Soru

Zorluk: Zorİşsizlikle Mücadelede Maliye Politikası Araçları

Bir ekonomide genel fiyatlar düzeyinin sürekli yükseldiği ve aynı dönemde ekonomik daralmaya bağlı olarak devresel işsizliğin artış gösterdiği (stagflasyon) bir konjonktür yaşanmaktadır. Hükûmet bu süreçte işsizliği azaltmak amacıyla herhangi bir iradi (ihtiyari) maliye politikası kararı almamış, sadece mevcut otomatik istikrar sağlayıcıların çalışmasını beklemiştir. Ancak bir süre sonra, artan oranlı gelir vergisinin ekonomide 'mali sürüklenme' (fiscal drag) yaratarak işsizlik sorununu beklenenin aksine daha da derinleştirdiği saptanmıştır.

Buna göre, söz konusu ekonomide artan oranlı gelir vergisinin işsizliği derinleştirici yönde etki yapmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Durgunluk döneminde otomatik istikrar sağlayıcıların kendiliğinden vergi oranlarını düşürmesi sonucu oluşan bütçe açıklarının, iç borçlanma baskısı yaratarak özel sektör yatırımlarını dışlaması
  2. B
    Fiyat artışları karşısında artan oranlı vergi sisteminin, firmaların üretim maliyetlerini doğrudan yükselterek arz yönlü bir daralmaya ve dolayısıyla yapısal işsizliğe yol açması
  3. Enflasyonun etkisiyle artan nominal gelirlerin bireyleri daha yüksek vergi dilimlerine tabi kılması sonucu azalan reel harcanabilir gelirin, toplam talebi daha da daraltarak üretim kayıplarını artırmasıCevap
  4. D
    Nominal gelir artışlarının vergi gelirlerini mutlak olarak artırmasına rağmen, devletin bu gelirleri işsizlik sigortası ödemeleri yerine borç servisinde kullanması sonucu çarpan etkisinin zayıflaması
  5. E
    Artan oranlı vergilemenin, klasik iktisadi yaklaşıma uygun olarak işçi sendikalarının nominal ücret artışı taleplerini baskılaması ve emek arzının azalmasına neden olması

Cevap

Enflasyonun etkisiyle artan nominal gelirlerin bireyleri daha yüksek vergi dilimlerine tabi kılması sonucu azalan reel harcanabilir gelirin, toplam talebi daha da daraltarak üretim kayıplarını artırması
Mali sürüklenme (fiscal drag), enflasyonist dönemlerde nominal gelirleri artan bireylerin, vergi dilimlerinin güncellenmemesi (endekslenmemesi) nedeniyle artan oranlı vergi tarifesinde daha yüksek oranlı dilimlere girmesi durumudur. Bu süreçte bireylerin ortalama vergi yükü artarken reel harcanabilir gelirleri düşer. Enflasyon ile durgunluğun (ve devresel işsizliğin) eş anlı yaşandığı bir ortamda, harcanabilir gelirdeki bu otomatik düşüş makroekonomik toplam talebi daha da kısar. Talepteki daralma firmaların üretimini azaltmasına ve sonuç olarak devresel işsizliğin beklenenden daha da derinleşmesine yol açar. Doğru seçenek, normalde bir otomatik istikrar sağlayıcı olan gelir vergisinin, stagflasyon ortamında nasıl tam tersi (daraltıcı) bir etki yarattığını eksiksiz olarak açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mali sürüklenme (fiscal drag) mekanizmasının enflasyonist ortamdaki işleyişini belirlemek.
Enflasyon ortamında nominal gelirlerin artması, bireyleri daha yüksek vergi dilimlerine iter ve ortalama vergi yükünü artırır.
Vergi dilimleri enflasyona endekslenmediği için devletin vergi hasılatı reel olarak gizlice yükselmiş olur.
2
Artan vergi yükünün makroekonomik talebe yansımasını değerlendirmek.
Bireylerin reel harcanabilir gelirlerindeki gizli düşüş, tüketim harcamalarını ve dolayısıyla ekonomideki toplam talebi daraltır.
Harcanabilir gelir, tüketimin en temel belirleyicisidir; vergi yükü arttıkça tüketime ayrılan pay azalır.
3
Talepteki daralmanın istihdam piyasası üzerindeki nihai etkisini tespit etmek.
Toplam talepteki azalış firmaların üretim miktarını kısmalarına neden olur, bu da emek talebini düşürerek devresel işsizliği derinleştirir.
Durgunluk döneminde (stagflasyon) otomatik istikrar sağlayıcının genişletici etki yapması beklenirken, enflasyon kaynaklı mali sürüklenme nedeniyle tam tersi yönde (daraltıcı) bir etki ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Mali Sürüklenme (Fiscal Drag) ve Otomatik İstikrar Sağlayıcıların Sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla