Merkezi yönetim kapsamındaki bir kamu idaresinin finansman ihtiyacı doğrultusunda, döviz cinsinden ihraç edilen borçlanma senetleri tamamıyla yurtiçinde yerleşik bir ticari bankaya satılmıştır. Aynı mali yıl içerisinde, bütçe kanununda başlangıç ödenekleri ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark olarak belirlenen "net borçlanma limiti"ne ulaşılmış, ancak makroekonomik dalgalanmalar sebebiyle yılın son çeyreğinde ilave borçlanma ihtiyacı doğmuştur.
4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un getirdiği ilke ve kurallar dikkate alındığında, bu borçlanma işleminin sınıflandırılması ve ortaya çıkan ilave finansman ihtiyacının karşılanabilmesi için izlenmesi gereken hukuki usul aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?
- İhraç edilen senetler döviz cinsinden olsa dahi alıcının statüsü gereği "iç borç" olarak sınıflandırılır; ilave ihtiyaç için net borçlanma limiti önce ilgili Bakan onayıyla yüzde 5, yeterli olmaması halinde Cumhurbaşkanı kararıyla ilave yüzde 5 oranında artırılabilir.Cevap
- BSenetlerin döviz cinsinden ihraç edilmiş olması, borcun "dış borç" statüsünde izlenmesini zorunlu kılar; borçlanma limitinin aşılabilmesi ise ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılacak bir ek bütçe kanunu ile mümkündür.
- CLimit aşımı ve borçlanma işlemleri, 2001 öncesi uygulamalarda olduğu gibi Hazine ve Devlet Planlama Teşkilatının müşterek kararıyla yürütülür ve yıl sonu gerçekleşen nakit açığına göre borçlanma limiti otomatik olarak geriye dönük revize edilir.
- Dİlgili kamu idaresi genel bütçe kapsamında olduğundan, limit aşımı durumunda Hazine garantisi olmaksızın doğrudan uluslararası sermaye piyasalarına çıkarak kendi adına tahvil ihraç edebilir ve bu tutar limit hesaplamasından muaf tutulur.
- ELimit aşımının yasal olarak engellenmesi amacıyla Hazine, portföyündeki mevcut kısa vadeli borçları uzun vadeli olanlarla değiştirerek (tahkim) veya faiz yükünü hafifleterek (değiştirim) net borçlanma tutarını yasal sınırlar içine çekmekle mükelleftir.