Soru

Zorluk: ZorEnflasyonun Gelir Dağılımına Etkisi

Artan oranlı gelir vergisi rejiminin uygulandığı bir ekonomide, vergi tarifesinde yer alan dilim sınırlarının enflasyona endekslenmemesi sonucunda, aldıkları nominal ücret zammı fiyatlar genel seviyesindeki artışa tam olarak eşit olan sabit gelirlilerin bir üst vergi dilimine geçtikleri görülmektedir.

Buna göre, söz konusu sabit gelirlilerin reel harcanabilir gelirlerinde ve gelir dağılımındaki nispi konumlarında meydana gelen değişim ile bu süreci açıklayan kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  1. Reel harcanabilir gelir azalır ve gelir dağılımı sabit gelirliler aleyhine bozulur; bu süreç mali sürüklenme olarak adlandırılır.Cevap
  2. B
    Nominal gelir artışıyla reel harcanabilir gelir korunur ancak nakit tutmanın maliyeti artar; bu durum enflasyon vergisi etkisiyle açıklanır.
  3. C
    Nominal gelirdeki artış vergi dilimi atlamasıyla dengelenerek reel gelirin aynı kalmasını sağlar; bu durum mali sürüklenmenin istikrar sağlayıcı yönüdür.
  4. D
    Gelir dağılımı sabit kalırken vergi yükündeki artış nedeniyle piyasa dengesi bozulur; bu durum kaynak tahsisinde etkinsizlik olarak tanımlanır.
  5. E
    Üst vergi dilimine geçiş satın alma gücünü düşürür ve bu durum hükümetin iradi olarak uyguladığı daraltıcı vergi politikası olarak sınıflandırılır.

Cevap

Doğru cevap, reel harcanabilir gelirin azaldığını, gelir dağılımının sabit gelirliler aleyhine bozulduğunu ve bu sürecin mali sürüklenme olarak adlandırıldığını belirten seçenektir.
Sabit gelirlilerin nominal ücretleri enflasyon oranında artırıldığında, vergi öncesi satın alma güçleri korunmuş gibi görünür. Ancak artan oranlı vergi sisteminde, dilim sınırları enflasyona endekslenmezse, bu nominal artış kişiyi daha yüksek bir vergi oranının uygulandığı üst dilime taşır. Bu durum, ortalama vergi yükünün artmasına ve enflasyon sonrası elde kalan reel harcanabilir gelirin düşmesine yol açar. Reel geliri azalan ücretli kesimin milli gelirden aldığı pay küçülür ve gelir dağılımı bozulur. Vergi sisteminin enflasyonist ortamda kendiliğinden vergi yükünü artırması ve satın alma gücünü eritmesi süreci literatürde 'mali sürüklenme' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Nominal gelir artışı ile enflasyon oranının etkileşimini değerlendir.
Enflasyon oranında yapılan nominal ücret zammı, ilk aşamada vergi öncesi reel geliri sabit tutar.
Ücret artışı fiyat artışına eşit olduğunda brüt satın alma gücü değişmez.
2
Vergi tarifesinin güncellenmemesinin (endekslenmemesinin) sonucunu analiz et.
Sadece nominal olarak büyüyen gelir, artan oranlı tarifede bireyi otomatik olarak bir üst vergi dilimine taşır.
Dilim sınırları sabit kaldığı için, yüksek rakamlı nominal ücret daha yüksek vergi oranına tabi olur.
3
Üst vergi dilimine geçişin net ücrete etkisini hesapla.
Ortalama vergi oranı yükseldiğinden, vergi sonrası ele geçen net nominal ücretin artış hızı enflasyonun gerisinde kalır.
Devlete ödenen verginin gelire oranı arttığı için harcanabilir kısımdaki artış sınırlanır.
4
Makroekonomik etkileri ve kavramsal karşılığını belirle.
Kişinin reel harcanabilir geliri (satın alma gücü) düşer, gelir dağılımı sabit gelirliler aleyhine bozulur. Bu otomatik sürece mali sürüklenme denir.
Vergi sisteminin enflasyonist ortamda kendiliğinden vergi yükünü artırması mali sürüklenmenin temel tanımıdır.

Anahtar Kavram

Mali Sürüklenme ve Gelir Dağılımına Etkisi
Bu soruyu puanla