Kamu Politikası Aktörleri

224 soru

Soru 101Soru

Kamu politikası sürecinin gündem belirleme ve formülasyon aşamalarında; toplumsal sorunları teknik bir perspektifle analiz ederek uygulanabilir çözüm yolları geliştiren, bilimsel veriye dayalı raporlar hazırlayan ancak bu süreci siyasal bir makam elde etme gayesi gütmeksizin yürüten gayriresmi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşünce Kuruluşları (Think Tanks)

Cevap

Düşünce kuruluşları (Think Tanks), kamu politikası sürecinde bilimsel araştırma ve uzmanlık desteği sağlayan ancak siyasal iktidar hedefi gütmeyen gayriresmi aktörlerdir.
Düşünce kuruluşları (think tanks), kamu politikası literatüründe 'bilgi ile güç arasındaki köprü' olarak tanımlanır. Bu kuruluşlar, resmi karar alma mekanizmalarının dışında (gayriresmi) kalarak, toplumsal sorunlar üzerine bilimsel araştırmalar yapar ve politika alternatifleri üretirler. Siyasi partilerden farklı olarak seçim yoluyla iktidara gelme hedefleri yoktur ve baskı gruplarından farklı olarak belirli bir grubun ekonomik çıkarı yerine genel kamu yararına odaklı teknik analiz yaparlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün resmiyet durumunu belirleme
Soruda 'gayriresmi aktör' vurgusu yapılmıştır; bu durum bürokrasi ve yasama organı gibi seçenekleri eler.
Resmi aktörler devletin anayasal ve yasal hiyerarşisi içinde yer alan kurumlardır.
2
Aktörün temel amacını ve yöntemini analiz etme
Bilimsel veri, teknik analiz ve raporlama vurgusu, aktörün 'bilgi temelli' çalıştığını gösterir.
Siyasi partiler ve baskı grupları da gayriresmidir ancak amaçları bilgi üretmekten ziyade güç veya çıkar elde etmektir.
3
Düşünce kuruluşlarının ayırıcı özelliğini teyit etme
Siyasal makam elde etme gayesi gütmemesi, düşünce kuruluşlarını siyasi partilerden ayırır.
Düşünce kuruluşları (think tanks), epistemik topluluklar olarak kamu politikası sürecine dışarıdan uzmanlık desteği sağlarlar.

Anahtar Kavram

Düşünce Kuruluşlarının Fonksiyonları ve Gayriresmi Statüsü
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 102Soru

Siyasal sistemde karar alma yetkisine sahip resmi bir organ olmamasına karşın medya, toplumsal sorunların algılanma biçimini değiştirerek hangi problemlerin çözülmesi gerektiği konusunda bir "öncelikler hiyerarşisi" oluşturabilir. Medyanın bu yolla kamuoyunu mobilize etmesi ve karar alıcıları bir düzenleme yapmaya sevk etmesi, kamu politikası çevriminin hangi aşamasındaki etkinliğini kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gündem belirleme

Cevap

Gündem belirleme
Doğru cevap olan gündem belirleme seçeneği, medyanın kısıtlı kaynaklara sahip siyasal sistemde hangi sorunların öncelikli olarak ele alınacağını belirleme gücünü ifade eder. Medya, bir konuyu haberleştirerek toplumsal farkındalığı artırır ve bu konuyu 'kamusal gündem'den 'kurumsal/siyasal gündem'e taşır. Soruda vurgulanan 'öncelikler hiyerarşisi oluşturma' ve 'karar alıcıları sevk etme' ifadeleri, bu sürecin başlangıç noktası olan gündem belirleme aşamasını tam olarak tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün niteliğini belirle
Medya, kamu politikası sürecinde resmi yetkisi olmayan ancak etki gücü yüksek bir 'gayriresmi aktördür'.
Soruda belirtilen 'resmi organ olmama' ifadesi aktörün gayriresmi statüsünü doğrular.
2
İşlevin içeriğini analiz et
Sorunların algılanma biçimini değiştirme ve bir 'öncelikler hiyerarşisi' oluşturma işlevi açıkça tanımlanmıştır.
Medyanın kitlelerin ve karar alıcıların neyi konuşması gerektiğini belirlemesi gündem belirleme kuramının temelidir.
3
Politika süreciyle eşleştir
Bir toplumsal meselenin hükümetin çözüm listesine (resmi gündeme) girmesi süreci 'Gündem Belirleme' aşamasına karşılık gelir.
Gündem belirleme, kamu politikası döngüsünün ilk ve en kritik aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Gündem Belirleme (Agenda Setting) ve Medyanın Gayriresmi Rolü

Daha Fazla Pratik

Medyanın bu rolünü 'eşik bekçiliği' (gatekeeping) ve 'çerçeveleme' (framing) kavramlarıyla birlikte çalışmak, gündem belirleme sürecindeki mekanizmaları daha iyi anlamanızı sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 103Soru

Kamu politikası sürecinde resmi bir aktör olarak kabul edilen yargı organı, yasama ve yürütmeden farklı olarak 'edilgen' (tepkisel) bir konuma sahiptir. Yargının bir kamu politikası kararı üzerinde denetim yetkisini kullanabilmesi, kendi iradesinden ziyade dışsal bir tetikleyiciye bağlıdır.

