193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, bir mükellefin ticari kazancının "basit usulde" tespit edilebilmesi için kanunda belirtilen genel ve özel şartları taşımasının yanı sıra, Kanun'un 51. maddesinde yer alan "basit usulden faydalanamayacak olanlar" kapsamında bulunmaması gerekir.
Buna göre, aşağıda durumları belirtilen mükelleflerden hangisinin elde ettiği ticari kazanç, diğer tüm şartları taşısa dahi kanun gereği hiçbir surette basit usulde tespit edilemez?
- ANüfusu 5.000'in altında olan bir beldede perakende bakkallık faaliyeti yürüten esnaf
- BBelediye sınırları içerisinde sadece şehir içi hatlı minibüs işletmeciliği yapan mükellef
- CKendi mülkiyetindeki küçük bir atölyede sadece ayakkabı tamiri ve boyacılığı yapan zanaatkar
- Serbest meslek faaliyeti olan diş hekimliğinin yanı sıra, aynı iş yerinde tıbbi malzeme alım-satımı ile uğraşan mükellefCevap
- EKiraladığı bir dükkanda sadece erkek terziliği yaparak geçimini sağlayan kişi
Cevap
Serbest meslek faaliyeti ile birlikte ticari faaliyet yürütenlerin ticari kazançları kanun gereği basit usulde tespit edilemez.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 46. maddesinin son fıkrası uyarınca, serbest meslek faaliyeti (avukat, doktor, mimar vb.) ile ticari faaliyeti birlikte yürüten mükelleflerin ticari kazançları basit usulde tespit edilemez. Bu kişiler, her iki faaliyet türü için de gerçek usulde defter tutmak ve vergilendirilmek zorundadırlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Basit Usulden Yararlanamayacak Olanlar ve Kazanç Türlerinin Birleşmesi
Daha Fazla Pratik
GVK Madde 51'de yer alan 'Sarraflar' ve 'Tavassut (Aracılık) işi yapanlar'ın büyükşehir ayrımı olmaksızın gerçek usule tabi olduğunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s