Türkiye'nin İdari Teşkilatı

180 soru

Soru 161Soru

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, büyükşehir belediye meclisi tarafından alınan kararların kesinleşmesi ve yürürlüğe girmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kesinleşen meclis kararlarının yürürlüğe girebilmesi için mahallin en büyük mülki idare amirine gönderilmesi zorunludur.

Cevap

Kesinleşen meclis kararlarının yürürlüğe girebilmesi için mahallin en büyük mülki idare amirine gönderilmesi zorunludur.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14. maddesinin son fıkrası uyarınca; 'Büyükşehir belediye meclisi ve ilçe belediye meclis kararları, kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülki idare amirine gönderilir. Mülki idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.' Bu hüküm, kararın hukuken icra edilebilir hale gelmesi için bildirimi zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14. maddesinin incelenmesi.
Meclis kararlarının kesinleşme süreci (başkanın iade yetkisi ve meclisin ısrarı) ve yürürlük şartı tespit edilir.
Yasal dayanağın doğru belirlenmesi için.
2
Kararların kesinleşmesi ile yürürlüğe girmesi arasındaki farkın analiz edilmesi.
Kararların meclis içinde kesinleşmesi için mülki amir onayı gerekmediği, ancak yürürlük için mülki amire gönderilmesinin şart olduğu görülür.
İdari vesayet denetiminin usulünü anlamak için.
3
Seçeneklerin yasal hükümle karşılaştırılması.
Mülki idare amirine bildirilmemenin yaptırımının 'yürürlüğe girmeme' olduğu sonucuna varılır.
Doğru hukuki çıkarımı yapmak için.

Anahtar Kavram

Büyükşehir Belediye Meclisi Kararlarının Kesinleşmesi ve Yürürlüğe Girmesi

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediye meclisinin ilçe belediye bütçeleri üzerindeki 'değiştirerek onaylama' yetkisini, genel idari vesayet ilkeleriyle karşılaştırarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 162Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nin mülki idare yapılanması içerisinde yer alan merkezi idare taşra teşkilatının en büyük birimi olan "il idaresi" ve bu birimin en üst amiri olan "vali"nin anayasal statüsü ile yetki kullanımı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valinin yetki genişliği ilkesi kapsamında merkezi idareye danışmadan aldığı kararların mali yükümlülükleri, ilin sınırları içinde bulunduğu il özel idaresi bütçesinden karşılanır.

Cevap

Valinin yetki genişliği kapsamında yaptığı harcamaların il özel idaresi bütçesinden karşılanacağı ifadesi yanlıştır; bu harcamalar doğrudan merkezi idare (devlet) bütçesinden karşılanır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü valinin "yetki genişliği" (deconcentration) ilkesini kullanması, merkezi idare (devlet) adına bir yetki kullanımıdır. Bu ilke çerçevesinde verilen kararların ve yapılan harcamaların mali muhatabı doğrudan devlet tüzel kişiliğidir ve genel bütçeden karşılanır. İl özel idaresi ise yerinden yönetim ilkesine tabi, kendi bütçesi ve kamu tüzel kişiliği olan ayrı bir birimdir; valinin merkezi idare sıfatıyla yaptığı harcamalar bu birimin bütçesini bağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Valinin hukuki statüsünü analiz etme
Vali, ilde hem devletin hem de Cumhurbaşkanının temsilcisidir. Bu, merkezi idarenin (devlet tüzel kişiliğinin) bir parçası olduğu anlamına gelir.
Valinin kim adına hareket ettiğini belirlemek, mali sorumluluğun kime ait olduğunu anlamak için temeldir.
2
Yetki genişliği ilkesinin mali kaynağını belirleme
Yetki genişliği, merkezi idarenin bir yetkisinin taşradaki temsilciye (valiye) devridir. Bu yetki kullanılırken yapılan harcamalar 'merkezi idare bütçesinden' (genel bütçe) yapılır.
Yetkiyi kullanan makam devlet tüzel kişiliğini temsil ettiği için, borç ve alacak ilişkisi de devlet tüzel kişiliği üzerinde doğar.
3
Merkezi idare ile mahalli idare arasındaki ayrımı netleştirme
İl idaresi (merkezi idare) ile İl özel idaresi (mahalli idare) iki ayrı yapıdır. İl özel idaresinin kendine ait bir kamu tüzel kişiliği ve bütçesi vardır; valinin merkezi idare adına aldığı bir kararın faturası bu birime kesilemez.
Türkiye'deki idari bütünlük ilkesi içinde yerinden yönetim kuruluşlarının mali özerkliğini korumak esastır.

Anahtar Kavram

Yetki Genişliği ve Mali Sorumluluk Ayrımı
Soru 163Soru

52165216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 2828. maddesinin atfıyla uygulanan 53935393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca; bir büyükşehir belediye meclisinin, kendisinden beklenen görevleri süresi içinde yapmayı ihmal etmesi ve bu durumun belediye hizmetlerini sekteye uğratması halinde, meclisin feshine karar vermeye yetkili merci ve usul aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay tarafından karar verilir.

Cevap

Büyükşehir belediye meclisinin feshine, İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay tarafından karar verilir.
Büyükşehir belediye meclislerinin fesih usulü, 52165216 sayılı Kanun'un 2828. maddesi aracılığıyla 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 3030. maddesine tabidir. Bu maddeye göre, meclisin kanuni görevlerini yapmaması durumunda İçişleri Bakanlığı dosyayı hazırlar ve bildirimi yapar; nihai fesih kararını ise bir yargı mercii olan Danıştay verir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın tespit edilmesi
52165216 sayılı Kanun m.2828 ve 53935393 sayılı Kanun m.3030
Büyükşehir belediye meclislerinin feshine ilişkin usul, Belediye Kanunu'ndaki genel hükümlere atıf yapılarak düzenlenmiştir.
2
Fesih sebebinin değerlendirilmesi
Görevlerin ihmal edilmesi ve hizmetlerin aksaması
Meclisin feshine yol açan durumun kanuni şartlar (görev ihmali, siyasi meselelere müdahale vb.) kapsamında olması gerekir.
3
Yetkili mercilerin belirlenmesi
Bildirim yapan: İçişleri Bakanlığı, Karar veren: Danıştay
Anayasa'nın 127127. maddesi uyarınca, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yoluyla yapılır.

Anahtar Kavram

Büyükşehir Belediye Meclisinin Feshi Usulü

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediye meclisi ile büyükşehir belediye encümeni arasındaki üye yapısı ve yetki farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 164Soru

19821982 Anayasası ve 11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uyarınca, merkezi idare başkent teşkilatı içerisinde yer alan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En yüksek devlet memuru olan İdari İşler Başkanı tarafından yönetilir ve ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunmaz.

Cevap

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, en yüksek devlet memuru olan İdari İşler Başkanı tarafından yönetilir ve ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunmayıp devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alır.
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, 1 sayılı CBK uyarınca Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatının ana birimidir. Başkanı, en yüksek devlet memuru statüsündedir. Bu birim, devlet tüzel kişiliği içinde yer aldığı için ayrı bir kamu tüzel kişiliği ve özel bütçesi bulunmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Birim statüsünü belirle
İdari İşler Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatının en üst birimidir.
Teşkilat yapısındaki yerini saptamak doğru hukuki rejimi bulmayı sağlar.
2
Tüzel kişilik kontrolü yap
Bu birimin ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur; devlet tüzel kişiliğini kullanır.
Cumhurbaşkanlığına bağlı Ofisler ile arasındaki temel farkı ayırt etmek gerekir.
3
Yönetici unvanını kontrol et
Başındaki kişi 'İdari İşler Başkanı' olup Türk bürokrasisindeki en yüksek devlet memurudur.
Personel rejimi ve hiyerarşik konumu belirlemek için unvan kritiktir.

Anahtar Kavram

Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı Yapısı
Tahmini Süre:50s
Soru 165Soru

5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca, bir yerleşim yerinde belediye kurulabilmesi için gerekli olan nüfus eşiği, mesafe şartı ve kuruluş usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusu 5.0005.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde, kurulu bir belediyenin sınırlarına en az 5.0005.000 metre mesafede olması kaydıyla Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur.

Cevap

Nüfusu 5.0005.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde, kurulu bir belediyenin sınırlarına en az 5.0005.000 metre mesafede olması kaydıyla Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur.
Belediye Kanunu'na göre bir yerin belediye olabilmesi için temel şart nüfusun 5.0005.000 olmasıdır. Ayrıca, koruma alanları veya mevcut belediyelere 5.0005.000 metreden yakın yerlerde belediye kurulamaz. Kuruluş işlemi ise İçişleri Bakanlığı'nın bildirimi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfus kriterini belirle
5.0005.000 ve üzeri nüfus
5393 sayılı Belediye Kanunu Madde 4 uyarınca genel alt sınır budur.
2
Mesafe şartını kontrol et
Mevcut belediye sınırlarına en az 5.0005.000 metre mesafe
Yerleşim yerlerinin birbirine aşırı yakınlaşmasını ve hizmet bölünmesini engellemek için mesafe şartı aranır.
3
Yetkili makamı ve işlem türünü tespit et
Cumhurbaşkanı kararı
Mahalli idare birimi olan belediyelerin tüzel kişilik kazanması yürütme organının kararıyla gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Belediye İdaresinin Kuruluşu

İpuçları

1
Belediye kurulması için gereken nüfus, köy sınırının (2.0002.000) üzerindedir.
2
Kuruluş işlemi için merkezi idarenin en üst makamının onayı gerekir.
3
Kanunda hem nüfus hem de mesafe için aynı sayısal değer (5.0005.000) kullanılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediyelerinin kurulması için gereken nüfus eşiği (750.000750.000) ve kuruluş usulünü (Kanun) inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 166Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında mahalli idare birimi olan il özel idaresinin yönetim yapısı ve organları dikkate alındığında; bu idarenin 'yürütme organı' sıfatıyla tüzel kişiliği temsil eden Vali ile 'yürütme ve danışma' işlevlerini yerine getiren İl Encümeninin oluşumu hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olup; başkanlık ettiği il encümeninin atanmış üyelerini her yıl kendi birim amirleri arasından belirler.

