Bir ekonomide fiyatlar genel düzeyinde uzun süreli ve öngörülenin üzerinde artışlar yaşanmaktadır. Bu dönemde, artan oranlı kişisel gelir vergisi tarifesindeki dilim sınırları enflasyon oranında güncellenmemiş; ayrıca kamu kesimi artan finansman ihtiyacını sabit faizli uzun vadeli tahviller ihraç ederek karşılamıştır.
Bu veriler ışığında, yaşanan enflasyonist sürecin gelir dağılımı ve vergi yükü üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ABeklenmeyen yüksek enflasyon, devletin ihraç ettiği sabit faizli borç senetlerinin reel getirisini artırarak, rantiye kesiminin gelir dağılımından aldığı payı yoksul kesim aleyhine büyütür.
- Ücretli kesimin nominal gelirleri enflasyon oranında artsa bile, vergi dilimlerinin güncellenmemesi nedeniyle daha yüksek oranlı vergilendirmeye maruz kalmaları reel harcanabilir gelirlerini azaltırken; sabit faizli iç borç senetlerine yatırım yapanların reel servetleri erozyona uğrar.Cevap
- CVergi dilimlerinin enflasyona göre ayarlanmaması sonucu ortaya çıkan mali sürüklenme mekanizması, düşük gelirli grupların vergi sonrası reel gelirlerini artırarak gelir dağılımında adaleti sağlayıcı yönde otomatik bir etki yaratır.
- DFiyat artışlarının yarattığı enflasyon vergisi, öncelikle maliyet artışlarını fiyatlara yansıtabilen girişimci kesimin satın alma gücünü aşındırırken, sabit nominal gelire sahip grupların gelir dağılımındaki konumunu nispi olarak iyileştirir.
- EEnflasyonist ortamda kamu kesiminin uzun vadeli ve sabit faizli borçlanması, piyasadaki atıl likiditeyi çekerek kaynak dağılımında etkinliği sağlarken, eş anlı olarak fonksiyonel gelir dağılımını kâr elde edenler aleyhine, ücretliler lehine değiştirir.
Cevap
Mali sürüklenmenin ücretlilerin harcanabilir reel gelirini düşürdüğünü ve enflasyonun sabit faizli tahvil sahiplerinin reel servetlerini erittiğini belirten ifade doğrudur.
Enflasyonist ortamlarda vergi dilimlerinin güncellenmemesi, nominal geliri artan bireyleri daha yüksek vergi dilimlerine iterek (mali sürüklenme) reel harcanabilir gelirlerini düşürür. Aynı zamanda, beklenmeyen enflasyon, sabit faizli sözleşmelerde alacaklıdan (tahvil sahibi) borçluya (devlet) doğru bir servet transferine yol açar; dolayısıyla tahvil sahiplerinin reel servetleri erir. Doğru ifade, bu iki mekanizmanın gelir dağılımını bozucu etkisini eksiksiz özetlemektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Enflasyonun Gelir Dağılımına Etkisi (Mali Sürüklenme ve Servet Transferi)
Tahmini Süre:2m 0s