Vergi Ceza Hukuku ilkeleri ve Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 'Yanılma ve Görüş Değişikliği' müessesesi çerçevesinde; bir mükellefin yetkili makamların genel tebliğlerdeki açıklamalarına veya kendisine verilen yazılı bir özelgeye (mukteza) uygun hareket etmesi, ancak daha sonra bu idari görüşün değişmesi veya hatalı olduğunun anlaşılması durumunda ortaya çıkan hukuki tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Mükellefin bu fiili nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz; ancak vergi aslı her durumda aranmaya devam edilir.Cevap
- Bİdare kendi hatalı yönlendirmesinden sorumlu olduğu için bu durumda hem vergi cezaları hem de vergi aslı ve gecikme faizi tamamen terkin edilir.
- CMükellef idari görüşe güvenmiş olsa dahi vergi ziyaı cezası %50 oranında kesilir; sadece hürriyeti bağlayıcı kaçakçılık cezaları için bir muafiyet söz konusudur.
- DSadece vergi ziyaı cezası kesilmez; ancak devletin paranın zaman değerinden mahrum kalması nedeniyle gecikme faizi hesaplanmaya devam edilir.
- EVergi idaresinin görüş değiştirmesi mükellefi cezai sorumluluktan kurtarmaz; sadece gecikme zammı oranında bir indirim uygulanmasına gerekçe oluşturur.
Cevap
Mükellefin idari görüşe uygun hareket etmesi durumunda vergi ziyaı cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz, ancak vergi aslı talep edilir.
Vergi Usul Kanunu'nun 369. maddesi uyarınca, yetkili makamların yazılı görüşüne veya genel tebliğlerdeki açıklamalara uygun hareket eden mükelleflerin, bu görüşün hatalı olduğu veya sonradan değiştiği durumlarda cezai sorumluluğu bulunmaz. Bu kapsamda vergi ziyaı cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz. Ancak vergi borcunun kendisi (aslı) bir ceza niteliğinde olmadığı için ödenmesi zorunludur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergi Hukukunda Yanılma ve Haklı Beklenti
Tahmini Süre:1m 30s