Bu bağlamda, yargı organının bir kamu politikası metnini veya uygulamasını iptal ederek süreci kesintiye uğratabilmesi için aşağıdaki koşullardan hangisinin öncelikle yerine getirilmiş olması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakları ihlal edilen veya menfaati etkilenen ilgililer tarafından yargı mercilerine usulüne uygun bir davanın ikame edilmesi

Cevap

Hakları ihlal edilen veya menfaati etkilenen ilgililer tarafından yargı mercilerine usulüne uygun bir davanın ikame edilmesi
Yargı organı, kamu politikası döngüsünde diğer aktörlerin aksine kendiliğinden harekete geçemeyen bir aktördür. Bir politikanın yasallığını veya anayasallığını denetleyebilmesi için, o politikadan etkilenen veya itirazı olan tarafların yetkili mahkemeler nezdinde dava açması hukuki bir zorunluluktur. Bu durum yargının sürece müdahalesini 'tepkisel' bir karakter haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin müdahale biçimlerinin analiz edilmesi
Yasama ve yürütme proaktif (girişimci) hareket ederken, yargının reaktif (tepkisel) olduğu belirlenmiştir.
Yargı organının diğer resmi aktörlerden ayrılan en temel özelliğini saptamak için bu ayrım gereklidir.
2
Hukuki denetimin başlama koşulunun incelenmesi
Yargısal mekanizmaların çalışabilmesi için 'dava şartı'nın gerçekleşmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Yargı organının 're'sen hareket edememe' ilkesi, kamu politikası sürecine dahil olma zamanlamasını belirler.
3
Doğru seçeneğin doğrulanması
İlgililer tarafından dava açılmasının yargısal müdahaleyi başlatan yegane unsur olduğu sonucuna varılmıştır.
Yargı organı ancak bir uyuşmazlık önüne getirildiğinde politika sürecinde bir 'kontrol ve denge' unsuru olarak devreye girebilir.

Anahtar Kavram

Yargı organının kamu politikası sürecindeki 'edilgen' (reaktif) niteliği ve dava şartı.

Daha Fazla Pratik

Yargı organının kamu politikası sürecindeki 'negatif politika yapıcı' (negative policy maker) rolünü ve iptal kararlarının yasama üzerindeki etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru

Kamu politikası sürecinde sivil toplum kuruluşları (STK), toplumda ihmal edilen sorunları görünür kılarak bu meselelerin siyasal karar alıcıların çözüm listesine dahil edilmesi ve öncelik kazanması için aktif çaba gösterirler.

STK'ların toplumsal bir talebi siyasal sistemin dikkatine sunma ve bu konuyu devletin eylem planına dahil ettirme işlevi, kamu politikası döngüsünün hangi aşamasında en belirgin şekilde ortaya çıkar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gündem belirleme

Cevap

Sivil toplum kuruluşlarının toplumsal sorunları siyasal sistemin dikkatine sunarak önceliklendirmesi 'Gündem belirleme' aşamasıdır.
Doğru cevap olan gündem belirleme aşaması, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal bir problemi farkındalık yaratarak veya lobi faaliyetleri yürüterek siyasi otoritenin 'yapılacak işler' listesine sokmaya çalıştığı evredir. STK'lar, kâr amacı gütmeyen yapıları sayesinde kamu yararını savunan birer 'kapı bekçisi' veya 'sorun tanımlayıcı' olarak bu aşamada en etkin rollerini oynarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sivil toplum kuruluşlarının (STK) kamu politikası sürecindeki temel karakteri belirlenir.
STK'lar kâr amacı gütmeyen, gönüllü ve kamu yararı odaklı gayriresmi aktörlerdir.
Aktörün yapısını anlamak, onun hangi aşamada ne tür bir etki yapabileceğini netleştirir.
2
Soruda tanımlanan 'sorunu görünür kılma ve eylem planına dahil ettirme' eylemi analiz edilir.
Bu eylem, bir problemin 'kamu gündemi'nden 'hükümet gündemi'ne taşınması sürecidir.
Kamu politikası döngüsünün ilk basamağı olan bu süreç, toplumsal taleplerin filtre edilerek sisteme girmesini sağlar.
3
Bu eylemin döngüdeki karşılığı olan kavram seçilir.
Gündem belirleme aşaması.
Sorunun tanımlanması ve çözüm listesine girmesi literatürde gündem belirleme (agenda-setting) olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

STK'ların Gündem Belirlemedeki Rolü
Tahmini Süre:45s
Soru 105Soru

Kamu politikası sürecinde, yürütme organı tarafından hazırlanan ve uygulanan politikaların halkın genel çıkarlarına uygunluğunu denetlemek ve bu politikaların yasal dayanaklarını (meşruiyetini) oluşturmakla görevli temel resmi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama organı

Cevap

Yasama organı, kamu politikası sürecinde politikaların meşrulaştırılması (yasallaştırılması) ve yürütmenin denetlenmesi işlevlerini yerine getiren temel resmi aktördür.
Kamu politikası literatüründe yasama organı, politika önerilerinin kanunlaşarak tüm toplum için bağlayıcı hale gelmesini sağlayan 'meşrulaştırma' (legitimation) işlevini yürütür. Ayrıca halkın temsilcisi sıfatıyla, bütçe hakkı ve soru önergeleri gibi araçlarla yürütmenin politikalarını denetleyerek hesap verebilirliği sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen 'meşruiyet kazandırma' ve 'denetleme' işlevlerini analiz edin.
Bu işlevlerin parlamenter sistemlerde halkın temsilcileri aracılığıyla yerine getirildiği belirlenir.
Kamu politikalarının demokratik toplumlarda geçerli olabilmesi için halkın temsilcilerinin onayından geçmesi gerekir.
2
Resmi aktörler içinden bu görevleri anayasal olarak üstlenen organı seçin.
Meşrulaştırma (yasama faaliyeti) ve bütçe onayı ile denetim yetkisinin yasama organında olduğu sonucuna varılır.
Anayasal çerçevede bütçe hakkı ve denetim yetkisi doğrudan yasama organına (parlamentoya) verilmiştir.