Cevap

Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olup; başkanlık ettiği il encümeninin atanmış üyelerini her yıl kendi birim amirleri arasından belirler.
Doğru ifade, valinin il özel idaresindeki hukuki statüsünü ve encümenin karma yapısındaki belirleyici rolünü tam olarak yansıtmaktadır. 53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na göre Vali, bu idarenin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Ayrıca encümene başkanlık eder ve encümenin atanmış kanadını oluşturan 33 birim amirini bizzat kendisi belirler.

Adım Adım Çözüm

1
İl özel idaresinin yürütme organlarını belirle.
Yürütme organı Validir; İl Encümeni ise yürütme ve danışma işlevi gören bir kuruldur.
İl özel idaresinin hiyerarşik ve yönetsel yapısını anlamak için organların hukuki statüsü belirlenmelidir.
2
İl Encümeninin üye bileşimini analiz et.
Vali (Başkan) + 33 seçilmiş üye (İl Genel Meclisinden) + 33 atanmış üye (Birim amirlerinden) = Toplam 77 kişi.
Kurulun karma yapısını (seçilmiş ve atanmış üyelerin birlikteliği) teyit etmek gerekir.
3
Merkezi idare organları ile karşılaştır.
İl İdare Kurulu (Vali, Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar vb.) merkezi idarenin bir parçasıyken, İl Encümeni mahalli idarenin bir organıdır.
Adayın yerinden yönetim ve merkezden yönetim organlarını karıştırıp karıştırmadığı denetlenir.

Anahtar Kavram

İl özel idaresinin yürütme yapısı ve İl Encümeninin karma (seçilmiş/atanmış) kuruluş usulü.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 167Soru

Türkiye'nin mülki idare yapılanması içerisinde, merkezi idarenin ildeki en yüksek danışma ve karar organı olan "İl İdare Kurulu"nun yapısı, üyeleri ve görevleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl idaresi ile yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla, İl Genel Meclisi'nin kendi üyeleri arasından seçeceği üç temsilci de kurulun üye yapısına dahil edilir.

Cevap

İl Genel Meclisi üyelerinin kurulda yer aldığını belirten seçenek yanlıştır; çünkü İl İdare Kurulu tamamen merkezi idarenin hiyerarşik yapısı içindeki kamu görevlilerinden oluşur.
İl İdare Kurulu, merkezi idarenin (devletin) taşra teşkilatında yer alan bir kuruldur. Bu kurulda halk tarafından seçilen veya mahalli idare organlarından (İl Genel Meclisi gibi) gelen temsilciler bulunmaz. Seçilmiş üyelerin katılımı, yerinden yönetim kuruluşu olan İl Özel İdaresi'nin 'İl Encümeni' için geçerli bir kuraldır.

Adım Adım Çözüm

1
İl İdare Kurulu'nun hukuki statüsünü belirle.
İl İdare Kurulu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na göre 'Merkezi İdare Taşra Teşkilatı' (İl İdaresi) içinde yer alan bir yardımcı organdır.
Organın hangi tüzel kişilik (Devlet Tüzel Kişiliği) içinde olduğunu anlamak, üyelerinin kim olabileceğini belirlemek için temeldir.
2
Kurulun üye yapısını (kompozisyonunu) incele.
Kurul; Vali (başkan), Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim, Sağlık, Tarım ve Orman, Çevre ve Şehircilik müdürlerinden oluşur.
Bu üyelerin tamamı 'atamış' devlet memurlarıdır ve hiyerarşik yapıya dahildir.
3
Mahalli idare organları ile karşılaştır.
İl Genel Meclisi ve bu meclis içinden seçilen üyeler, 'İl Özel İdaresi' (Mahalli İdare) organı olan İl Encümeni'nde görev alırlar.
Merkezi idare ile yerinden yönetim (mahalli idare) organlarını birbirine karıştırmamak KPSS sorularında en kritik ayırt edici noktadır.

Anahtar Kavram

Merkezi İdare Taşra Teşkilatı ve Mahalli İdare Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İl İdare Kurulu ile İlçe İdare Kurulu arasındaki üye farklarını (hukuk işleri müdürü yerine yazı işleri müdürü vb.) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 168Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında 'Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar', merkezi idarenin karar alma süreçlerinde teknik, mali ve hukuki görüşleriyle destek veren ancak kural olarak icrai yetkisi bulunmayan birimlerdir.

Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşların hukuki statüleri ve işleyişleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet Denetleme Kurulu, idarenin hukuka uygunluğunun ve verimliliğinin sağlanması amacıyla doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışan bir 'Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluş'tur.

