Bir ekonomide yaşanan resesyon sürecinde siyasi otorite, merkez bankasının önceden belirlenmiş sabit oranlı parasal büyüme kuralına (-kuralı) sıkı sıkıya sadık kaldığı bir ortamda, kamu altyapı yatırımlarını artırma kararı almış ve bu harcamaları tamamen piyasaya tahvil ihracı yoluyla (iç borçlanma) finanse etmiştir.
Monetarist ekolün makroekonomik varsayımları temel alındığında, söz konusu politika müdahalesinin sonuçları ve aktarım mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Para arzının hedeflenen kural dışına çıkmadığı bu senaryoda, devletin fon piyasasından borçlanması faiz hadlerini yukarı çekecek ve özel kesimin yatırım harcamalarını kamu harcama artışına eşdeğer ölçüde daraltarak reel hasılada net bir genişleme yaratmayacaktır.Cevap
- BHanehalkları ve firmalar, artan kamu borçlanmasının gelecekte yaratacağı ilave vergi yükünü rasyonel biçimde öngörüp bugünkü tasarruflarını artıracağından, uygulanan maliye politikasının reel ekonomi üzerindeki etkisi faiz mekanizmasına gerek kalmadan anında sıfırlanacaktır.
- CFaiz oranlarındaki muhtemel artışın özel kesim yatırımları üzerindeki caydırıcı etkisi zayıf kalacağından, söz konusu altyapı harcamaları toplam talebi güçlü biçimde uyararak milli gelirde ve istihdamda hedeflenen kalıcı iyileşmeyi sağlayacaktır.
- Dİradi kararlarla alınan bu harcama artışı yerine sistemdeki otomatik dengeleyicilere başvurulsaydı, merkez bankasının sabit parasal büyüme kuralı kendiliğinden esneklik kazanacak ve fon piyasasındaki likidite sıkışıklığı önlenecekti.
- EGerçekleştirilen kamu yatırımları üretken kapasiteyi artırıcı nitelikte olduğundan, kısa dönemde faiz oranları yükselse dahi uzun dönemde sermayenin marjinal verimliliğini artırarak ekonomide içsel bir büyüme dinamiğini tetikleyecektir.
Cevap
Para arzı sabitken borçlanma ile finanse edilen kamu harcamalarının faizleri yükselterek özel sektörü tam olarak daraltacağını belirten seçenek doğrudur.
Monetarist (Parasalcı) yaklaşıma göre, maliye politikası genişlemelerinin reel hasıla üzerinde kalıcı bir etkisi yoktur. Eğer kamu harcamalarındaki artış para basarak değil de piyasadan borçlanılarak finanse ediliyorsa (ve para arzı bir kurala bağlı olarak sabit hızda büyüyorsa), artan tahvil arzı tahvil fiyatlarını düşürür ve faiz oranlarını yukarı çeker. Monetaristler para talebinin faize duyarlılığının düşük (dik bir LM eğrisi), yatırımların ise faize duyarlılığının yüksek olduğunu varsayar. Bu nedenle faizlerdeki yükseliş, özel sektör yatırım ve tüketim harcamalarını kamu harcamalarındaki artış kadar daraltır. 'Tam dışlama' (crowding-out) olarak bilinen bu aktarım mekanizması sonucunda, ekonomide toplam talep ve reel hasıla değişmez, sadece harcamaların kompozisyonu (özel sektörden kamu sektörüne doğru) değişmiş olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Monetarist Yaklaşımda Tam Dışlama Mekanizması