Geleneksel Keynesyen makroekonomik yaklaşım, ekonomideki konjonktürel dalgalanmalara karşı devletin "hayırhah (iyicil)" bir aktör olarak davranacağını ve simetrik bir maliye politikası izleyeceğini varsayar; yani daralma dönemlerinde bütçe açığı verilirken, genişleme dönemlerinde bütçe fazlası verilerek borçlar ödenecektir. Ancak Kamu Tercihi Teorisi (özellikle Buchanan ve Wagner'in geliştirdiği "Açıkların Demokrasisi" tezi bağlamında), demokratik karar alma süreçlerinin doğası gereği bu simetrinin kaybolduğunu ve siyasal sistemin kronik olarak bütçe açığı vermeye yapısal bir eğilimi olduğunu ileri sürer.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kamu Tercihi Teorisi'nin maliye politikasındaki bu "yapısal bütçe açığı eğilimini" açıklamak için kullandığı mekanizma veya temel varsayımlardan biri değildir?
- ASeçilmiş temsilcilerin oy maksimizasyonu güdüsüyle kısa vadeli politik ufka sahip olmaları ve seçmen tepkisinden çekinerek vergi artışlarını ertelemeleri
- BBütçe açıklarının finansmanında kullanılan borçlanma mekanizmasının, harcamaların gerçek maliyetini gizleyerek seçmenler üzerinde mali yanılma yaratması
- Bireylerin gelecekteki vergi yükümlülüklerini rasyonel bir şekilde tam olarak öngörerek, borçla finanse edilen kamu harcamalarına karşı cari tasarruflarını artırmalarıCevap
- DFaydası dar ve organize gruplara odaklanan, maliyeti ise geniş ve örgütsüz kitlelere yayılan projelerin yasama sürecinde rant kollama faaliyetleriyle onaylanması
- EKamu hizmeti sunan bürokrasinin, toplumsal optimumdan ziyade kendi kurum bütçelerini ve siyasi nüfuzlarını en üst düzeye çıkarmak için aşırı ödenek talep etmesi