Cevap

Devlet Denetleme Kurulu'nun bir 'yardımcı kuruluş' olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü bu kurul Cumhurbaşkanlığına bağlı bir merkez birimidir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Devlet Denetleme Kurulu (DDK), merkezi idarenin başkent teşkilatı içerisindeki 'yardımcı kuruluşlar' arasında değil, Cumhurbaşkanlığı makamına doğrudan bağlı bir 'merkez birimi' olarak yapılandırılmıştır. Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar sadece Danıştay, Sayıştay, MGK ve Ekonomik ve Sosyal Konsey'den oluşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Başkent teşkilatı şemasını analiz etme
Başkent teşkilatı; Merkez Teşkilatı (Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı birimleri, Bakanlıklar) ve Yardımcı Kuruluşlar (Danıştay, Sayıştay, MGK, ESK) olarak ikiye ayrılır.
Kuruluşların hiyerarşik veya yardımcı konumunu belirlemek için temel ayrımı bilmek gerekir.
2
Yardımcı kuruluşları listeleme
Anayasa ve idari doktrine göre başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar dört tanedir: Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK).
Seçeneklerdeki kurumların bu listede olup olmadığını denetlemek için.
3
Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) statüsünü değerlendirme
Anayasa'nın 108. maddesine göre DDK, 'Cumhurbaşkanlığına bağlı' bir denetleme birimidir. Bu birim yardımcı kuruluşlar kategorisinde değil, Cumhurbaşkanlığı teşkilatı (merkez) içinde yer alır.
DDK'nın yapısal konumunu netleştirerek hatayı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar ve Merkez Teşkilatı Ayrımı

İpuçları

1
Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşların sayısı sınırlıdır (numerus clausus).

Daha Fazla Pratik

Başkent yardımcı kuruluşlarından olan Danıştay ve Sayıştay'ın Anayasa'nın hangi bölümünde (Yürütme mi, Yargı mı) düzenlendiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 169Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısı içerisinde yerinden yönetim ilkesine dayanan il özel idarelerinde, en üst karar organı olan il genel meclisi tarafından alınan kararların kesinleşmesi ve yürürlüğe girmesi süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis kararları valiye gönderilir; vali, hukuka aykırı gördüğü kararları yedi gün içinde meclise iade edebilir, iade edilmeyen kararlar kesinleşir.

Cevap

İl genel meclisi kararlarının valiye gönderilmesi ve valinin yedi gün içinde iade etmemesi durumunda kararların kesinleşmesi ilkesi doğrudur.
İl özel idaresinin karar organı olan il genel meclisi tarafından alınan kararların hukuki denetimi vali tarafından yapılır. 5302 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre; kararlar valiye gönderilir, vali hukuka aykırı bulduğu kararları 7 gün içinde iade edebilir, iade etmezse kararlar kesinleşir. Bu mekanizma, idari vesayet denetiminin bir görünümüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Kararın valiye sevki
İl genel meclisi kararlarının tam metni, en geç beş gün içinde valiye gönderilir.
Hukuki denetim sürecinin başlaması için yürütme başı olan valinin bilgilendirilmesi gerekir.
2
Valinin inceleme süreci
Vali, hukuka aykırı gördüğü kararları yedi gün içinde gerekçesini belirterek meclise iade eder.
Vesayet makamı olan valiye tanınan hukuka uygunluk denetimi yetkisinin kullanılmasıdır.
3
Kesinleşme ve yürürlüğe girme
Vali tarafından iade edilmeyen kararlar yedi günün sonunda kesinleşir ve yürürlüğe girer.
İdari işlemlerin istikrarı ilkesi gereği belirli bir süre sonunda kararın icrai nitelik kazanması sağlanır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve İl Özel İdaresi Karar Süreci

Daha Fazla Pratik

İl encümeninin seçilmiş ve atanmış üyelerden oluşan karma yapısını ve valinin encümen başkanlığı görevini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 170Soru

54425442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 33 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uyarınca, merkezi idarenin taşra teşkilatı yapılanması içerisinde yer alan ilçe idaresi ve kaymakamlık makamının hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaymakam, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfına dahil bir meslek memuru olup Cumhurbaşkanı onayı ile atanır.

Cevap

Kaymakam, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfına dahil bir meslek memuru olup Cumhurbaşkanı onayı ile atanır.
Kaymakamlık makamı, hukuk sistemimizde mülki idare amirliği hizmetleri sınıfına dahil bir meslek memurluğudur. Atama usulü bakımından ise 33 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki olan II sayılı cetvelde yer aldığı için Cumhurbaşkanı Kararı ile değil, Cumhurbaşkanı Onayı ile göreve getirilir. Ayrıca 54425442 sayılı Kanun uyarınca ilçede Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaymakamlık makamının memuriyet statüsünü belirle.
Kaymakamlık, valiliğin aksine bir 'meslek memurluğu'dur (kariyer meslek).
Valilik istisnai memurluk iken, kaymakamlık mülki idare amirliği sınıfında yetişme ve sınav şartına bağlı bir meslektir.
2
Atama usulünü mevzuat çerçevesinde analiz et.
3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne göre kaymakamlar II sayılı cetvelde yer alır.
I sayılı cetveldekiler (Valiler gibi) Cumhurbaşkanı Kararı ile, II sayılı cetveldekiler (Kaymakamlar gibi) Cumhurbaşkanı Onayı ile atanır.
3
Temsil ve yetki sınırlarını kontrol et.
Yetki genişliği sadece il idaresine (valiye) özgü bir anayasal ilkedir.
Anayasa madde 126 uyarınca yetki genişliği il merkezi idaresi için tanımlanmıştır, ilçeye teşmil edilemez.

