Soru

Zorluk: Çok zorKamu Tercihi Teorisi, Anayasal İktisat ve Maliye Politikası

Anayasal iktisat yaklaşımının öncüleri J.M. Buchanan ve G. Tullock tarafından "Maliyetlerin Hesabı" (Calculus of Consent) eserinde geliştirilen modele göre; kolektif karar alma süreçlerinde optimal oylama kuralı, "karar alma maliyetleri" (uzlaşma çabası ve zaman) ile "dışsal maliyetlerin" (karara katılmayan azınlığın uğradığı refah kaybı) toplamını minimize eden noktada belirlenmektedir.

Bir ülkenin yeni mali anayasası hazırlanırken, vergi oranlarının artırılması gibi bireyler üzerinde yüksek dışsal maliyet (yoksunluk) yaratabilecek kararlar ile rutin kamu hizmetlerinin finansmanına yönelik olağan bütçe kararlarının oylama kuralları (çoğunluk eşikleri) tartışılmaktadır.

Bu teorik çerçeve dikkate alındığında, anayasa komisyonunun söz konusu iki farklı mali karar türü için benimsemesi gereken en rasyonel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Dışsal maliyetlerin yüksek olduğu vergi politikalarında, maliyetleri minimize etmek için siyasal karar süreci tamamen devre dışı bırakılmalı ve yetki, kamu yararını maksimize edecek rasyonel bürokratlara devredilmelidir.
  2. B
    Rutin kamu hizmetleri kaynak dağılımında etkinlik sağladığından yüksek dışsal maliyet yaratır ve oybirliği gerektirir; vergi artışları ise sadece gelir dağılımı amacına hizmet ettiğinden düşük çoğunluk eşiğiyle alınmalıdır.
  3. Vergi artışları gibi yüksek dışsal maliyet üreten kararlarda oybirliğine yaklaşan nitelikli çoğunluk eşiği benimsenmeli; rutin bütçe kararlarında ise aşırı karar alma maliyetlerinden kaçınmak için basit çoğunluğa yakın bir kural belirlenmelidir.Cevap
  4. D
    Vergi oranlarının anayasal olarak nitelikli çoğunluğa bağlanması enflasyonist dönemlerde mali sürüklenmeyi otomatik olarak artıracağından, istisnasız tüm mali kararlar basit çoğunluğa tabi tutulmalıdır.
  5. E
    Vergi politikaları, ekonomik istikrarı sağlamada geleneksel maliye yaklaşımının en temel müdahale aracı olduğundan, bu kararlar hiçbir anayasal kurala bağlanmadan doğrudan iktidarın ihtiyari esnekliğine bırakılmalıdır.

Cevap

Vergi artışları gibi yüksek dışsal maliyet yaratan eylemler için oybirliğine yakın nitelikli çoğunluk, olağan harcamalar için ise basit çoğunluk eşiğinin benimsenmesidir.
Buchanan ve Tullock'un geliştirdiği Maliyetlerin Hesabı modelinde optimal anayasal kural, kararın uygulanmasından doğan 'dışsal maliyet' ile uzlaşmaya varılmasından doğan 'karar alma maliyeti' toplamını minimize eden kuraldır. Vergi artışı gibi mülkiyet haklarını kısıtlayıcı ve bireylerin refahını doğrudan azaltıcı kararlar, azınlıkta kalanlar üzerinde devasa bir dışsal maliyet (yoksunluk) yaratır. Anayasal iktisatçılar, toplumun bir kesiminin çoğunluk gücünü kullanarak diğer kesimi sömürmesini engellemek için, dışsal maliyeti yüksek olan bu tür vergi ve yeniden dağıtım politikalarının oybirliğine yakın yüksek nitelikli çoğunluklarla alınması gerektiğini savunurlar. Buna karşılık, devletin rutin işleyişine yönelik olağan kamu hizmeti kararlarında dışsal maliyetler daha katlanılabilir boyuttadır ve bu kararlarda oybirliği aramak sistemi kilitleyeceğinden (aşırı karar alma maliyeti), basit çoğunluk uygulanması daha rasyoneldir.

Adım Adım Çözüm

1
"Maliyetlerin Hesabı" modelindeki iki temel maliyet türünü (karar alma ve dışsal maliyetler) tanımlamak.
Çoğunluk eşiği (karara katılım oranı) arttıkça uzlaşma zorlaşacağından 'karar alma maliyeti' artar; buna karşılık azınlıkta kalıp istemediği bir karara katlanmak zorunda kalanların sayısı azalacağından 'dışsal maliyet' düşer.
Optimal karar kuralının, bu iki maliyetin toplamının minimize edildiği noktada bulunması modelin özüdür.
2
"Vergi oranlarının artırılması" kararının yapısını dışsal maliyet açısından analiz etmek.
Vergi artışları mülkiyet haklarını daraltır ve bireylere doğrudan yük bindirir, yani dışsal maliyeti çok yüksektir. Bu maliyeti sınırlamak için oybirliğine yakın (nitelikli çoğunluk) bir kural gerekir.
Toplumun bir kesiminin diğerini aşırı vergilendirmesini (çoğunluğun tahakkümünü) önlemek Anayasal İktisat'ın temel amacıdır.
3
"Rutin kamu hizmetlerinin finansmanı" kararının yapısını karar alma maliyeti açısından analiz etmek.
Dışsal maliyeti nispeten daha düşük olan rutin kararlarda da oybirliği aramak, karar alma maliyetini (zaman ve kilitlenme riskini) sonsuza yaklaştırır. Bu nedenle daha düşük bir eşik (basit çoğunluk) belirlenmelidir.
Devletin gündelik fonksiyonlarını icra edebilmesi için uzlaşma maliyetlerinin düşük tutulması şarttır.

Anahtar Kavram

Maliyetlerin Hesabı (Calculus of Consent) ve Optimal Oylama Kuralları
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla