tarafından iki yılda bir yayımlanan endeks Çevresel Performans Endeksi'dir (Environmental Performance Index - EPI).
Uluslararası kabul görmüş bu endeks, ülkelerin çevre politikalarının etkinliğini karşılaştırmalı olarak sunar.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik Göstergeleri: Performans Endeksleri
Tahmini Süre:50s
Soru 9Soru

Sürdürülebilirlik göstergeleri ve araçları, çevresel kaynakların yönetimi ile ekonomik kalkınma arasındaki dengenin izlenmesinde farklı metodolojik yaklaşımlar sunar. Özellikle 'Ekolojik Ayak İzi' gibi bütüncül göstergelerin, 'Stratejik Çevresel Değerlendirme' (SÇD) gibi yönetsel araçlarla entegre edilmesi, sürdürülebilirliğin sadece proje bazlı değil, politika ve planlama hiyerarşisinin en üst kademelerinde de sağlanmasını amaçlar.

Sürdürülebilirlik göstergelerinin hesaplanma yöntemleri ve yönetsel araçların işlevsel hiyerarşisi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin en büyük bileşeni olarak fosil yakıt kullanımından kaynaklanan CO2CO_2 salımlarının absorbe edilmesi için gereken orman alanını temsil eder; bu talebin bölgenin biyolojik kapasitesini aşması 'ekolojik açık' (ecological deficit) olarak nitelendirilir.

Cevap

Karbon ayak izinin ekolojik ayak izi içindeki payı ve ekolojik açık kavramı ile olan ilişkisini açıklayan ifade doğrudur.
Ekolojik ayak izi hesaplamalarında karbon ayak izi, insanlığın doğa üzerindeki toplam talebinin yaklaşık %60'ını oluşturur. Metodolojik olarak bu salımların (temelde CO2CO_2) atmosferden temizlenmesi için ihtiyaç duyulan fotosentetik kapasite, yani orman alanı üzerinden hesaplanır. Bir bölgenin veya ülkenin sunduğu yenilenebilir kaynak miktarı (biyolojik kapasite), bu kaynaklara olan talepten (ayak izi) az olduğunda ortaya çıkan negatif duruma 'ekolojik açık' denir. Bu durum, o birimin doğal sermayesini tükettiğini ve sürdürülemez bir çizgide olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik Ayak İzi bileşenlerini analiz et.
Ekolojik Ayak İzi; karbon tutma, tarım arazisi, otlak, orman, balıkçılık sahası ve yapılaşmış alan olmak üzere altı bileşenden oluşur.
Hesaplama metodolojisini anlamak için temel bileşenlerin bilinmesi gerekir.
2
Karbon ayak izinin mekansal karşılığını tanımla.
Karbon ayak izi, fosil yakıt salımlarının absorbe edilmesi için gereken küresel hektar (ghagha) cinsinden orman alanıdır.
Ekolojik ayak izi birimi alan (hektar) olduğu için her bileşen bir alan karşılığına dönüştürülmelidir.
3
Ayak izi ile biyolojik kapasiteyi karşılaştır.
Eğer ayak izi > biyolojik kapasite ise 'ekolojik açık' (deficit), ayak izi < biyolojik kapasite ise 'ekolojik rezerv' oluşur.
Sürdürülebilirlik düzeyi bu iki değerin farkı ile ölçülür.
4
Yönetsel araçların (SÇD/ÇED) hiyerarşisini kontrol et.
SÇD politika ve plan düzeyinde (üst kademe), ÇED ise proje düzeyinde (alt kademe) uygulanır.
Araçların uygulama ölçekleri arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi ve Biyolojik Kapasite Dengesi (Ekolojik Açık)

Daha Fazla Pratik

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) Yönetmeliği ile ÇED Yönetmeliği arasındaki farkları 'kademeli planlama' ilkesi çerçevesinde inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 10Soru

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ne ölçüde ulaşıldığını izlemek ve değerlendirmek amacıyla kullanılan göstergeler; ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları yansıtan verilerden oluşmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sürdürülebilirliğin sosyal boyutuna ait bir gösterge olarak değerlendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim düzeyi

Cevap

Toplumun eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanma düzeyini gösteren veri, sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutuyla ilgili bir göstergedir.
Sürdürülebilir kalkınma; ekonomik büyüme, çevresel koruma ve sosyal gelişme olmak üzere üç sacayağı üzerine kuruludur. Eğitim, sağlık, cinsiyet eşitliği ve gelir dağılımı gibi insani gelişmişliği ölçen veriler, sürdürülebilirliğin 'sosyal' boyutunun en temel göstergeleri arasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilir kalkınmanın üç temel boyutunu (ekonomik, çevresel, sosyal) hatırla.
Sosyal boyutun insan refahı, adalet ve temel hizmetlere erişimle ilgili olduğu saptanır.
Göstergeyi doğru kategoriye yerleştirmek için kavramsal ayrım yapılmalıdır.
2
Seçeneklerdeki verileri bu boyutlarla eşleştir.
Karbon ve ekolojik ayak izi çevresel; GSYİH ekonomik; eğitim ve sağlık erişimi ise sosyal boyuta aittir.
Her bir göstergenin neyi ölçtüğünü anlamak doğru cevabı bulmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirliğin Üç Boyutu (Ekonomik, Çevresel, Sosyal) ve İlişkili Göstergeler
Soru 11Soru

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin planlama sürecine entegre edilmesini sağlayan araçlardan biri olan Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), geleneksel proje bazlı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin kapsam ve zamanlama açısından yetersiz kaldığı alanları doldurmak üzere geliştirilmiştir. Bu iki sürdürülebilirlik aracının hiyerarşik yapısı, işlevsel farkları ve uygulama esasları dikkate alındığında, SÇD hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SÇD, üst ölçekli plan ve programların kümülatif etkilerini analiz ederek, çevresel limitlerin planlama hiyerarşisinin en başında dikkate alınmasını sağlayan proaktif bir araçtır.

Cevap

SÇD, üst ölçekli plan ve programların kümülatif etkilerini analiz ederek, çevresel limitlerin planlama hiyerarşisinin en başında dikkate alınmasını sağlayan proaktif bir araçtır.
Doğru yanıt olan ifade, SÇD'nin en temel iki özelliğini (proaktiflik ve kümülatif etki analizi) vurgular. SÇD, projeler henüz ortaya çıkmadan plan ve program aşamasında 'taşıma kapasitesi' ve 'çevresel limitler' gibi kavramları karar sürecine dahil ettiği için proaktiftir. Ayrıca birden fazla projenin toplamda oluşturacağı kümülatif etkileri analiz edebilmesi, onu dar kapsamlı ÇED'den ayıran en büyük avantajdır.

Adım Adım Çözüm

1
SÇD ve ÇED arasındaki ölçek farkını analiz etme
SÇD'nin politika, plan ve program (PPP) düzeyinde; ÇED'in ise proje düzeyinde olduğu saptanır.
Sürdürülebilirlik araçlarının hiyerarşik konumlarını belirlemek için gereklidir.
2
Zamanlama ve yaklaşım biçimini değerlendirme
SÇD'nin proaktif (karar aşamasında), ÇED'in ise genellikle reaktif (tasarım aşamasında) olduğu sonucuna varılır.
Sürdürülebilirlik ilkelerinin ne kadar erken devreye girdiğini anlamak için kritiktir.
3
Etki analizinin kapsamını inceleme
SÇD'nin kümülatif ve geniş ölçekli etkileri, ÇED'in ise yerel ve münferit etkileri ele aldığı belirlenir.
Sürdürülebilirlik göstergelerinin hangi derinlikte işlendiğini ayırt etmeyi sağlar.
4
Doğru senteze ulaşma
SÇD'nin kümülatif etkileri yöneten ve hiyerarşinin başında yer alan proaktif bir araç olduğu doğrulanır.
Sürdürülebilirlik yönetiminin temel amacına en uygun tanım budur.

Anahtar Kavram

Kademelenme (Tiering) ve Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) Fonksiyonu

Alternatif Yöntem

SÇD'yi 'önleyici hekimlik', ÇED'i ise 'cerrahi müdahale' olarak kodlayarak, SÇD'nin hastalığı oluşmadan (stratejik düzeyde) engelleme işlevini hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 12Soru

Sürdürülebilirlik göstergeleri, çevresel yönetişimin temel araçları olarak ekonomik büyüme ile ekolojik taşıma kapasitesi arasındaki dengeyi izlemektedir. Bu kapsamda, bir ülkenin 'Ekolojik Ayak İzi' verilerinin 'Biyolojik Kapasite' değerlerinden yüksek olması durumunda ortaya çıkan tablo ve bu durumun sürdürülebilirlik araçları bakımından yönetimiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu tablo, söz konusu ülkenin bir 'ekolojik rezerv' (ecological reserve) sahibi olduğunu ve doğal kaynaklarını diğer ülkelere transfer etme potansiyelinin yüksek olduğunu gösterir.

