Ekonomik büyümeyi hızlandırmak ve özel kesim yatırımlarının marjinal sermaye maliyetini düşürmek amacıyla bir ülke, iki farklı maliye politikası aracını eşzamanlı olarak yürürlüğe koymuştur:
I. Araç: İşletmelerin yeni makine ve teçhizat alımları için yaptıkları harcamaların belirli bir yüzdesinin, bu varlıklar üzerinden ayrılacak normal amortisman tutarlarına ek olarak (amortisman tabanını düşürmeksizin), doğrudan kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkân tanınması.
II. Araç: İşletmelerin aktife kaydettikleri sabit kıymetlerin maliyet bedellerinin, faydalı ömürlerinin ilk yıllarında normalden daha yüksek oranlarda gider yazılarak matrahtan düşülmesine (ilerleyen yıllarda ise daha düşük oranlarda düşülmesine) izin verilmesi.
Bu iki vergi harcaması uygulaması ve firmaların vergi yükü ile yatırım kararları üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi teorik olarak kesinlikle doğrudur?
- AHer iki araç da arz yönlü iktisat politikaları kapsamında değerlendirilemez; zira bu vergi harcamaları yatırımları teşvik etmekten ziyade, doğrudan çarpan mekanizması yoluyla toplam talebi uyararak kısa vadeli ekonomik istikrarı sağlamaya yöneliktir.
- BI. Araç 'vergi istisnası' olarak piyasadaki kaynak tahsisinde etkinliği sağlamaya çalışırken, II. Araç 'vergi muafiyeti' statüsünde olup öncelikli amacı fonksiyonel gelir dağılımında sermaye kesimi lehine adaleti tesis etmektir.
- I. Araç 'yatırım indirimi', II. Araç ise 'hızlandırılmış amortisman' uygulamasıdır; I. Araç firmaya yatırım maliyeti üzerinden kalıcı bir vergi tasarrufu sağlarken, II. Araç toplam vergi yükünü değiştirmeden vergi ödemelerini ileri tarihlere erteleyerek firmaya faiz avantajı sunar.Cevap
- DI. Araç 'hızlandırılmış amortisman', II. Araç 'yatırım indirimi' olarak adlandırılır; hızlandırılmış amortisman uygulamasında devlet firmadan alacağı vergiden tamamen vazgeçerek kalıcı iade sağlarken, yatırım indiriminde sadece vergi tahsilatı ötelenir.
- EBu tür araçlar vergi harcaması niteliği taşımazlar; çünkü içsel büyüme modellerine göre yatırımların dışsallık yaratarak büyümeyi sağlaması, devletin vergi gelirlerinden vazgeçmesiyle değil, yalnızca doğrudan üretken kamu harcaması yapmasıyla mümkündür.