Vergi mükellefi , takvim yılına ait ticari işlemleri kapsamında "sahte belge düzenleme" ( ) fiilini, herhangi bir maddi menfaat sağlamayan serbest muhasebeci mali müşaviri ile iştirak halinde gerçekleştirmiştir. Kamu davası ve idari süreç devam ederken mükellef vefat etmiştir.
sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" ile "Cezaların Şahsiliği" hükümleri göz önüne alındığında, bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Mükellef 'nın vefatı ile hakkındaki hapis cezası ve vergi ziyaı cezası düşer; iştirakçi ise maddi menfaat gözetmediği için hapis cezasında oranında indirimden yararlanır.Cevap
- BSahte belge "kullanma" ile "düzenleme" fiilleri farklı hapis cezası sürelerine tabi olup; "kullanma" durumunda ceza üst sınırı yıl iken "düzenleme" durumunda yıldır.
- C'nın ölümü sonucunda düşen vergi ziyaı cezası, suçun kaçakçılık olması nedeniyle "asli borç" niteliği kazanarak 'nın mirasçılarına intikal eder.
- Dİştirakçi 'nin ceza indirimi alabilmesi için, asıl fail olan 'nın vefat etmemiş olması ve asıl suçun kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sübuta ermesi zorunludur.
- E'nın ölümü sadece şahsi nitelikteki hapis cezasını düşürür; idari bir yaptırım olan vergi ziyaı cezası ise vergi aslı gibi varislerden tahsil edilmeye devam eder.
Cevap
Mükellefin ölümüyle hem hapis hem de vergi ziyaı cezasının düşmesi ve menfaat gözetmeyen iştirakçinin ceza indirimi alması doğrudur.
Vergi hukukunda cezaların şahsiliği ilkesi esastır. . maddeye göre mükellefin ölümü halinde vergi cezaları düşer. Aynı şekilde hapis cezası da bir şahsi ceza olarak failin ölümüyle ortadan kalkar. . maddesi ise kaçakçılık suçlarına iştirak edenler için özel bir indirim hali öngörmüş olup, maddi menfaat gözetmeyen kişilerin cezasının yarısına kadar indirileceğini hükme bağlamıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Cezaların Şahsiliği ve Kaçakçılıkta İştirak
Tahmini Süre:2m 0s