Bir ülkenin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan yıllık makroekonomik değerlendirme raporunda; cari yılda gerçekleşen enflasyon oranının hedeflenenin çok üzerinde olduğu, buna karşılık kişisel gelir vergisi tarifesinin yıl başında belirlenen nominal dilimlerle uygulandığı (güncellenmediği) ve iç borçlanma stratejisinde ağırlıklı olarak hanehalklarına ihraç edilen on yıl vadeli sabit kuponlu tahvillerin kullanıldığı belirtilmiştir. Raporun sonuç bölümünde, bu mali tercihlerin bir araya gelmesiyle milli gelir pastasında fonksiyonel ve kişisel dağılımın geniş halk kesimleri aleyhine ciddi ölçüde farklılaştığı vurgulanmıştır.
Bu makroekonomik ve mali veriler ışığında, ekonomideki bölüşüm ilişkilerinde ortaya çıkan yapısal değişimin ve refah kaybının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- Maaş zammı alan ücretlilerin nominal gelir artışlarının 'mali sürüklenme' ile devlete aktarılarak harcanabilir reel gelirlerini eritmesi ve eşzamanlı olarak beklenmeyen enflasyonun sabit kuponlu tahvillerde yarattığı 'enflasyon vergisi' yoluyla tasarruf sahiplerinden net borçlu konumundaki devlete servet transferi sağlamasıCevap
- BArtan oranlı tarifenin enflasyon ortamında otomatik istikrar sağlayıcı olarak çalışmasının özel yatırımları dışlaması (crowding-out) ve uzun vadeli borçlanmanın piyasa faizlerini yukarı çekerek gelir dağılımından çok kaynak tahsisinde etkinsizlik yaratması
- CBeklenmeyen enflasyon karşısında devletin iç borçlanma faiz yükünün reel olarak artması sonucu, toplanan artan oranlı vergilerin doğrudan tahvil yatırımcılarına aktarılmasıyla kişisel gelir dağılımının yüksek gelir grupları lehine bozulması
- DVergi dilimlerinin güncellenmemesi nedeniyle enflasyonist ortamda vergi tahsilatında yaşanan gecikmelerin (Olivera-Tanzi etkisi) bütçe açıklarını artırması ve bu açıkların tahvil ihracıyla kapatılmasının mali sürüklenmeyi engellemesi
- EUygulanan bu politika setinin arz yönlü iktisat yaklaşımıyla uyumlu biçimde, marjinal vergi oranlarındaki zımni artışlar aracılığıyla ücretli kesimin emek arzını teşvik ederek büyümeyi hızlandırması ancak bölüşümü ikinci plana atması