Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

263 soru

Soru 1Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, işletme büyüklüğü ölçülerini aşması nedeniyle zirai kazancı gerçek usulde (bilanço veya zirai işletme hesabı esası) vergilendirilen bir çiftçinin, yeniden tevkifat (stopaj) usulüne dönebilmesi için gerekli olan şartlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ölçülerin altına düşülen yılı takip eden yıldan başlayarak üst üste üç yıl süreyle bu ölçülerin altında kalınması şartıyla, dördüncü yılın başından itibaren dönülebilir.

Cevap

İşletme büyüklüğü ölçülerinin altına düşülen yılı takip eden yıldan başlayarak üst üste üç yıl süreyle bu ölçülerin altında kalınması ve dördüncü yılın başından itibaren dönülmesi şartı doğrudur.
Zirai kazançta gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin stopaj usulüne dönebilmesi için; işletme büyüklüğü ölçülerinin altına düşüldüğü yılı takip eden yıldan başlayarak üst üste üç yıl boyunca bu ölçülerin altında kalmaları ve ancak bu süreyi takip eden dördüncü yılın başından itibaren stopaj usulüne geçmeleri mümkündür (GVK Madde 5454).

Adım Adım Çözüm

1
Zirai kazançta usul değişikliği kurallarını belirle.
Gerçek usulden tevkifat (stopaj) usulüne geçişin şartları analiz edilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 5454. maddesindeki özel hükmün tespiti gerekir.
2
Kanunda belirtilen süre şartını kontrol et.
Ölçülerin altına düşülen yılı takip eden yıldan itibaren 33 yıl üst üste düşük kalma şartı bulunur.
Mükellefiyetin istikrarını sağlamak için kanun koyucu belirli bir deneme süresi öngörmüştür.
3
Dönüşün gerçekleşeceği zamanı belirle.
Üç yıllık süreyi takip eden dördüncü yılın başı dönüş tarihidir.
Şartların tamamlandığı yılın sonu beklenmeli ve yeni vergilendirme dönemi başlatılmalıdır.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançta Usul Değişikliği (Gerçek Usulden Tevkifata Dönüş)
Soru 2Soru

Merkezi Fransa'da bulunan ve sadece bilimsel araştırmaları destekleme amacı güden kâr amacı gütmeyen (X) Vakfı, Türkiye'de bir irtibat bürosu açmıştır. Bu irtibat bürosu sadece pazar araştırması ve tanıtım faaliyetleri yürütmekte, herhangi bir ticari işlem gerçekleştirmemektedir. Bununla birlikte, (X) Vakfı'nın Türkiye'deki bir bankada bulunan mevduat hesabından 1.200.0001.200.000 TL faiz geliri ve İstanbul'da sahip olduğu bir iş merkezinden 600.000600.000 TL kira geliri elde ettiği tespit edilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, (X) Vakfı'nın Türkiye'deki bu durumu ve vergilendirilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'de bir iktisadi işletme oluşmadığı için vakıf adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmez; elde edilen gelirler üzerinden (varsa) sadece vergi tevkifatı yapılır.

Cevap

Türkiye'de bir iktisadi işletme oluşmadığı için vakıf adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmez; elde edilen gelirler üzerinden sadece vergi tevkifatı yapılır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca dernek ve vakıflar doğrudan mükellef değildir; sadece bunlara bağlı iktisadi işletmeler mükellefiyet kapsamındadır. Merkezi yurt dışında olan bir vakfın Türkiye'de kurumlar vergisi mükellefi (dar mükellef) olabilmesi için bünyesinde bir iktisadi işletme oluşması gerekir. İrtibat büroları pazar araştırması gibi ticari olmayan faaliyetler yürüttüğü için iktisadi işletme oluşturmazlar. Ayrıca faiz ve kira gibi pasif gelirler, bir ticari organizasyon altında toplanmadığı sürece iktisadi işletme kazancı olarak değil, mal varlığının getirisi olarak kabul edilir ve beyanname verilmesini gerektirmez; nihai vergileme tevkifat yoluyla yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türünün ve kurumun statüsünün belirlenmesi
Vakıf, merkezi yurt dışında olduğu için dar mükellef kapsamına girebilir ancak öncelikle bir kurumlar vergisi süjesi (mükellefi) olup olmadığı incelenmelidir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1. maddesine göre vakıflar değil, vakıflara ait 'iktisadi işletmeler' mükellefiyet kapsamındadır.
2
İktisadi işletme oluşup oluşmadığının analizi
İrtibat bürosunun ticari faaliyette bulunmaması ve kira/faiz gibi pasif gelirlerin bir ticari organizasyon gerektirmemesi nedeniyle Türkiye'de bir iktisadi işletme oluşmamıştır.
İktisadi işletme için ticari, sınai veya zirai bir faaliyetin devamlı olarak icra edilmesi ve bir organizasyonun bulunması gerekir.
3
Vergilendirme rejiminin tespiti
Mükellefiyet tesis edilmeyecek, ancak elde edilen kira ve faiz gelirleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu veya Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca stopaj (tevkifat) yoluyla vergi alınacaktır.
Dar mükellefiyette iktisadi işletme dışındaki pasif gelirler beyanname değil, tevkifat usulüyle vergilendirilir.

