Bir gelişmekte olan ülkenin ekonomi yönetimi, kısa vadeli konjonktürel dalgalanmaları yönetmekten ziyade, içsel büyüme dinamiklerini harekete geçirerek uzun dönemli potansiyel hasılayı artırmayı hedefleyen yapısal bir maliye politikası reformu planlamaktadır. Bu süreçte temel kısıtlar; uygulanacak politikaların özel sektör yatırımları üzerinde dışlama etkisi (crowding-out) yaratmaması, sermaye birikimini yavaşlatan mali sürüklenme (fiscal drag) olgusunun engellenmesi ve üretim faktörleri üzerindeki teşvik etkilerinin (incentive effects) maksimize edilmesidir.
Bu makroekonomik hedefler ve kısıtlar dikkate alındığında, büyümenin iç ve dış finansman dinamikleri de göz önünde bulundurularak hükümetin uygulaması gereken en rasyonel maliye politikası bileşimi aşağıdakilerden hangisidir?
- ABüyümenin nimetlerini tabana yaymak amacıyla dolaysız vergilerde artan oranlılığın keskinleştirilmesi, sosyal transfer harcamalarının bütçe içindeki ağırlığının artırılması ve ekonomik dalgalanmalara karşı otomatik istikrar sağlayıcıların güçlendirilmesi
- BKamu tasarruflarını maksimize etmek amacıyla enflasyonist süreçlerde mali sürüklenmenin yarattığı gizli vergilendirme etkisinden faydalanılması ve elde edilen sürpriz kamu gelirleriyle cari harcamaların finanse edilmesi
- Özel kesimin Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarındaki teşvik etkilerini artıracak vergi harcamalarının genişletilmesi, artan oranlı gelir vergisi tarifesinin enflasyona endekslenerek mali sürüklenmenin önlenmesi ve üretken kamu yatırımlarının dışlama etkisi yaratmaması için uygun dış finansman olanaklarıyla desteklenmesiCevap
- Dİçsel büyüme modellerinin öngörüleri doğrultusunda, devletin ekonomideki fiziki hacmini küçültmek için eğitim, sağlık ve altyapı dâhil olmak üzere tüm kamu harcamalarının oransal olarak kısılması
- ETeşvik etkilerini maksimize etmek için, arz yönlü maliye politikası kapsamında marjinal tüketim eğilimi yüksek olan dar gelirli kesimlere yönelik gelir vergisi indirimleri yapılarak toplam talebin uyarılması