Anahtar Kavram

Kaymakamın Hukuki Statüsü ve Atama Usulü
Soru 171Soru

İdare hukukunda hizmet yerinden yönetim kuruluşları (kamu kurumları); uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren belirli bir kamu hizmetinin, merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışına çıkarılarak ayrı bir kamu tüzel kişiliği ve özerk bütçe ile örgütlenmesi esasına dayanır. Bu kuruluşlar merkezi idare ile hiyerarşi ilişkisi içinde değil, idari vesayet denetimi altında yer alırlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan bir hizmet yerinden yönetim kuruluşudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT)

Cevap

Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT)
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT), Anayasa'da (m. 133) özerkliği ve kamu tüzel kişiliği vurgulanan, yayıncılık gibi teknik bir hizmeti yürütmek üzere merkezi idarenin hiyerarşisi dışında örgütlenmiş tipik bir hizmet yerinden yönetim kuruluşudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim türlerini ayrıştırma
Yerinden yönetim; 'yer yönünden' (mahalli idareler) ve 'hizmet yönünden' (kamu kurumları) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'hizmet yerinden yönetim' kategorisini netleştirmek için.
2
Kamu tüzel kişiliği varlığını sorgulama
TRT ve Büyükşehir Belediyesi kamu tüzel kişiliğine sahipken; İl Emniyet Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Mahalle Muhtarlığı devlet tüzel kişiliği içindedir.
Hizmet yerinden yönetim kuruluşlarının olmazsa olmaz şartı olan ayrı tüzel kişiliği tespit etmek için.
3
Hizmet vs. Yer ayrımı yapma
Büyükşehir Belediyesi coğrafi esaslı (yer yönünden) bir kuruluş iken, TRT belirli bir yayıncılık hizmeti (hizmet yönünden) için kurulmuştur.
Mahalli idareler ile hizmet kuruluşlarını birbirine karıştırmamak için.

Anahtar Kavram

Hizmet Yerinden Yönetim Kuruluşlarının Ayırt Edici Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Üniversitelerin ve KİT'lerin tüzel kişilik yapılarını inceleyerek hizmet yerinden yönetimindeki yerlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 172Soru

53935393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca, bir belediyenin sınırlarının tespit edilmesi veya mevcut sınırların değiştirilmesi sürecinde; belediye meclisinin kararı ve ilgili kaymakamın görüşü alındıktan sonra sınırların kesinleşmesi için gerekli olan onay makamı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali

Cevap

Belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile kesinleşir.
Doğru seçenek olan valilik makamı, 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 66. maddesinde belediye sınırlarının kesinleşmesi için yetkili kılınan tek makamdır. Süreç, belediye meclisinin iradesi ile başlar, kaymakamın yerel mülki idare görüşüyle devam eder ve valinin onayıyla hukuken kesinlik kazanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 66. maddesi incelenir.
Belediye sınırlarının tespiti ve kesinleşme usulü bu maddede düzenlenmiştir.
2
Sürecin aşamalarının analizi
Süreç: Belediye Meclisi Kararı \rightarrow Kaymakam Görüşü \rightarrow Vali Onayı.
Sınır değişikliği veya tespiti için yerel karar ve mülki amir görüşü sonrası hiyerarşik onay gereklidir.
3
Onay makamının teyit edilmesi
Kesinleşme için valinin onayı şarttır.
Kanun koyucu sınır tespitinde yerel mülki amiri (vali) nihai karar verici olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Belediye Sınırlarının Kesinleşme Usulü

Daha Fazla Pratik

Belediyenin kurulması (Madde 44) ile sınır tespiti (Madde 66) arasındaki makam ve yöntem farklarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 173Soru

53935393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca, belediye organlarının veya bu organların üyelerinin görevden uzaklaştırılması, görevlerinin sona ermesi veya meclisin feshi süreçleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye başkanlığının, seçilme yeterliğinin kaybedilmesi nedeniyle sona ermesine (düşürülmesine) İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay karar verir.

Cevap

Belediye başkanlığının seçilme yeterliliğinin kaybı nedeniyle sona ermesi kararını, İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay verir.
Seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi durumunda belediye başkanlığının sona ermesi, belediye idaresinin özerkliği ve anayasal güvencesi gereği yargısal bir süreç gerektirir. 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 4444. maddesi uyarınca, bu durumda belediye başkanlığının düşmesine İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay tarafından karar verilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirle
İşlem 'geçici uzaklaştırma' değil, 'görevin sona ermesi (düşürülme)' niteliğindedir.
Seçilme yeterliliğinin kaybı geri dönülemez bir durumdur ve nihai karar gerektirir.
2
Yetkili makamları eşleştir
Geçici önlemlerde (uzaklaştırma) İçişleri Bakanı, nihai sonlandırmalarda (düşürme/fesih) Danıştay yetkilidir.
53935393 sayılı Kanun'un 4444 ve 4747. maddeleri yetki paylaşımını bu şekilde düzenlemiştir.
3
Yasal prosedürü doğrula
İçişleri Bakanlığı bildirir, Danıştay karara bağlar.
Anayasal güvence gereği mahalli idare organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri ancak yargı kararıyla mümkündür.

Anahtar Kavram

Belediye Organlarının Denetimi ve Görevden Düşürülme Yetkisi

Daha Fazla Pratik

Belediye meclisinin feshi durumunda encümenin memur üyelerinin meclis görevini üstlendiği 'Geçici Encümen' yapısını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 174Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında yer alan 'Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar', merkezi idarenin karar alma süreçlerinde teknik, mali ve hukuki görüşler sunan anayasal birimlerdir.

Buna göre, söz konusu yardımcı kuruluşların hukuki statüleri ve işleyişleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sayıştay; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler ile mahalli idarelerin hesaplarını TBMM adına denetleyip kesin hükme bağlama yetkisine sahip olan ve 1982 Anayasası'nın 'Yargı' bölümünde düzenlenen bir yardımcı kuruluştur.

Cevap

Sayıştay, merkezi ve mahalli idarelerin denetimini yapan ve Anayasa'nın 'Yargı' bölümünde yer almasına rağmen işlevsel olarak yardımcı kuruluş sayılan bir kurumdur.
Sayıştay, 1982 Anayasası'nın 160. maddesinde 'Yargı' bölümü altında düzenlenmiştir. Hem merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareleri hem de mahalli idareleri (belediyeler ve il özel idareleri) TBMM adına denetleme ve sorumluların hesaplarını kesin hükme bağlama yetkisine sahiptir. İdari teşkilat şemasında ise merkezi idareye mali konularda yardımcı olan bir 'başkent yardımcı kuruluşu' olarak tasnif edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumların teşkilat şemasındaki yerini tespit etme
Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar Danıştay, Sayıştay, MGK ve Ekonomik ve Sosyal Konsey olarak dörde ayrılır.
DDK ve Kamu Denetçiliği Kurumu gibi birimlerin yardımcı kuruluş olmadığını elemek için gereklidir.
2
Anayasal düzenlemeleri ve güncel değişiklikleri inceleme
2017 değişiklikleri ile Danıştay'ın kanun tekliflerini inceleme görevinin sona erdiği ve MGK gündem belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanı'na ait olduğu netleşmiştir.
Yanlış seçeneklerdeki yapısal ve işlevsel hataları ayıklamak için gereklidir.
3
Sayıştay'ın özel statüsünü değerlendirme
Sayıştay Anayasa'nın 'Yargı' bölümündedir ancak merkezi idarenin karar organlarına (özellikle mali konularda) görüş ve denetim desteği sunduğu için idari doktrinde yardımcı kuruluş sayılır.
En teknik ve doğru olan bilginin doğrulanması için gereklidir.

Anahtar Kavram

Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşların Fonksiyonel Ayrımı ve Anayasal Statüsü

Daha Fazla Pratik

Sayıştay ve Danıştay'ın anayasal bölümlerini ve 2017 sonrası değişen MGK üye yapısını (Jandarma'nın çıkarılması gibi) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 175Soru

İdare hukukunda, belirli bir uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren kamu hizmetlerinin merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışına çıkarılarak, ayrı bir kamu tüzel kişiliği ve bütçe özerkliği ile örgütlenmesi sonucunda "hizmet yerinden yönetim kuruluşları" (kamu kurumları) oluşmuştur. Bu kuruluşlar üzerinde merkezi idarenin hiyerarşi değil, idari vesayet denetimi yetkisi bulunur.

Buna göre, aşağıda verilen idari birimlerden hangisi bir "hizmet yerinden yönetim kuruluşu" niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)

Cevap

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), anayasal ve yasal çerçevede devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine, kendi karar organlarına ve özerk bir bütçeye sahip olan, belirli bir teknik hizmeti (sosyal güvenlik) uzmanlık esasına göre yürüten bir kamu kurumudur. Bu özellikleri nedeniyle 'hizmet yerinden yönetim kuruluşları' kategorisinde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim türlerini ayırt etme
Yerinden yönetim; 'Yer yönünden' (mahalli idareler) ve 'Hizmet yönünden' (kamu kurumları) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'hizmet yerinden yönetim' kuruluşunu bulmak için coğrafi temelli yerel yönetimleri (belediye, köy, il özel idaresi) elemek gerekir.
2
Kamu tüzel kişiliği varlığını kontrol etme
Seçeneklerdeki kurumların devlet tüzel kişiliği (merkezi idare) içinde mi yoksa ayrı bir kamu tüzel kişiliği mi olduğunu belirleme.
Hizmet yerinden yönetim kuruluşları mutlaka ayrı bir kamu tüzel kişiliğine ve bütçeye sahip olmalıdır.
3
Kurumların hukuki statüsünü analiz etme
Diyanet, Emniyet ve DDK merkezi idare içindedir; İl Özel İdaresi mahalli idaredir; SGK ise hizmet yerinden yönetim kuruluşudur.
SGK'nın kendine has bir kanunu, bütçesi, personeli ve belirli bir teknik alanda (sosyal güvenlik) uzmanlaşmış yapısı vardır.

Anahtar Kavram

Hizmet Yerinden Yönetim Kuruluşlarının Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 176Soru

54425442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 33 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, merkezi idarenin taşra teşkilatı yapılanması içerisinde yer alan ilçe idaresi ve kaymakamın hukuki statüsüne dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaymakam, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfına dahil bir kariyer meslek mensubu olup doğrudan Cumhurbaşkanı kararı ile atanır.

Cevap

Kaymakamların mülki idare amirliği sınıfında yer alması doğru bir bilgi olsa da, atama usulü bakımından Cumhurbaşkanı kararı ile değil, Cumhurbaşkanı onayı ile göreve getirilmeleri gerekmektedir.
Doğru olmayan ifade, kaymakamın 'Cumhurbaşkanı kararı' ile atandığını belirten seçenektir. 33 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca kaymakamlar (II) sayılı cetvelde yer almaktadır ve bu cetveldeki görevliler Cumhurbaşkanı kararı ile değil, 'Cumhurbaşkanı onayı' ile atanmaktadır. Cumhurbaşkanı kararı doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından tesis edilen bir işlemken, onay süreci genellikle bir bakanlığın teklifine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaymakamlık makamının hukuki niteliği ve atama usulünü incele.
Kaymakamlık bir 'kariyer' meslektir. 33 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki olan (II) sayılı cetvelde yer alır.
Mülki idare amirlerinin atama usullerindeki hiyerarşik farkı ayırt etmek gerekir.
2
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ndeki (I) ve (II) sayılı cetvel ayrımını uygula.
Valiler (I) sayılı cetvelde olup 'Cumhurbaşkanı kararı' ile; kaymakamlar (II) sayılı cetvelde olup 'Cumhurbaşkanı onayı' ile atanır.
Üst düzey kamu yöneticilerinin atama yetki türlerini (karar vs. onay) belirlemek için gereklidir.
3
Diğer idari özellikleri (temsil, kurul yapısı, kuruluş usulü) doğrula.
İlçenin kanunla kurulması, kaymakamın yetki genişliğinin olmaması ve devlet temsilcisi sayılmaması güncel mevzuatla uyumludur.
Seçenekler arasında hangisinin hatalı olduğunu kesinleştirmek için diğer önermelerin doğruluğu teyit edilir.

Anahtar Kavram

Kaymakamın Atama Usulü ve Hukuki Statüsü
Soru 177Soru

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu çerçevesinde, il özel idaresinin hem yürütme hem de danışma organı niteliğini taşıyan "il encümeni"nin başkanlığı ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl encümenine vali başkanlık eder; valinin katılamadığı toplantılarda valinin görevlendireceği genel sekreter veya bir yardımcısı başkanlık yapar.

Cevap

İl encümenine vali başkanlık eder; valinin bulunmadığı durumlarda ise valinin görevlendireceği genel sekreter veya bir yardımcısı bu görevi yürütür.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 25. maddesine göre il encümenine vali başkanlık eder. Valinin toplantıya katılamaması halinde, valinin bu görev için belirleyeceği genel sekreter ya da vali yardımcısı toplantıyı yönetir. Bu kural, il özel idaresindeki 'yürütme' fonksiyonunun merkezi idarenin temsilcisi olan vali ile mahalli idarenin organı arasındaki bağı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İl özel idaresinin organlarını belirle.
Vali (Yürütme/Baş), İl Genel Meclisi (Karar), İl Encümeni (Yürütme/Danışma).
Sorunun hangi organla ilgili olduğunu netleştirmek için.
2
İl encümeninin başkanlık kuralını hatırla.
5302 sayılı Kanun madde 25 uyarınca başkan validir.
Yönetim modelinde yürütmenin başı olan valinin encümen üzerindeki rolünü tespit etmek için.
3
Valinin katılamama durumundaki vekalet usulünü kontrol et.
Valinin görevlendireceği genel sekreter veya yardımcı başkanlık eder.
Başkanlık mekanizmasının sürekliliğini anlamak için.

Anahtar Kavram

İl özel idaresi organlarından il encümeninin karma yapısı ve valinin başkanlık sıfatı.
Soru 178Soru

53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca, İl Genel Meclisinin Danıştay tarafından feshedilmesi veya meclis toplantılarının ertelenmesi durumunda; yeni meclis seçilip göreve başlayıncaya kadar meclisin ve encümenin görev ve yetkileri aşağıdakilerden hangisi tarafından yürütülür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valinin görevlendireceği, biri yazı işleri müdürü olmak üzere beş birim amirinden oluşan encümen

Cevap

Valinin görevlendireceği, biri yazı işleri müdürü olmak üzere beş birim amirinden oluşan encümen
İl özel idarelerinde demokratik yollarla seçilen İl Genel Meclisinin Danıştay tarafından feshedilmesi durumunda, idarenin kamu tüzel kişiliği sona ermez ancak karar mekanizması boşlukta kalır. 53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 3434. maddesine göre, bu durumda meclis ve encümenin yetkileri; valinin görevlendireceği, biri yazı işleri müdürü olmak üzere beş birim amirinden oluşan encümen tarafından yerine getirilir. Bu yapı, siyasi temsilin yerini geçici olarak teknik bürokrasiye bırakmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İl Genel Meclisinin feshinin hukuki sonucunu belirleme
53025302 sayılı Kanun'un 3434. maddesi uyarınca meclisin feshi halinde organların yetkisiz kaldığı tespit edilir.
Organların feshi, mahalli idarenin (kamu tüzel kişisinin) devamlılığı ilkesi gereği yetkilerin geçici olarak kime devredileceğinin bilinmesini gerektirir.
2
Yetkiyi devralacak yapının kompozisyonunu inceleme
Meclis ve encümenin tüm yetkilerinin 'memur üyelerden oluşan bir encümen' tarafından yürütüleceği hükmüne ulaşılır.
Siyasi organın yokluğunda, kamu hizmetlerinin aksamaması için idarenin teknik/bürokratik kanadına geçici yetki tanınmıştır.
3
Doğru heyet yapısını teyit etme
Bu heyetin Valinin görevlendireceği 11 yazı işleri müdürü ve 44 diğer birim amiri olmak üzere toplam 55 kişiden oluştuğu netleştirilir.
Kanun koyucu, merkezi idarenin temsilcisi olan valiye bu heyeti oluşturma yetkisi vermiştir.

Anahtar Kavram

İl Özel İdaresi Organlarının Feshi ve Yetki Devri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 179Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında yer alan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının anayasal statüsü ve idari sistem içindeki yerleri dikkate alındığında, bu kuruluşların sorumlu organlarının görevlerine son verilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumlu organların görevlerine son verilmesi, ancak kanunun belirttiği sebeplerle yargı kararı neticesinde mümkündür.

Cevap

Sorumlu organların görevlerine son verilmesi, ancak kanunun belirttiği sebeplerle yargı kararı neticesinde mümkündür.
Doğru ifade, meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine son verilmesinin ancak yargı kararıyla mümkün olduğunu belirtmektedir. 19821982 Anayasası'nın 135135. maddesine göre, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyet gösteren organlarının görevine son verilmesi, kanunun belirttiği merciin (genellikle valilik veya ilgili bakanlık) istemi üzerine, yargı kararıyla gerçekleşir. Bu durum, kuruluşların idari özerkliğini koruyan temel bir anayasal güvencedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal dayanağın belirlenmesi
19821982 Anayasası'nın 135135. maddesi incelenmiştir.
Meslek kuruluşlarının hukuki rejimi bu maddede özel olarak düzenlenmiştir.
2
Organların güvencesinin analizi
Organların görevden uzaklaştırılması için idari bir karar yerine yargı kararının gerektiği saptanmıştır.
Bu kuruluşların özerkliğini korumak adına merkezi idarenin doğrudan müdahalesi sınırlandırılmıştır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Yargısal Denetim Güvencesi
Soru 180Soru

1982 Anayasası ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri çerçevesinde, merkezi idarenin en büyük taşra birimi olan il idaresinin teşkilat yapısı ve valinin hukuki statüsü dikkate alındığında; valinin yetki kullanımı ve denetim yetkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, ilde devletin ve Cumhurbaşkanının temsilcisi sıfatıyla merkezi idare birimleri üzerinde hiyerarşi, mahalli idareler üzerinde ise idari vesayet yetkisini kullanır.

Cevap

Vali, ilde hem devletin hem de Cumhurbaşkanının temsilcisi olarak merkezi idare birimleri üzerinde hiyerarşi, mahalli idareler üzerinde ise idari vesayet yetkisine sahiptir.
Doğru seçenek, valinin ildeki çift yönlü temsil ve denetim rolünü tam olarak yansıtmaktadır. Vali, ildeki bakanlık kuruluşlarının (merkezi taşra) hiyerarşik üstüdür; ancak kendi kamu tüzel kişiliği olan yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler) üzerinde sadece kanunla sınırlı bir idari vesayet denetimi yapabilir.

Adım Adım Çözüm

1
İl idaresinin hukuki statüsünü tespit etmek
İl idaresi, merkezi idarenin taşra teşkilatıdır ve ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur.
Merkezi idareye bağlı birimler devlet tüzel kişiliği içinde yer aldığından denetim hiyerarşi ile sağlanır.
2
Yetki genişliği ilkesinin öznesini belirlemek
Anayasa madde 126 uyarınca yetki genişliği sadece illerde ve valilere tanınmıştır.
Kaymakam gibi diğer taşra amirlerinin bu yetkiyi kullanması anayasal olarak mümkün değildir.
3
Valinin denetim yetkilerinin türünü analiz etmek
Merkezi birimler (taşra teşkilatı) üzerinde hiyerarşi; belediye, köy ve il özel idaresi (mahalli idareler) üzerinde idari vesayet yetkisi mevcuttur.
İdarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca, farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim ancak idari vesayet ile olabilir.

Anahtar Kavram

İdarenin Bütünlüğü: Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Valinin adli ve askeri kuruluşlar üzerindeki (olmayan) denetim yetkilerini ve İl İdare Kurulu'nun disiplin cezası verme yetkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 9 / 9
Türkiye'nin İdari Teşkilatı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 9 | Examkin