Anahtar Kavram

Yasama Organının Kamu Politikası Sürecindeki Rolü

Daha Fazla Pratik

Yasama organının 'bütçe hakkı' üzerinden yürüttüğü kaynak tahsis denetimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 106Soru

Kamu politikası sürecinde aktörlerin rolleri incelendiğinde; toplumun farklı kesimlerinden gelen çok sayıdaki dağınık ve tikel talebi (interest articulation) bir süzgeçten geçirerek tutarlı bir politika paketine dönüştüren, bu yolla hem hükümet gündemini şekillendiren hem de toplumsal desteği mobilize eden aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi Partiler

Cevap

Siyasi partiler, kamu politikası sürecinde toplumsal talepleri sentezleyerek (taleplerin birleştirilmesi) siyasal sisteme taşıyan ve gündemi belirleyen temel aktörlerdir.
Siyasi partiler, kamu politikası literatüründe 'köprü' vazifesi gören aktörler olarak tanımlanır. Onları diğer gayriresmi aktörlerden ayıran en temel fark, toplumdaki çok sayıdaki dağınık ve tikel talebi sentezleyerek (taleplerin birleştirilmesi - interest aggregation) uygulanabilir, kapsamlı ve genel bir politika programına dönüştürmeleridir. Bu işlev, aynı zamanda hükümet gündeminin (government agenda) belirlenmesinde en kritik aşamalardan birini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Taleplerin niteliğini belirleme
Toplumda çok sayıda dağınık, tikel ve bazen çatışan taleplerin bulunduğu saptanır.
Çıkar gruplarının aksine, bu taleplerin sisteme girerken birleştirilmesi (aggregation) gerekir.
2
Aktörlerin fonksiyonel ayrımını yapma
Çıkar gruplarının 'eklemlendirme' (articulation), siyasi partilerin ise 'birleştirirme' (aggregation) yaptığı ayırt edilir.
Siyasi partiler, iktidarı hedefleyen genel programlar hazırladıkları için talepleri sentezlemek zorundadırlar.
3
Gündem belirleme ve mobilizasyon etkisini analiz etme
Siyasi partilerin bu sentez sayesinde hükümet gündemini doğrudan kontrol ettiği ve kitleleri mobilize ettiği sonucuna varılır.
Talepleri birleştirilen gruplar, partinin sunduğu politika paketine destek vererek meşruiyet sağlarlar.

Anahtar Kavram

Taleplerin Birleştirilmesi (Interest Aggregation)
Soru 107Soru

Kamu politikası döngüsünde sivil toplum kuruluşlarının (STK) özellikle "gündem belirleme" ve "politika değerlendirmesi" aşamalarındaki etkinliği modern yönetişim anlayışının bir gereği olarak görülmektedir. Buna göre, STK'ların bu süreçlerdeki rollerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: STK'lar, politikanın uygulama sonuçlarını sosyal denetim mekanizmasıyla izleyerek çıktıların toplum üzerindeki etkilerini geri bildirim olarak sunan gayriresmi aktörlerdir.

Cevap

Sivil toplum kuruluşlarının politikanın uygulama sonuçlarını sosyal denetim mekanizmasıyla izleyerek çıktıların toplum üzerindeki etkilerini geri bildirim olarak sunduğunu belirten ifade doğrudur.
Sivil toplum kuruluşları, kamu politikası döngüsünde 'gayriresmi aktör' olarak tanımlanır. Bu kuruluşlar, özellikle politika değerlendirme aşamasında, politikanın hedef kitle üzerindeki gerçek etkilerini tarafsız bir gözle izleyerek 'sosyal denetim' (social audit) yaparlar. Bu süreçte elde edilen veriler, karar alıcılar için hayati bir geri bildirim kaynağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün Statüsünü Belirleme
Gayriresmi Aktör
STK'lar kamu gücü kullanmayan, gönüllülük esasına dayalı sivil oluşumlardır.
2
Politika Sürecindeki Rolleri Analiz Etme
Gündem Belirleme ve Değerlendirme Odağı
STK'lar sorunları gündeme taşımak (dışarıdan başlatma) ve sonuçları izlemek (sosyal denetim) için en uygun araçlara sahiptir.
3
Doğru Tanımlamayı Seçme
Sosyal Denetim ve Geri Bildirim
STK'ların resmi denetim yetkisi yoktur, ancak toplumsal meşruiyet ve çıktıların başarısı açısından sundukları veriler hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Sivil Toplum Kuruluşlarının Sosyal Denetim ve Gayriresmi Aktör Statüsü

Daha Fazla Pratik

STK'ların 'dışarıdan başlatma modeli' (outside initiative model) ile sorunları nasıl gündeme taşıdığını detaylandıran çalışmaları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 108Soru

Kamu politikası gündeminin belirlenmesi sürecinde vatandaşların ve kamuoyunun rolü, konunun kimin tarafından ve nasıl gündeme getirildiğine bağlı olarak farklılık göstermektedir. Cobb, Ross ve Ross'un geliştirdiği gündem belirleme modellerinden biri olan 'Seferberlik Modeli'nde (Mobilization Model), vatandaşların ve kamuoyunun politika sürecindeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümet veya siyasal seçkinler tarafından başlatılan politika girişimlerinin, başarıyla uygulanabilmesi için geniş halk kitlelerinin desteğine ve rızasına sunulması

Cevap

Seferberlik modelinde vatandaşların ve kamuoyunun temel işlevi, hükümet veya siyasal seçkinler tarafından başlatılan politika girişimlerinin başarıyla uygulanabilmesi için gerekli olan toplumsal desteği ve rızayı sağlamaktır.
Seferberlik Modeli (Mobilization Model), politika yapıcıların (hükümet veya siyasal seçkinler) bir sorunu kurumsal gündeme aldığı ancak bu kararın uygulanabilmesi için kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyduğu durumlarda işler. Bu modelde gündem 'yukarıdan aşağıya' doğru hiyerarşik bir seyir izler. Vatandaşların ve kamuoyunun buradaki temel rolü, halihazırda alınmış veya tasarlanmış bir karara meşruiyet kazandırmak ve uygulama sürecindeki toplumsal direnci azaltmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Gündem belirleme modellerini (Cobb, Ross ve Ross) ayırt etme
Dışsal Girişim (Aşağıdan yukarı), İçsel Erişim (Kapalı/Yukarıda) ve Seferberlik (Yukarıdan aşağı/Halkın desteğiyle) modelleri belirlendi.
Soruda sorulan modelin karakteristik özelliklerini anlamak için diğer modellerle karşılaştırma yapılması gerekir.
2
Seferberlik modelindeki aktör rollerini analiz etme
Siyasal seçkinlerin kurumsal gündemi belirlediği, vatandaşların ise bu gündemi desteklemek için seferber edildiği anlaşıldı.
Modelin isminden de anlaşılacağı üzere, devletin toplumu bir politika etrafında 'seferber etmesi' temel alınır.
3
Vatandaşların işlevini belirleme
Vatandaşların buradaki rolü 'başlatıcı' değil, 'meşrulaştırıcı' ve 'destekleyici'dir.
Uygulama aşamasında direnci kırmak ve politikanın ömrünü uzatmak için kamuoyu desteği hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Seferberlik Modeli (Mobilization Model)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 109Soru

Sivil toplum kuruluşları (STK), kamu politikası sürecinde resmi karar alma yetkisine sahip olmamalarına rağmen, toplumsal talepleri dile getirerek sürece dahil olan gayriresmi aktörlerdir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi STK'ların kamu politikası sürecindeki 'gündem belirleme' aşamasında üstlendiği temel rollerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumda ihmal edilen bir sorunu çeşitli kampanyalarla görünür kılarak siyasal öncelikler arasına sokmak

Cevap

Toplumda ihmal edilen bir sorunu çeşitli kampanyalarla görünür kılarak siyasal öncelikler arasına sokmak
Sivil toplum kuruluşları, resmi karar alma mekanizmalarının dışında yer alan ancak toplumun taleplerini organize ederek siyasal sisteme ileten yapılardır. 'Gündem belirleme' aşaması bir sorunun fark edilmesi ve çözülmek üzere önceliklendirilmesi süreci olduğundan, STK'ların bu aşamadaki en net fonksiyonu sorunları görünür kılarak kamuoyu baskısı oluşturmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör analizi yapılması
Sivil toplum kuruluşlarının (STK) gayriresmi ve kamu yararı odaklı aktörler olduğu belirlenir.
Soruda istenen aktörün sınırlarını çizmek için gereklidir.
2
Politika aşamasının belirlenmesi
Gündem belirleme aşamasının, bir toplumsal problemin 'kamusal sorun' olarak kabul edilip karar alıcıların listesine girmesi süreci olduğu hatırlanır.
Hangi aşamanın sorulduğunu netleştirmek için gereklidir.
3
Aktör ve aşama eşleştirmesi
STK'ların farkındalık yaratma ve savunuculuk faaliyetlerinin doğrudan gündem belirleme ile ilişkili olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için mantıksal çıkarım yapılır.

Anahtar Kavram

Gayriresmi aktörlerin (STK) gündem belirleme sürecindeki katalizör rolü

İpuçları

1
Gündem belirleme, bir problemin 'çözülmesi gereken bir sorun' olarak siyasetçilerin masasına gelmesi sürecidir.
2
STK'ların resmi bir imza yetkisi yoktur, ancak kamuoyu oluşturma güçleri yüksektir.

Daha Fazla Pratik

STK'ların 'politika değerlendirme' aşamasındaki sosyal denetim rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 110Soru

Kamu politikası sürecinde yürütme organı, siyasal ve idari kapasitesini kullanarak toplumsal sorunların çözümüne yönelik somut planlar hazırlar. Türkiye'deki mevcut idari yapıda, Cumhurbaşkanlığına bağlı ofisler ve kurullar aracılığıyla hazırlanan "Stratejik Planlar" ve "Politika Belgeleri"nde sunulan çözüm alternatifleri, politikanın hazırlık sürecine işaret eder. Bu faaliyetler, kamu politikası döngüsü içerisinde aşağıdaki aşamaların hangisinde gerçekleşmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika Formülasyonu

Cevap

Kamu politikası sürecinde çözüm alternatiflerinin geliştirilmesi ve stratejik planların hazırlanması 'Politika Formülasyonu' aşamasıdır.
Politika formülasyonu aşaması, kamu politikası sürecinde belirlenen soruna yönelik çeşitli çözüm alternatiflerinin geliştirildiği, teknik analizlerin yapıldığı ve eylem planlarının oluşturulduğu aşamadır. Türkiye'deki mevcut sistemde Cumhurbaşkanlığına bağlı kurullar ve stratejik planlama birimleri, toplumsal sorunlar için öneriler geliştirerek yürütmenin bu 'tasarım' fonksiyonunu yerine getirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda bahsedilen eylemleri analiz edin.
"Çözüm alternatifleri sunma" ve "plan hazırlama" eylemleri tespit edildi.
Bu eylemler kamu politikası döngüsündeki belirli bir aşamanın karakteristik özellikleridir.
2
Bu eylemlerin hangi aşamaya karşılık geldiğini belirleyin.
Çözüm yollarının tasarlanması süreci formülasyon (tasarım) aşamasına aittir.
Gündem belirlemede sorun seçilir, formülasyonda çözüm üretilir, uygulamada ise icra edilir.
3
Aktör ile aşama arasındaki bağı kurun.
Politika kurulları ve stratejik planlar, yürütmenin formülasyon rolünü yansıtır.
Modern sistemlerde yürütme, bürokratik bilgi birikimiyle formülasyonun merkezindedir.

Anahtar Kavram

Yürütme Organının Politika Formülasyonu Rolü

İpuçları

1
Yürütme organının 'politikanın mutfağı' olarak adlandırılan ve çözüm önerileri geliştirdiği aşamayı düşünün.
2
Seçenekler arasında 'tasarım' veya 'plan hazırlama' anlamına gelen kavramı arayın.

Daha Fazla Pratik

Yürütme organının bu aşamadaki rolünün yasama organından farkını ve bürokrasinin bilgi birikiminin önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 111Soru

Kamu politikası literatüründe medyanın, toplumsal sorunlar arasından hangilerinin kamusal bir tartışma konusu haline geleceğini ve dolayısıyla siyasal karar alıcıların önüne bir 'sorun' olarak geleceğini belirleme gücüne vurgu yapılır. Bu durum medyanın kamu politikası sürecindeki konumu ve işlevi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medya, sorunları çerçeveleme ve önceliklendirme yeteneğiyle gayriresmi bir aktör olarak gündem belirleme aşamasında belirleyici bir etkiye sahiptir.

Cevap

Medya, sorunları çerçeveleme ve önceliklendirme yeteneğiyle gayriresmi bir aktör olarak gündem belirleme aşamasında belirleyici bir etkiye sahiptir.
Medya, kamu politikası sürecinde resmi bir karar alma yetkisine sahip olmadığı için 'gayriresmi aktörler' arasında yer alır. En temel işlevi ise 'gündem belirleme'dir. Toplumsal sorunları seçme, vurgulama ve çerçeveleme (framing) yoluyla kamuoyunun ve siyasal karar alıcıların dikkatini belirli bir noktaya çekerek bu sorunların siyasal gündeme girmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör analizi yapmak
Medyanın anayasal bir karar alma yetkisi bulunmadığı için 'gayriresmi aktör' kategorisinde olduğu saptanır.
Resmi ve gayriresmi aktör ayrımı, yasal karar verme yetkisine dayanır.
2
İşlev analizi yapmak
Medyanın toplumsal sorunları ön plana çıkarma gücünün 'gündem belirleme' (agenda-setting) aşamasıyla ilgili olduğu belirlenir.
Medya, neyi düşüneceğimizi değil, ne hakkında düşüneceğimizi belirleyerek gündemi şekillendirir.
3
Sentez yapmak
Medyanın gayriresmi statüsü ile gündem belirleme aşamasındaki fonksiyonu birleştirilir.
Soruda vurgulanan 'sorun belirleme gücü', medyanın bu aşamadaki temel rolüdür.

Anahtar Kavram

Medyanın Gündem Belirleme (Agenda-Setting) Rolü
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 112Soru

Kamu politikası sürecinde vatandaşların ve kamuoyunun; belirli bir politika önerisi veya toplumsal sorun hakkında sandık başına giderek doğrudan görüş bildirmesine ve karar sürecine müdahil olmasına imkan tanıyan doğrudan katılım mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Referandum (Halkoylaması)

Cevap

Referandum (Halkoylaması)
Referandum (Halkoylaması), kamu politikası sürecinde vatandaşların bir politika içeriği hakkında doğrudan sandık başına giderek görüşlerini beyan etmelerini sağlayan en temel doğrudan katılım mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vatandaşların ve kamuoyunun kamu politikası sürecindeki katılım yollarını belirlemek.
Vatandaşlar gayriresmi aktörlerdir ancak doğrudan katılım araçlarını kullanabilirler.
Politika yapım sürecinde toplumsal meşruiyet ve doğrudan katılımın sağlanması için vatandaşın görüşüne ihtiyaç duyulur.
2
Metinde geçen 'sandık yoluyla doğrudan görüş bildirme' ifadesini analiz etmek.
Bu tanım referandum (halkoylaması) kavramına karşılık gelir.
Referandum, halkın bir yasayı veya politikayı doğrudan oylaması sürecidir.
3
Diğer seçeneklerdeki araçların hangi aktörlere ait olduğunu karşılaştırmak.
Diğer seçenekler resmi aktörlerin (yürütme, yasama, yargı, bürokrasi) yetki alanındadır.
Vatandaşların doğrudan karar alma yetkisi sadece belirli mekanizmalarla sisteme girdi sağladıklarında gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Vatandaş Katılım Mekanizmaları ve Kamuoyu
Tahmini Süre:45s
Soru 113Soru

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yürütme organı, idari işleyişin yanı sıra stratejik karar alma süreçlerinde de ağırlıklı bir konuma sahiptir. Özellikle kamu politikalarının hazırlık evresinde teknik uzmanlık sunmak, toplumsal ihtiyaçları politika taslaklarına dönüştürmek ve yürütmenin başı için sektörel stratejiler geliştirmekle görevli olan, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumsal yapılar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları

Cevap

Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, mevcut sistemde yürütmenin sadece yasaları uygulayan bir aygıt değil, aynı zamanda bilgi ve uzmanlığa dayalı politika üreten bir merkez olmasını sağlar. Dokuz farklı alanda yapılandırılan bu kurullar, doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışır ve politikaların tasarımı, stratejik analizi ve uzun vadeli vizyonunun oluşturulması süreçlerinde temel aktör olarak görev alırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütme organının mevcut sistemdeki genişleyen fonksiyonlarını analiz etmek.
Yürütmenin sadece uygulama değil, 'gündem belirleme' ve 'tasarım' aşamalarında uzmanlık kapasitesine ihtiyaç duyduğu belirlenir.
Soruda hazırlık evresi ve uzman görüşü sunan yapı sorulmaktadır.
2
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan idari yapıları gözden geçirmek.
Eğitim, Sağlık, Ekonomi gibi dokuz farklı alanda kurulan 'Politika Kurulları'nın bu stratejik görevi üstlendiği tespit edilir.
Bu kurullar, yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanına doğrudan politika önerisi sunan resmi organlardır.
3
Diğer resmi ve gayriresmi aktörleri görev alanlarına göre elemek.
Yasama komisyonları, siyasi partiler ve yerel idari birimler elenir.
Söz konusu birimlerin yürütme merkezindeki doğrudan politika tasarım yetkisi bulunmamaktadır.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Stratejik Kapasitesi ve Politika Kurulları

Daha Fazla Pratik

Yürütmenin diğer birimlerinden olan 'Cumhurbaşkanlığı Ofisleri' ile 'Politika Kurulları' arasındaki işlevsel farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 114Soru