Cevap

Ülkenin bir ekolojik rezerv sahibi olduğunu ve kaynak transfer potansiyelinin yüksek olduğunu belirten ifade yapılamayacak bir çıkarımdır.
Doğru yanıt olan seçenek, ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteden yüksek olduğu bir tabloyu 'ekolojik rezerv' olarak tanımlamaktadır. Oysa literatürde bu durum 'ekolojik açık' (ecological deficit) veya 'ekolojik borç' (ecological debt) olarak adlandırılır. Bir ülkenin ekolojik rezerv sahibi olabilmesi için biyolojik kapasitesinin, ekolojik ayak izinden daha büyük olması (BiyolojikKapasite>EkolojikAyakI˙ziBiyolojik Kapasite > Ekolojik Ayak İzi) gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik Ayak İzi ve Biyolojik Kapasite dengesini analiz et.
Ayak İzi >> Biyolojik Kapasite = Ekolojik Açık (Ekolojik Borç).
Bir toplumun doğadan talebinin, doğanın arz kapasitesinden fazla olup olmadığını belirlemek için bu kıyaslama yapılır.
2
'Ekolojik Rezerv' kavramının tanımını kontrol et.
Rezerv durumu ancak Biyolojik Kapasite >> Ayak İzi olduğunda gerçekleşir.
Ekolojik rezerv, bir bölgenin kendi ihtiyacından fazla biyolojik üretim yapabilme yeteneğidir.
3
Sürdürülebilirlik araçlarıyla (SÇD, EPI) ilişkilendir.
Ekolojik açığı olan bir ülkede SÇD gibi stratejik araçların kullanımı ve EPI verilerinin düşüklüğü beklenen durumlardır.
Stratejik araçlar, kümülatif baskıları azaltarak ekolojik açığı kapatmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi ve Biyolojik Kapasite Dengesi (Ekolojik Rezerv vs. Ekolojik Borç)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

Sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin kamu yönetimi süreçlerine entegrasyonu, hem ekolojik durumu tespit eden göstergelerin hem de bu süreci yönlendiren planlama araçlarının doğru analiz edilmesini gerektirir. Bu kapsamda kullanılan araç ve göstergelerin işlevsel özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), karar alma sürecinin en başında politika ve planların kümülatif etkilerini değerlendiren proaktif bir araçken; ÇED, belirli bir yatırım projesinin somut etkilerine odaklanan reaktif bir nitelik taşır.

Cevap

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), politika ve planlar gibi üst ölçekli süreçlerde kümülatif etkileri analiz eden proaktif bir araçken; ÇED proje odaklı ve daha kısıtlı bir analiz sunan reaktif bir araçtır.
Doğru olan ifade, SÇD'nin (Stratejik Çevresel Değerlendirme) hiyerarşik olarak daha üstte yer alan politika ve planları kapsadığını ve kümülatif etkileri (birden fazla projenin toplam etkisi) henüz yolun başındayken (proaktif) değerlendirdiğini vurgular. ÇED ise daha dar kapsamlı ve projeye özeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilirlik araçlarının (SÇD ve ÇED) kapsam ve zamanlama farkını analiz edin.
SÇD'nin politika/plan düzeyinde (üst ölçek), ÇED'in ise proje düzeyinde (alt ölçek) uygulandığı belirlenir.
Bu iki araç kamu yönetimi ve imar planlama hiyerarşisinde farklı kademelerde yer alır.
2
Göstergelerin (Ekolojik Ayak İzi, Karbon Ayak İzi, EPI) tanımlarını gözden geçirin.
Ayak izinin tüketim/baskı ölçtüğü, EPI'nın ise politika başarısını sıraladığı doğrulanır.
Göstergelerin neyi ölçtüğünü bilmek, yanıltıcı seçenekleri elemek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki kavramsal hataları hata taksonomisi ile eşleştirin.
Ayak izinin artışının olumlu yorumlanması veya SÇD'nin reaktif sanılması gibi hatalar elenir.
KPSS düzeyindeki sorularda kavramların birbirinin yerine kullanılması en yaygın çeldiricidir.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik Yönetişimi: Göstergeler (Ölçme) ve Araçlar (Uygulama)

