Soru

Zorluk: Orta1980 Sonrası Borçlanma Politikaları

Dışa açık büyüme modelinin benimsendiği dönemin ilerleyen aşamalarında, Türkiye'de kamu kesimi finansman açıkları yapısal bir nitelik kazanmıştır. Özellikle doksanlı yılların başından 2001 krizine kadar geçen süreçte Hazine'nin iç borçlanma stratejisi, piyasa dinamikleriyle etkileşime girerek kamu maliyesini oldukça kırılgan bir yapıya sürüklemiştir.

Buna göre, bahsedilen dönemde Türkiye'deki iç borçlanma politikalarının ve borç stokunun en belirgin karakteristiği aşağıdakilerden hangisidir?

  1. İhraç edilen iç borçlanma senetlerinin vadelerinin giderek kısalması ve yüksek reel faizler nedeniyle borcun sürekli yeni borçlarla çevrilme zorunluluğunun doğmasıCevap
  2. B
    Kamu açıklarının finansmanında piyasa temelli araçların reddedilerek, yegâne yöntem olarak Merkez Bankası emisyon hacminin genişletilmesinin kullanılması
  3. C
    İç borç ihalelerinin tamamen terk edilerek, finansman ihtiyacının yalnızca doğrudan kurumsal yatırımcılara yönelik sürekli satış (tap) yöntemiyle karşılanması
  4. D
    Borçlanmanın yapısal bütçe açıklarını finanse etmekten ziyade, yalnızca konjonktürel ekonomik dalgalanmaları dengelemek amacıyla geçici olarak yapılması
  5. E
    Dalgalı borç statüsündeki kısa vadeli yükümlülüklerin, başarılı konsolidasyon politikaları uygulanarak hızla uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması

Cevap

Doksanlı yıllardaki en belirgin borçlanma karakteristiği, piyasa güvensizliği sebebiyle vadelerin giderek kısalması ve borçların yüksek reel faizlerle sürekli yeniden çevrilmek (borcun borçla ödenmesi) zorunda kalınmasıdır.
Dışa açık büyüme modeli ve finansal serbestleşme sonrası, özellikle 1990'lı yıllarda bütçe açıklarının piyasadan borçlanma ile finanse edilmesi hedeflenmiştir. Ancak kronikleşen yüksek enflasyon ve siyasi belirsizlikler, yatırımcıların devlete uzun vadeli borç vermesini engellemiştir. Bunun sonucunda Hazine, iç borçları çevirebilmek için vadeleri giderek kısaltmak ve reel faizleri sürekli yükseltmek zorunda kalmıştır. Bu durum borcun sürdürülebilirliğini yok ederek iç borç sarmalını doğurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin makroekonomik ve yapısal koşullarını analiz etmek.
1990'lı yıllar yüksek enflasyon, siyasi istikrarsızlık ve yapısal bütçe açıkları ile karakterize edilen bir dönemdir.
Borçlanma politikaları ve borcun yapısı, doğrudan dönemin ekonomik istikrar düzeyine bağlıdır.
2
Hazine'nin piyasa ile olan borçlanma ilişkisini değerlendirmek.
Piyasa aktörleri yüksek risk nedeniyle devlete uzun vadeli fon sağlamaktan kaçınmış, Hazine'yi yüksek reel faizli ve kısa vadeli (genellikle birkaç aylık) kağıtlar ihraç etmeye zorlamıştır.
Yatırımcı güveninin zayıf olduğu, geleceğin öngörülemediği ortamlarda borçlanma vadesi daralır ve faiz maliyeti yükselir.
3
Bu borçlanma modelinin kamu maliyesi üzerindeki sonucunu tespit etmek.
Borç servisi (anapara + faiz ödemeleri) o kadar büyümüştür ki, Hazine bu ödemeleri yapabilmek için sürekli daha yüksek miktarda ve daha yüksek faizle yeni borçlar almak zorunda kalmış, bu da 2001 krizini tetikleyen temel faktörlerden biri olmuştur.
Sürdürülemez olan bu döngü, literatürde 'iç borç sarmalı' veya 'Ponzi tipi finansman' olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

İç Borç Sarmalı ve Borç Çevirme (Rollover) Oranları
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla