Maliye teorisinde vergilemede adalet ilkesi; yatay ve dikey adalet olmak üzere iki temel boyutta ele alınmaktadır. Aşağıdaki tabloda üç farklı mükellefin yıllık safi gelirleri ve ödedikleri vergi tutarları verilmiştir:
| Mükellef | Yıllık Safi Gelir | Ödenen Vergi |
|---|---|---|
| Mükellef A | TL | TL |
| Mükellef B | TL | TL |
| Mükellef C | TL | TL |
Vergilemede adalet ilkeleri dikkate alındığında, tablodaki verilere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Mükellef A ve B'nin aynı safi gelire sahip olmalarına rağmen farklı tutarlarda vergi ödemeleri, yatay adalet ilkesinin ihlal edildiğini gösterir.Cevap
- BMükellef B ve C arasındaki vergi tutarı farkı, sadece yatay adalet ilkesi ile açıklanabilir.
- CMükellef A ve B arasındaki vergi yükü farklılığı, dikey adaletin 'farklı durumda olanlara farklı muamele' kuralının bir gereğidir.
- DMükellef C'nin daha yüksek gelir elde ettiği için daha fazla vergi ödemesi, Adam Smith'in uygunluk (iktisadilik) ilkesinin sonucudur.
- ETablodaki tüm vergi uygulamaları, vergilemede genellik ilkesinin dikey adalet üzerinde mutlak bir üstünlüğe sahip olduğunu ispatlar.
Cevap
Mükellef A ve B'nin aynı gelire sahip olmasına rağmen farklı vergi ödemeleri yatay adalet ilkesinin ihlali anlamına gelir.
Vergilemede adalet ilkesinin 'yatay adalet' boyutu, aynı safi kazanca veya ödeme gücüne sahip olan bireylerin eşit vergi yükü taşıması gerektiğini savunur. Tabloda Mükellef A ve B'nin gelirleri eşit olmasına rağmen ödedikleri vergi tutarlarının farklı olması, bu bireylerin eşit işleme tabi tutulmadığını ve dolayısıyla yatay adalet ilkesinin ihlal edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergilemede Yatay ve Dikey Adalet
Daha Fazla Pratik
Subjektif vergi mükellefiyeti uygulamalarının (ayrıcalıklar, muafiyetler) yatay adaleti nasıl etkilediğini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s