Anahtar Kavram

İktisadi İşletme ve Dar Mükellefiyet İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İş ortaklıklarının tam ve dar mükellefiyet esasındaki farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 3Soru

Türk vergi sisteminde ücret gelirlerinin vergilendirilmesi; tevkifat usulü, yıllık beyan esası ve son yıllarda yürürlüğe giren istisna düzenlemeleri ile çok katmanlı bir yapıya bürünmüştür. Özellikle asgari ücretin vergi dışı bırakılması ve yüksek ücret gelirlerinin beyan zorunluluğuna ilişkin kurallar bu sürecin temelini oluşturmaktadır.

Buna göre, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ücret gelirlerinin vergilendirilmesi ve asgari ücret istisnası uygulamasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek işverenden elde edilen ve tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş ücret gelirleri, tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan edilmez.

Cevap

Tek işverenden elde edilen ve tevkifata tabi tutulmuş ücret gelirlerinin, tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyeceği bilgisi yanlıştır; bu gelirler GVK 103. maddedeki dördüncü dilim sınırını aşarsa beyan edilmelidir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 86. maddesinde yapılan değişiklik ile tek işverenden alınan ve tevkifata tabi tutulmuş ücretler için belirlenen istisna sınırı kaldırılmış, bunun yerine GVK 103. maddedeki dördüncü gelir dilimi (yüksek bir eşik) bir beyan sınırı olarak getirilmiştir. Bu nedenle 'tutarı ne olursa olsun beyan edilmez' ifadesi güncel mevzuatla çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tek işverenden alınan ücretlerin beyan esasını kontrol et.
GVK Madde 86 uyarınca, tek işverenden alınan ücretler normalde beyan edilmez; ancak 2020 yılından itibaren 103. maddedeki 4. dilimi aşanlar beyan zorunluluğuna tabidir.
Yüksek gelirli ücretlilerin de beyanname vermesi sağlanarak vergi adaletinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır.
2
Asgari ücret istisnasının çoklu işveren durumundaki uygulamasını analiz et.
İstisna sadece tek bir işverende (en yüksek ücret olanda) uygulanır.
İstisnanın mükerrer uygulanmasını önlemek ve tek bir asgari ücret tutarını vergi dışı bırakmak hedeflenmiştir.
3
Tevkifat yapılmayan ücretlerin durumunu değerlendir.
Tevkifat yapılmayan ücretler tutarına bakılmaksızın beyan edilir.
GVK 95. madde uyarınca verginin doğrudan mükelleften tahsil edilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Ücret Gelirlerinde Beyanname Verme Sınırları ve Asgari Ücret İstisnası Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Ücret gelirlerinde 'safi değer' tespiti yapılırken indirilebilecek giderler (sigorta primleri, sendika aidatları vb.) konusuna çalışılması önerilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinde verginin mükellefleri tahdidi olarak sayılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan kurumlar vergisi mükellefleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vakıflar

Cevap

Vakıflar doğrudan kurumlar vergisi mükellefi değildir; vergi mükellefiyeti vakfın kendisine değil, vakfa bağlı olarak faaliyet gösteren iktisadi işletmeye aittir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca dernekler ve vakıflar bizzat kurumlar vergisi mükellefi sayılmamıştır. Vergi mükellefiyeti, bu kuruluşlara bağlı olarak kurulan ve devamlılık arz eden ticari, sınai veya zirai faaliyet yürüten 'iktisadi işletmeler' üzerinden tesis edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 11. maddesindeki mükellef listesinin incelenmesi
Mükellefler: Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları.
Kanun koyucu, kurumlar vergisi mükelleflerini sayısal olarak sınırlandırmıştır (numerus clausus).
2
Vakıf ve derneklerin hukuki statüsünün mükellefiyet açısından değerlendirilmesi
Vakıf ve derneklerin kendileri mükellef listesinde yoktur; sadece 'ait iktisadi işletmeler' ifadesi yer almaktadır.
Vakıf ve dernekler kar amacı gütmeyen kuruluşlar oldukları için bizzat mükellef yapılmamış, ancak haksız rekabeti önlemek adına ticari faaliyet yürüten işletmeleri vergilendirilmiştir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti (Mükellefiyetin Şahsiliği)

İpuçları

1
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesindeki listeyi hatırlayın; listede bir yapının 'kendisi' mi yoksa ona ait 'işletme' mi mükellef sayılmış?

