Kamu harcamalarının gelir dağılımı üzerindeki etkileri analiz edilirken, harcamanın türü kadar, o hizmetten fiilen yararlanabilen kitlenin sosyo-ekonomik kapasitesi de belirleyici olmaktadır. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde genel bütçeden finanse edilen eğitim hizmetleri bu duruma tipik bir örnektir.
Kamu maliyesi literatürüne göre; genel vergilerle finanse edilen ücretsiz yükseköğretim hizmetlerinin, ilköğretim hizmetlerine kıyasla genellikle gelir dağılımında dikey adaleti bozucu (regresif) bir etki doğurmasının temel teorik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Yükseköğrenim sürecinin gerektirdiği fırsat maliyetlerini karşılayabilen bireylerin çoğunlukla üst ve orta gelir gruplarına mensup olması sebebiyle, genel bütçeden sağlanan finansmanın fiilen bu gruplara yönelik zımni bir gelir transferine dönüşmesi.Cevap
- Bİlköğretim harcamalarının fonksiyonel gelir dağılımında emeğin payını doğrudan artırmasına karşın, yükseköğretim harcamalarının yalnızca piyasadaki kaynak tahsis etkinliğini maksimize etmeyi hedeflemesi.
- CYükseköğretim maliyetlerinin finansmanında otomatik istikrar sağlayıcı araçlar yerine, ekonomik büyümeyi önceleyen formül esnekliği yöntemlerinin kullanılmasının tercih edilmesi.
- DEğitim bütçesindeki artışın ekonomide mali sürüklenme etkisi yaratarak özel tüketimi daraltması ve bu daralmanın en çok alt gelir gruplarının harcanabilir gelirini aşındırması.
- EGelişmekte olan ülkelerde yükseköğretim harcamalarının genellikle artan oranlı dolaysız vergilerle, ilköğretim harcamalarının ise dar gelirlileri etkileyen dolaylı vergilerle finanse edilmesi kuralının geçerli olması.
Cevap
Yükseköğretimin regresif (gelir dağılımını bozucu) etki yaratmasının temel nedeni; eğitim süresince katlanılması gereken fırsat maliyetinin (vazgeçilen maaş/gelir) yüksek olmasıdır. Bu maliyeti sadece üst ve orta gelir grupları karşılayabildiği için, tüm toplumdan toplanan vergilerle sunulan ücretsiz yükseköğretim hizmeti fiilen üst gelir gruplarına yönelik bir kaynak transferine (tersine yeniden dağılıma) dönüşmektedir.
Doğru yanıt, kamu harcamalarının fiili yansımasını (incidence) harcamadan yararlananların sosyo-ekonomik özelliklerine bağlamaktadır. Tamamen ücretsiz sunulsa dahi, bir hizmetin beraberinde getirdiği dolaylı maliyetler (örneğin yükseköğrenim için çalışmaktan vazgeçme bedeli olan fırsat maliyeti), o hizmeti fiilen parası olanların tüketebileceği lüks bir mala dönüştürebilir. Herkesin ödediği vergilerle finanse edilen bu harcamaların faydasının sadece üst/orta gelir gruplarında kalması, yoksuldan zengine doğru bir 'tersine yeniden dağılım' mekanizması oluşturarak gelir eşitsizliğini artırır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu Harcamalarının Yansıması ve Tersine Yeniden Dağılım
Tahmini Süre:2m 0s