Türkiye'nin dış borç stokunun tarihsel gelişimi ve yapısal özellikleri dikkate alındığında, özellikle ’li yıllardan itibaren gözlemlenen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Toplam dış borç stoku içerisinde özel sektörün payı, ’lı yıllara oranla belirgin bir artış göstermiş ve kreditör kompozisyonunda çok taraflı kuruluşlardan özel kreditörlere doğru bir kayma yaşanmıştır.Cevap
- BVade dağılımı açısından incelendiğinde, krizi sonrası uygulanan borç yönetim stratejileri neticesinde kısa vadeli dış borçların payı sürekli olarak uzun vadeli borçların üzerinde seyretmiştir.
- CIMF ve Dünya Bankası gibi çok taraflı kuruluşların toplam dış borç stoku içerisindeki ağırlığı, ’li yıllarda tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
- DBir borcun dış borç stoku içerisinde yer alması için temel kriter, borçlu birimin 'kamu' sektörü olması ve borcun mutlaka döviz cinsinden tanımlanmış olmasıdır.
- EHazine ve Maliye Bakanlığı, dış borç yönetiminde yalnızca merkezi yönetimin yükümlülüklerini izlemekle görevli olup özel sektörün dış borç verilerini toplam dış borç stoku hesaplamalarına dahil etmez.
Cevap
Toplam dış borç stoku içerisinde özel sektörün payının ’lı yıllara oranla artması ve kreditör yapısının özel kreditörlere kayması
Türkiye'nin dış borç yapısı, ’lı yıllarda ağırlıklı olarak kamu sektörü ve resmi kreditörler (IMF, Dünya Bankası) odaklıyken; ’li yıllardan itibaren özel sektörün payı dramatik şekilde artmış ve kreditör yapısı tahvil piyasaları ile ticari bankalara (özel kreditörler) kaymıştır. Bu, finansal serbestleşmenin ve Türkiye'nin küresel piyasalara entegrasyonunun bir sonucudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'de dış borcun yapısal dönüşümü (Sektörel ve Kreditör Ayrımı)
Tahmini Süre:1m 30s