Daha Fazla Pratik

SÇD yönetmeliği ile ÇED yönetmeliği arasındaki yetki paylaşımını inceleyerek kamu yönetimi boyutunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 14Soru

Sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma kapasitesini ölçmek için geliştirilen göstergeler, kamu politikalarının etkinliğini denetleyen önemli araçlardır. Yale ve Columbia Üniversiteleri tarafından hazırlanan; ülkeleri 'çevresel sağlık' (environmental health) ve 'ekosistem canlılığı' (ecosystem vitality) gibi iki temel politika ekseninde değerlendirerek çevresel yönetim başarılarını puanlayan endeks aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevresel Performans Endeksi (EPI)

Cevap

Çevresel Performans Endeksi (EPI), ülkelerin çevresel yönetim başarılarını veriye dayalı olarak puanlayan ve Yale/Columbia Üniversiteleri tarafından geliştirilen bir araçtır.
Çevresel Performans Endeksi (EPI), ülkelerin çevre politikalarındaki başarılarını 'çevresel sağlık' (insan sağlığı üzerindeki etkiler) ve 'ekosistem canlılığı' (doğal kaynakların korunması) başlıkları altında 40'tan fazla göstergeyle ölçer. Bu endeks Yale ve Columbia Üniversiteleri iş birliğiyle iki yılda bir yayımlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel ölçütleri (politika eksenlerini) belirle.
Belirlenen eksenler: 'Çevresel Sağlık' ve 'Ekosistem Canlılığı'.
Sürdürülebilirlik araçlarının her biri farklı bir metodolojiye ve amaca sahiptir.
2
Bu ölçütleri kullanan kurumsal yapıyı (Yale ve Columbia Üniversiteleri) hatırla.
Bu üniversiteler Çevresel Performans Endeksi'ni (Environmental Performance Index - EPI) hazırlamaktadır.
Uluslararası endekslerin hazırlayıcı kurumları, sınavda ayırt edici bir bilgi olarak sorulmaktadır.
3
Diğer seçenekleri eleyerek doğrulamayı tamamla.
Ekolojik Ayak İzi tüketim baskısını, SÇD ve ÇED ise plan/proje bazlı etkileri ölçer.
Performans ölçümü ile etki değerlendirmesi arasındaki kavramsal farkın netleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Çevresel Performans Endeksi (EPI) ve Bileşenleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 15Soru

Sürdürülebilirlik göstergeleri içerisinde ekosistem hizmetlerine yönelik insan talebini ölçen 'Ekolojik Ayak İzi' metodolojisi ve bu metodolojiyi oluşturan alt bileşenlerin işlevlerine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balıkçılık sahası ayak izi, deniz ve tatlı su ekosistemlerindeki kirlilik yükünü normalize etmek için gereken 'sanal su' hacmini ve suyun arındırılması sürecini temel alan bir bileşendir.

Cevap

Balıkçılık sahası ayak izinin su hacmi ve sanal su kavramlarıyla açıklandığı ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan balıkçılık sahası ile ilgili ifade yanlıştır çünkü bu bileşen suyun hacmini veya kirliliğini arındırmak için gereken süreçleri değil, insanların tükettiği deniz ürünlerinin doğal olarak üretilmesi için gereken ekosistem alanını (biomass production area) ölçer. Su kullanımı ve kirlilikle ilgili ölçümler 'Su Ayak İzi' (Water Footprint) başlığı altında ayrı bir gösterge seti olarak değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik Ayak İzi bileşenlerini analiz etme
Metodoloji; karbon, tarım arazisi, otlak, orman, yapılaşmış alan ve balıkçılık sahası olmak üzere 6 temel bileşenden oluşur.
Hangi bileşenin yanlış tanımlandığını bulmak için temel kategorileri hatırlamak gerekir.
2
Balıkçılık sahası ayak izinin tanımını doğrulama
Balıkçılık sahası, deniz ve tatlı sulardan alınan biyokütleyi (balık vb.) üretmek için gereken yıllık birincil üretim alanıdır.
Bu bileşenin alan bazlı bir verimlilik ölçümü olduğunu, suyun hacmi veya kirlilik seviyesiyle (su ayak izi gibi) karıştırılmaması gerektiğini tespit etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki kavram karmaşasını saptama
Sanal su ve suyun arındırılması ifadelerinin 'Su Ayak İzi' (Water Footprint) kavramına ait olduğu, 'Ekolojik Ayak İzi'nin bir alt bileşeni olmadığı belirlenir.
Benzer isimli ancak farklı metodolojilere sahip sürdürülebilirlik araçları arasındaki farkı ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi Bileşenleri ve Biyokapasite İlişkisi

İpuçları

1
Ekolojik ayak izi her zaman 'alan' (hektar) birimiyle hesaplanır; su hacmi (litre/metreküp) ile hesaplanan gösterge farklıdır.

Daha Fazla Pratik

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) ve ÇED arasındaki ölçek farklarını çalışarak sürdürülebilirlik araçları bilgisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Sürdürülebilir kalkınma stratejisi hazırlayan bir yerel yönetimin; kentin doğa üzerindeki toplam karbon salınım yükünü hesaplamak, kentin nazım imar planlarının çevresel etkilerini henüz planlama aşamasında bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek ve kentsel yönetişimi güçlendirerek sivil toplum katılımını sağlamak için başvurması gereken sürdürülebilirlik araçları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbon Ayak İzi — Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) — Yerel Gündem 21

Cevap

Karbon Ayak İzi, Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) ve Yerel Gündem 21'in bir arada verildiği seçenek doğrudur.
Karbon Ayak İzi, kentin emisyon yükünü ölçer; Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), nazım imar planı gibi üst ölçekli planların ekolojik etkilerini tasarım aşamasında ele alır; Yerel Gündem 21 ise yönetişim ilkeleri doğrultusunda sivil toplumun kentsel karar süreçlerine katılımını sağlar. Bu üçleme, soruda belirtilen amaçlarla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kentin emisyon yükünü ölçecek aracı belirle.
Karbon Ayak İzi
İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının CO2CO_2 eşdeğeri cinsinden hesaplanması bu araçla yapılır.
2
Nazım imar planı gibi üst ölçekli planların etkisini değerlendirecek mekanizmayı seç.
Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)
ÇED projelerle sınırlıyken, SÇD politika, plan ve programların (stratejik düzey) çevresel etkilerini değerlendirmek için kullanılır.
3
Yönetişim ve paydaş katılımını sağlayacak aracı tanımla.
Yerel Gündem 21
Yerel Gündem 21 ve onun bir çıktısı olan Kent Konseyleri, sürdürülebilir kentleşmede sivil toplum katılımının ve yönetişimin temel aracıdır.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik Araçlarının Fonksiyonel Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yerel ve bölgesel planlama süreçlerine entegre edilmesinde kullanılan araçlar farklı kapsamlara sahiptir. Bir yerel yönetimin hazırladığı 'Kentsel Ulaşım Ana Planı' veya 'Turizm Gelişim Stratejisi' gibi üst ölçekli belgelerin, henüz uygulama projelerine (köprü, otel vb.) geçilmeden önce kümülatif çevresel etkilerini analiz eden, çevresel değerleri stratejik karar alma sürecine dahil eden ve projeler öncesi bir 'üst denetim' mekanizması işlevi gören araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)

Cevap

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), plan ve programların hazırlık aşamasında çevresel değerlerin kararlara entegre edilmesini sağlayan araçtır.
Doğru yanıt olan Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD); plan, politika ve programların (PPP) çevre üzerindeki olası etkilerini henüz hazırlık aşamasındayken analiz eder. Münferit projelerin toplamda yaratacağı kümülatif etkileri öngörerek sürdürülebilirliği en üst kademede sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen faaliyet ölçeğini analiz et.
Soruda 'Ulaşım Ana Planı' ve 'Strateji Belgeleri' gibi üst ölçekli belgelerden bahsedilmektedir.
Sürdürülebilirlik araçları proje bazlı (mikro) ve plan bazlı (makro) olarak ikiye ayrılır.
2
Kümülatif etki ve stratejik karar alma kavramlarını eşleştir.
Politika ve plan düzeyindeki kümülatif etkileri yöneten mekanizma Stratejik Çevresel Değerlendirme'dir.
ÇED sadece proje düzeyinde kalırken, SÇD bu projelerin toplam (kümülatif) etkisini plan aşamasında denetler.