Kamu politikası disiplininde 'yönetsel başkanlık' (administrative presidency) modeli; yürütme organının, geleneksel uygulama rolünün ötesine geçerek politika içeriğini bizzat belirlemesi ve düzenleyici yetkilerle bu içeriği resmileştirmesi esasına dayanır. Türkiye'deki mevcut hükümet sistemi içerisinde, yürütme organının politika sürecindeki 'gündem belirleme' ve 'formülasyon' gücünü, yasama sürecine ihtiyaç duymaksızın doğrudan bir 'karar alma' (meşrulaştırma) aracına dönüştüren temel fonksiyonel araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri

Cevap

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri
Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, modern kamu politikası literatüründe 'yönetsel başkanlık' modelinin en somut aracıdır. Bu mekanizma sayesinde yürütme organı, yasama organının onayı beklemeksizin politika içeriğini teknik detaylarıyla birlikte tasarlayabilir (formülasyon) ve bu içeriği yürürlüğe koyarak resmi bir politika çıktısına dönüştürebilir (karar alma). Bu durum, yürütmenin politika sürecindeki 'stratejik merkez' rolünü pekiştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütme organının modern kamu politikası sürecindeki rolünü analiz edin.
Yürütme sadece uygulayıcı değil, gündem belirleyici ve politika tasarlayıcı (formülatör) bir aktördür.
Başkanlık sistemlerinde yürütme, politika sürecinin merkezine kaymıştır.
2
Türkiye'deki mevcut sistemde yürütmenin (Cumhurbaşkanı) sahip olduğu düzenleyici yetkiyi değerlendirin.
Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, yasama sürecinden bağımsız olarak belirli alanlarda kural koyma gücü sağlar.
Kararnameler, politika formülasyonu (tasarım) ile meşrulaştırma (resmi karar) aşamalarını yürütme bünyesinde birleştirir.
3
Seçeneklerdeki resmi ve gayriresmi aktör ayrımını yapın.
Kararnameler resmi bir araç iken, lobi faaliyetleri ve medya etkileri gayriresmi girdilerdir.
Soruda istenen, yürütmenin doğrudan kullandığı işlevsel bir mekanizmadır.

Anahtar Kavram

Yönetsel Başkanlık ve Düzenleyici Yetki
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 115Soru

Modern kamu politikası analizinde yürütme organı; toplumsal sorunların tanımlanmasından çözüm alternatiflerinin üretilmesine kadar uzanan süreçte "stratejik bir orkestra şefi" rolü üstlenmektedir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları ve Ofisleri gibi yapıların oluşturulması, yürütmenin sadece "resmi bir aktör" olma sıfatını değil, aynı zamanda politika formülasyonundaki "bilgi ve uzmanlık" üzerindeki kontrolünü de pekiştirmiştir. Bu kurumsal dönüşümün, kamu politikası süreci üzerindeki en belirgin etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika formülasyonunun bürokratik hiyerarşiden bağımsızlaşarak "stratejik merkez"de yoğunlaşması ve bürokrasinin rolünün daha çok "icra" ile sınırlandırılması.

Cevap

Politika formülasyonunun bürokratik hiyerarşiden bağımsızlaşarak "stratejik merkez"de yoğunlaşması ve bürokrasinin rolünün daha çok "icra" ile sınırlandırılmasıdır.
Doğru cevap, yürütmenin kurumsal kapasitesindeki artışın politika sürecini nasıl yapısal olarak değiştirdiğini vurgular. Türkiye'de politika kurulları ve ofislerin varlığı, politika tasarımının (formülasyon) geleneksel bürokratik hiyerarşiden (bakanlık bürokrasisi) koparak Cumhurbaşkanlığına bağlı 'stratejik merkez'de toplanmasına neden olmuştur. Bu durum, bürokrasinin rolünü stratejik karar vericiden ziyade teknik uygulayıcıya dönüştürmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütme organının kurumsal değişimini analiz etmek.
Geleneksel icra rolünden stratejik tasarım rolüne geçiş tespit edildi.
Yeni hükümet sisteminde politika kurulları ve ofisler, yürütmenin zirvesinde bir 'stratejik merkez' oluşturmuştur.
2
Politika formülasyonu aşamasındaki aktör değişimini incelemek.
Formülasyon yetkisinin geleneksel bürokratik bakanlıklardan stratejik kurullara kaydığı görüldü.
Bürokrasi artık sadece teknik veri sağlayan ve kararları uygulayan bir aygıt haline gelirken, tasarım üst kademede yoğunlaşmaktadır.
3
Sonuçları değerlendirmek.
Yürütmenin bilgi ve tasarım üzerindeki tekelinin pekişmesi.
Bu durum, politikanın mutfağının bürokrasiden ziyade siyasi merkeze bağlı uzman kurullar olması anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Stratejik Kapasitesi ve Politika Formülasyonunun Merkezileşmesi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 116Soru

Türkiye'de kamu politikası süreci incelendiğinde; Avrupa Birliği (AB), IMF veya Dünya Bankası gibi uluslararası aktörlerin yerel politikalar üzerindeki etkisi farklı aşamalarda kendini gösterebilmektedir. Özellikle AB Müktesebatı'na uyum çalışmaları kapsamında, belirli bir alandaki yasal düzenleme ihtiyaçları için teknik uzmanlarca 'kanun taslaklarının' hazırlanması ve standartların belirlenmesi süreci, kamu politikası döngüsünün hangi aşamasında uluslararası aktörlerin en belirgin rolü üstlendiğini göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika formülasyonu - Uluslararası standartlara uygun çözüm alternatiflerinin ve yasal metin taslaklarının tasarlanması

Cevap

Politika formülasyonu aşaması, belirlenen soruna yönelik çözüm alternatiflerinin geliştirildiği ve yasal metin taslaklarının teknik düzeyde oluşturulduğu evredir.
Politika formülasyonu aşaması, kamu politikası döngüsünde bir soruna yönelik çözüm seçeneklerinin üretildiği, bu seçeneklerin analiz edildiği ve uygulama için gerekli olan kanun, yönetmelik veya strateji belgesi gibi 'metin taslaklarının' oluşturulduğu aşamadır. Avrupa Birliği direktiflerinin ulusal mevzuata aktarılması veya uluslararası örgütlerin standartlarının yerel yasa taslaklarına yansıtılması, tasarım (formülasyon) sürecinde uluslararası aktörlerin teknik uzmanlığından yararlanıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel eylemi tanımla
Yasal düzenleme taslaklarının hazırlanması ve teknik standartların belirlenmesi
Politika döngüsünün hangi aşamasında olduğumuzu anlamak için yapılan işin niteliğine bakılmalıdır.
2
Eylemi politika döngüsü aşamalarıyla eşleştir
Taslak hazırlama ve tasarım 'Formülasyon' aşamasına girer
Gündem belirleme sorunu seçer, formülasyon ise çözümü tasarlar.
3
Aktörlerin yetki sınırlarını kontrol et
Uluslararası aktörler taslak hazırlayabilir (formülasyon) ancak yasalaştıramaz (karar alma)
Karar alma aşaması resmi ve yerel otoritenin (yasama/yürütme) elindedir.

Anahtar Kavram

Politika Formülasyonu ve Uluslararası Aktörler

Daha Fazla Pratik

Uluslararası aktörlerin 'şartlılık' (conditionality) mekanizmasını kullanarak karar alma aşamasındaki dolaylı baskılarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 117Soru

Kamu politikası sürecinde bürokrasi, devletin günlük işleyişi sırasında elde ettiği saha tecrübesi ve veriler sayesinde, hangi toplumsal taleplerin 'resmi bir politika sorunu' olarak tanımlanacağını ve hükümetin çözüm bekleyen öncelikleri arasına gireceğini belirlemede kritik bir 'kapı tutucu' (gatekeeper) rolü üstlenebilmektedir. Bürokrasinin sahip olduğu bu işlev, politika sürecinin aşağıdaki aşamalarından hangisi üzerinde doğrudan ve başlatıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gündem belirleme

Cevap

Bürokrasinin sorunları tanımlayarak hükümetin öncelikleri arasına girmesini sağladığı 'kapı tutucu' rolü, gündem belirleme aşamasıyla ilgilidir.
Gündem belirleme seçeneği doğrudur; çünkü kamu politikası literatüründe 'kapı tutucu' rolü, toplumsal sorunların hangilerinin sistem içerisine alınarak resmi gündeme taşınacağını belirleme yetkisini ifade eder. Bürokrasinin elindeki veri ve teknik bilgi, siyasilere hangi konuların 'öncelikli problem' olduğunu göstermede en güçlü araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları analiz et.
'Kapı tutucu' (gatekeeper), 'sorun tanımlama' ve 'hükümetin öncelikleri arasına girme' ifadeleri tespit edildi.
Bu kavramlar bir meselenin kamu politikası döngüsüne giriş noktasını işaret eder.
2
Tespit edilen kavramları kamu politikası aşamalarıyla eşleştir.
Toplumsal bir talebin resmi bir sorun olarak kabul edilmesi 'Gündem Belirleme' aşamasının temel karakteristiğidir.
Gündem belirleme, hangi konuların tartışılacağına ve hangilerinin göz ardı edileceğine karar verilen aşamadır.
3
Diğer aşamaların bürokratik rollerini karşılaştır.
Formülasyon tasarım, meşrulaştırma onay, değerlendirme ise ölçüm odaklıdır.
Bürokrasi her aşamada aktör olsa da, 'kapı tutuculuk' doğrudan döngünün giriş kapısını (gündemi) kontrol etmekle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Bürokrasinin Gündem Belirlemedeki Rolü

Daha Fazla Pratik

Bürokrasinin uygulama aşamasındaki 'takdir yetkisi' kavramını inceleyerek, Lipsky'nin sokak düzeyi bürokrasi kuramına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 118Soru

Anthony Downs tarafından geliştirilen ve kamuoyunun belirli bir kamu politikası sorununa yönelik ilgisinin zaman içindeki değişimini inceleyen "Sorun-İlgi Döngüsü" (Issue-Attention Cycle) modeline göre; bir sorunun varlığının geniş kitlelerce kabul edildiği ve siyasal sistem üzerinde çözüm için yoğun bir baskı oluşturulduğu "alarm verici keşif ve coşkulu heves" aşamasının hemen ardından gelen, kamuoyunun çözümün getireceği ekonomik ve sosyal fedakarlıkların büyüklüğünü anlamaya başladığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önemli ilerleme kaydetmenin maliyetini fark etme aşaması

Cevap

Anthony Downs'un modelinde kamuoyunun çözüm için gereken bedelleri idrak ettiği evre 'Önemli ilerleme kaydetmenin maliyetini fark etme' aşamasıdır.
Önemli ilerleme kaydetmenin maliyetini fark etme aşaması, Downs'un modelindeki üçüncü evredir. Bu evrede kamuoyu, bir sorunu çözmenin sadece iyi niyetle değil, aynı zamanda toplumun belirli kesimlerinin çıkarlarından ödün vermesiyle veya ciddi bütçe harcamalarıyla mümkün olacağını anlar. Bu 'ayılma' süreci, kamuoyu desteğinin zayıflamaya başladığı kritik bir eşiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Downs'un Sorun-İlgi Döngüsü aşamalarını sırala.
1. Sorun Öncesi, 2. Heyecanlı Keşif, 3. Maliyetin Fark Edilmesi, 4. İlgide Düşüş, 5. Sorun Sonrası.
Modelin kronolojik akışını belirlemek soruyu çözmek için temel adımdır.
2
Heyecanlı keşif (2. aşama) sonrasındaki kırılma noktasını analiz et.
Heyecanın yerini rasyonel bir maliyet-fayda analizinin (3. aşama) aldığı görülür.
Soru, ikinci aşamadan hemen sonra gelen 'gerçeklikle yüzleşme' aşamasını sormaktadır.

Anahtar Kavram

Anthony Downs'un Sorun-İlgi Döngüsü (Issue-Attention Cycle)

İpuçları

1
Downs'un modeli kamuoyunun hevesinin neden kırıldığını açıklamaya odaklanır.

Daha Fazla Pratik

Cobb ve Ross'un Gündem Belirleme Modelleri (Dışsal Girişim, Seferberlik, İçsel Erişim) ile karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 119Soru

Bir çevre derneğinin, yürürlükteki maden arama yönetmeliğinin yerel su kaynakları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerini saha çalışmalarıyla izleyerek kapsamlı bir 'etki analiz raporu' hazırlaması; ardından bu raporu kamuoyuyla paylaşarak yeni bir doğa koruma kanununun yasallaşması için kitlesel bir kampanya yürütmesi, kamu politikası döngüsü ve aktörlerin rolleri açısından aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde nitelendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sivil toplum kuruluşunun (STK) politika değerlendirme aşamasında 'sosyal denetim' işlevi görerek elde ettiği bulguları, yeni bir 'gündem belirleme' süreci başlatmak için stratejik bir girdi olarak kullanması.

Cevap

Sivil toplum kuruluşunun (STK) politika değerlendirme aşamasında 'sosyal denetim' işlevi görerek elde ettiği bulguları, yeni bir 'gündem belirleme' süreci başlatmak için stratejik bir girdi olarak kullanması.
Doğru ifade, STK'ların kamu politikası döngüsündeki çift yönlü etkisini açıklar. STK'lar, uygulanan politikaların toplumsal maliyetlerini ve etkilerini gözlemleyerek 'sosyal denetim' yaparlar. Bu aşamada elde edilen veriler (etki analiz raporu), mevcut durumdaki eksiklikleri somutlaştırır ve bu eksikliklerin giderilmesi için yeni bir politika talebi (gündem belirleme) oluşturulmasında temel kanıt niteliği taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün türünü ve motivasyonunu belirle.
Çevre derneği, kâr amacı gütmeyen ve kamu yararı odaklı bir sivil toplum kuruluşudur (STK).
STK'ları çıkar gruplarından ayıran temel fark, tikel menfaat yerine genel/kolektif faydayı savunmalarıdır.
2
Faaliyetlerin hangi politika aşamasına karşılık geldiğini analiz et.
Maden yönetmeliğinin etkilerinin izlenmesi 'Değerlendirme', yeni yasa için kampanya yürütülmesi ise 'Gündem Belirleme' aşamasıdır.
Değerlendirme aşaması politikanın sonuçlarını ölçerken, gündem belirleme toplumsal sorunların siyasal önceliğe dönüşmesini sağlar.
3
STK'nın bu iki aşamadaki köprü rolünü tanımla.
STK'lar, 'sosyal denetim' yoluyla elde ettikleri verileri, karar alıcıları harekete geçirmek için kullanırlar.
Bu geri bildirim döngüsü, kamu politikası sürecinin dinamik ve sürekli olmasını sağlar.

Anahtar Kavram

STK'ların Politika Döngüsündeki Geri Bildirim Rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 120Soru

Kamu politikası analizinde, vatandaşların ve kamuoyunun gündem belirleme sürecindeki etkisini açıklayan en temel yaklaşımlardan biri E.E. Schattschneider’ın 'çatışmanın genişliği' (scope of conflict) kuramıdır. Bu kurama göre, bir toplumsal sorunun dar bir uzmanlar veya ilgililer çevresinden (politika alt sisteminden) çıkarılarak geniş kitlelerin dikkatine sunulmasının temel politik işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çatışmaya katılan aktörlerin kompozisyonunu değiştirerek, mevcut güç dengesini (yanlılığın mobilizasyonunu) statükoyu savunanlar aleyhine sarsmak

Cevap

Çatışmaya katılan aktörlerin kompozisyonunu değiştirerek mevcut güç dengesini (yanlılığın mobilizasyonunu) statükoyu savunanlar aleyhine sarsmak
Schattschneider'a göre politik mücadelelerin sonucu, çatışmanın ne kadar genişlediğine bağlıdır. 'Yanlılığın mobilizasyonu' kavramı, mevcut kurumsal yapıların bazı sorunları gündem dışında tutma eğilimini ifade eder. Vatandaşlar ve kamuoyu bu süreçte devreye girdiğinde, çatışmaya katılan aktör sayısı artar ve bu durum mevcut güç dengesini bozarak statükonun değişmesini, yani sorunun kurumsal gündeme taşınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Schattschneider'ın 'çatışmanın genişliği' kavramını analiz etme
Politikanın sonucunu çatışmaya katılanların sayısı ve niteliğinin belirlediği anlaşıldı.
Kuramın temel önermesi, çatışmanın genişletilmesinin (socialization of conflict) güç dengesini değiştirdiğidir.
2
'Yanlılığın mobilizasyonu' (mobilization of bias) kavramı ile ilişkilendirme
Kurumsal yapıların belirli çıkarları koruyacak şekilde örgütlendiği ve bu dengenin ancak dışarıdan bir baskıyla bozulabileceği tespit edildi.
Statükonun ancak çatışmanın kapsamı genişletilerek aşılabileceğini anlamak için bu kavram kritiktir.
3
Vatandaşların ve kamuoyunun bu süreçteki işlevini belirleme
Vatandaşların çatışmaya dahil olmasının, mevcut elit dengesini sarsan bir kaldıraç olduğu görüldü.
Kamuoyunun desteğini alan tarafın, kurumsal gündemi zorlama gücünün arttığı sonucuna varıldı.

Anahtar Kavram

Schattschneider'ın Çatışmanın Genişletilmesi ve Yanlılığın Mobilizasyonu Kuramı

Alternatif Yöntem

Cobb ve Ross'un 'Dışarıdan Başlatma Modeli' ile benzerlik kurularak, vatandaşın gündem belirleme gücünün 'genişleme' (expansion) aşamasında doruğa ulaştığı hatırlanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 6 / 12Sonraki
Kamu Politikası Aktörleri Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 6 | Examkin