Kamu borçlarının sınıflandırılmasında kullanılan geleneksel ölçütlerden biri de "sağlandığı para cinsi"dir. Günümüzde sermaye hareketlerinin serbestleşmesi, alacaklının ikametgâhı ile borcun sağlandığı para cinsi arasındaki klasik uyumu büyük ölçüde bozmuştur.
Bir ülkenin Hazinesi, yeni borçlanma stratejisi kapsamında iki farklı işlem gerçekleştirmiştir:
I. İşlem: Yurt dışı piyasalarda, tamamen yabancı uyruklu yatırımcılara satılmak üzere "ulusal para birimi" üzerinden tahvil ihraç edilmiştir.
II. İşlem: Yurt içi piyasalarda, yalnızca yerleşik ticari bankaların katıldığı ihalelerde "yabancı para (döviz)" üzerinden borçlanma senedi satılmıştır.
Sadece "sağlandığı para cinsi" ölçütü dikkate alındığında, bu borçlanma işlemleri ve devlete yüklediği makroekonomik riskler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- II. işlem sonucunda ihraç edilen senetler dış borç statüsünde kabul edilir ve hazine, bu borcun anapara ve faiz ödemelerinde kur riskini üstlenmek durumundadır.Cevap
- BI. işlem sonucunda ihraç edilen senetler dış borç olarak sınıflandırılır ve ulusal paranın değer kaybetmesi (devalüasyon) durumunda devletin reel borç yükü artış gösterir.
- CII. işlem yerleşik kurumlara yapıldığı için iç borç niteliği taşır ve Merkez Bankası gerektiğinde para basarak (emisyon) bu borçları doğrudan parasallaştırma imkânına sahiptir.
- DI. işlemin alacaklıları yabancı uyruklu olduğundan, sağlanan fonların üretim kapasitesini artıran projelerde kullanılması yasal bir zorunluluktur ve bu nedenle işlem verimli borç niteliği taşır.
- EHer iki işlemde de kullanılan ödeme aracının cinsi borcun vadesini doğrudan belirlediğinden; I. işlem kısa vadeli dalgalı borç, II. işlem ise uzun vadeli konsolide borç sınıfına dahil edilir.