Anahtar Kavram

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) vs. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ayrımı.
Soru 18Soru

Sürdürülebilirlik yönetiminde, henüz bir faaliyet projesi somutlaşmadan önce hazırlanan strateji belgelerinin ve üst ölçekli planların çevresel kapasite üzerindeki kümülatif etkilerini sorgulayan, çevresel değerlerin en üst karar verme seviyesinde kararlara entegre edilmesini sağlayan proaktif araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)

Cevap

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)
Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), üst ölçekli planların ve politikaların çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla, henüz tasarım aşamasındayken ele alır. Bu araç, tekil projelerin etkilerinden ziyade birden fazla faaliyetin toplamda yarattığı kümülatif (birikimli) etkiyi ölçmesi bakımından 'proaktif' (önleyici) bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygulama düzeyini belirleme
Soruda belirtilen 'üst ölçekli plan ve programlar' ile 'strateji belgeleri' ifadeleri, araçların politika düzeyinde olması gerektiğini gösterir.
Sürdürülebilirlik araçları proje bazlı ve politika/plan bazlı olarak iki ana kategoriye ayrılır.
2
Yaklaşım tarzını analiz etme
Soru metnindeki 'proaktif' ve 'kümülatif etkiler' vurgusu, etkilerin henüz ortaya çıkmadan engellenmesini hedefleyen aracı işaret eder.
ÇED reaktif (tepkisel) iken, SÇD proaktif (önleyici) bir yaklaşıma sahiptir.
3
Kavramlar arası eşleştirme yapma
Politika düzeyinde, proaktif ve kümülatif etkileri inceleyen yasal araç Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) olarak tanımlanır.
SÇD, sürdürülebilir kalkınmanın en üst karar düzeyinde kurumsallaşmasını sağlayan temel araçtır.

Anahtar Kavram

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) ile Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) arasındaki hiyerarşik ve yöntemsel farklar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru

İnsan faaliyetlerinin biyosfer üzerindeki talebini ve doğanın bu talebi karşılama kapasitesini ölçen "Ekolojik Ayak İzi" metodolojisi, farklı arazi kullanım türlerini temel almaktadır. Bu metodolojiye göre; tarım arazileri, otlaklar, yapılaşmış alanlar ve balıkçılık sahaları gibi bileşenler toplam hesaplamaya dâhil edilir.

Buna göre; günümüzde toplam Ekolojik Ayak İzi'nin yaklaşık %60\%60'ını teşkil eden, özellikle enerji tüketimine bağlı salımların emilmesi için gereken biyolojik alanı ifade eden bileşen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbon Ayak İzi

Cevap

Ekolojik ayak izinin yaklaşık %60\%60'ını oluşturan ve enerji odaklı salımları temsil eden bileşen Karbon Ayak İzi'dir.
Karbon ayak izi, bir bireyin, kurumun veya ülkenin faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan sera gazlarının emilmesi için gereken verimli toprak ve deniz alanını temsil eder. Ekolojik ayak izi metodolojisinde bu bileşen, toplam insan baskısının yaklaşık %60\%60'ını oluşturarak en kritik veri kalemini teşkil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik Ayak İzi bileşenlerini analiz etme.
Metodolojinin; tarım, otlak, orman, balıkçılık sahaları ve yapılaşmış alanlar gibi farklı 'arazi' kategorilerinden oluştuğu belirlenir.
Sürdürülebilirlik ölçümünde hangi faaliyetin hangi alan türüne karşılık geldiğini anlamak için gereklidir.
2
Emisyon emilimi ve enerji tüketimi odaklı bileşeni saptama.
Fosil yakıt kullanımı sonucu atmosfere salınan gazların (özellikle CO2CO_2) emilmesi için gereken orman alanının 'Karbon Ayak İzi' olarak adlandırıldığı saptanır.
Soru kökündeki emisyon emilimi tanımı doğrudan bu bileşene işaret eder.
3
Bileşenlerin toplam içindeki payını değerlendirme.
Karbon ayak izinin, toplam ekolojik ayak izinin yaklaşık %60\%60'ını oluşturduğu ve en hızlı büyüyen parça olduğu teyit edilir.
Günümüzdeki küresel ısınma ve enerji krizinin sürdürülebilirlik göstergelerindeki baskın etkisini gösterir.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi Bileşenleri ve Karbon Ayak İzi'nin Baskınlığı
Tahmini Süre:1m 15s
Sürdürülebilirlik Göstergeleri ve Araçları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin