Türkiye'de 2001 krizinin ardından hayata geçirilen makroekonomik programlar ve Hazine'nin aktif borç yönetimi stratejileri; dış borç stokunun sektörel dağılımında, vade yapısında ve alacaklı kompozisyonunda belirgin yapısal dönüşümlere zemin hazırlamıştır.
Buna göre, Türkiye'nin dış borç stokunun tarihsel gelişimi ve yapısal özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Dış borçlulukta ağırlık zamanla kamu sektöründen özel sektöre geçmiş; alacaklı kompozisyonunda ise iki taraflı ve çok taraflı resmi kreditörlerin yerini büyük ölçüde uluslararası ticari bankalar ile tahvil ihraçlarına katılan özel piyasa yatırımcıları almıştır.Cevap
- BDış borç stokunun vade yapısına bakıldığında, küresel piyasalardaki dalgalanmaların bir sonucu olarak stokun neredeyse tamamı bir yıldan kısa vadeli borçlardan oluşmakta ve uzun vadeli dış borçlanma yapılamamaktadır.
- CÖzel sektör finansal kuruluşlarının uluslararası piyasalardan kendi adına sağladığı sendikasyon kredilerinin tamamı, makroekonomik istikrarı korumak amacıyla Hazine garantisi altına alınarak doğrudan kamu dış borcu statüsünde izlenmektedir.
- DHazine'nin yürüttüğü risk yönetimi politikaları doğrultusunda, genel yönetim toplam borç stoku içerisinde iç borçların payı kademeli olarak sıfırlanmış ve bütçe açıklarının finansmanı bütünüyle dış borçlar üzerinden sağlanmıştır.
- EHazine'nin yurt içi piyasalarda ihraç ettiği döviz cinsinden Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS), alıcının yerleşiklik durumuna bakılmaksızın ihraç edildiği para birimi döviz olduğu için doğrudan dış borç stoku içerisinde sınıflandırılır.
Cevap
Doğru seçenek, Türkiye'nin dış borç yapısında borç yükünün özel sektöre kaydığını ve alacaklı kompozisyonunun resmi kurumlardan piyasa temelli özel aktörlere dönüştüğünü belirten seçenektir.
Türkiye'de özellikle makroekonomik istikrar arayışlarının hız kazandığı yılların ardından kamunun borçlanma ihtiyacı nispi olarak dizginlenirken, özel sektörün yatırımlarını finanse etmek üzere dış kaynak kullanımına ağırlık vermesiyle dış borç stokunda özel sektörün payı baskın konuma gelmiştir. Aynı süreçte, Türkiye'nin uluslararası piyasalara daha kolay erişebilir hale gelmesi neticesinde Dünya Bankası gibi resmi kreditörlerin payı azalmış; sendikasyon kredileri sağlayan uluslararası ticari bankalar ve Hazine'nin gerçekleştirdiği Eurobond ihraçlarına katılan özel piyasa yatırımcılarının payı artmıştır. Sektörel ve alacaklı boyutundaki bu çift yönlü değişimi tanımlayan ifade doğrudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'nin Dış Borç Stokunun Sektörel ve Alacaklı Yapısındaki Dönüşüm