Daha Fazla Pratik

İktisadi işletmelerin oluşması için gereken 'devamlılık' ve 'ticari mahiyet' kriterlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

Tam mükellef Başarı Tekstil A.Ş.’nin 20252025 yılı hesap dönemine ilişkin beyan ettiği bazı mali veriler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

Mali Veri TürüTutar (TL)
Ticari Bilanço Karı10.000.00010.000.000
İştirak Kazançları (Tam mükellef bir kurumdan)1.500.0001.500.000
İştirak Kazancına İlişkin Finansman Giderleri200.000200.000
Diğer Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)800.000800.000
Kamu Yararına Çalışan Derneklere Yapılan Bağış600.000600.000
Ar-Ge İndirimi500.000500.000

Buna göre, şirketin ilgili dönem Kurumlar Vergisi beyannamesinde esas alınacak vergi matrahı kaç TL’dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 8.335.0008.335.000

Cevap

İşlemler sonucunda vergi matrahı 8.335.0008.335.000 TL olarak hesaplanır.
Doğru hesaplama yöntemi şu şekildedir: Ticari kara (10.000.00010.000.000) KKEG (800.000800.000) eklenir ve iştirak istisnası (1.500.0001.500.000) çıkarılarak indirimler öncesi kurum kazancı 9.300.0009.300.000 TL olarak bulunur. İştirak kazancına ilişkin giderler (200.000200.000) kanunen indirilebilir olduğu için işlem yapılmaz. Bağış sınırı bu tutarın %5'i olan 465.000465.000 TL'dir. Bu tutar ve Ar-Ge indirimi (500.000500.000) düşüldüğünde 8.335.0008.335.000 TL matraha ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ticari kardan hareketle istisna öncesi kurum kazancını hesaplayın.
10.000.00010.000.000 (Ticari Kar) + 800.000800.000 (KKEG) - 1.500.0001.500.000 (İştirak İstisnası) = 9.300.0009.300.000 TL
Kurumlar vergisi matrahına ulaşmak için önce ticari kara kanunen kabul edilmeyen giderler eklenir ve vergiden istisna edilen kazançlar düşülür.
2
İştirak kazancına ilişkin giderlerin durumunu değerlendirin.
Düzeltme gerekmez.
KVK Madde 5/3 uyarınca, iştirak kazançlarına ilişkin finansman giderleri diğer istisna kazanç giderlerinden farklı olarak kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebilir. Dolayısıyla KKEG olarak eklenmezler.
3
İndirilebilecek bağış ve yardım tutarını belirleyin.
9.300.000×0,05=465.0009.300.000 \times 0,05 = 465.000 TL
Kamu yararına çalışan derneklere yapılan bağışlar, o yıla ait kurum kazancının %5'i ile sınırlı olarak indirilebilir. 600.000600.000 TL bağış yapılmış olsa da ancak 465.000465.000 TL'si indirilebilir.
4
Nihai matrahı hesaplayın.
9.300.000465.0009.300.000 - 465.000 (Bağış) - 500.000500.000 (Ar-Ge) = 8.335.0008.335.000 TL
İndirim öncesi kurum kazancından, sınırlandırılmış bağış tutarı ve Ar-Ge indirimi düşülerek vergi matrahına ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kurum Kazancının Tespiti ve İştirak Kazancı Giderleri İstisnası

Daha Fazla Pratik

İştirak kazancı istisnasının tam mükellef ve dar mükellef kurumlar açısından farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6Soru

Gelir Vergisi Kanunu'na (GVK) göre ticari kazancın tespiti; gerçek usul (bilanço veya işletme hesabı esası) ve basit usul olmak üzere iki temel yöntemle gerçekleştirilir. Basit usul, özellikle küçük ölçekli ticari faaliyetlerin vergilendirilmesini kolaylaştırmak amacıyla belirli şartlara bağlanmıştır.

Buna göre, ticari kazancı basit usulde tespit edilen mükelleflerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basit usule tabi mükellefler, yanlarında çalışan işçilere ödedikleri ücretler üzerinden vergi tevkifatı (stopaj) yaparak muhtasar beyanname ile beyan etmek zorundadırlar.

Cevap

Basit usule tabi mükelleflerin vergi tevkifatı (stopaj) yapma ve muhtasar beyanname verme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Basit usulde vergilendirilen mükellefler, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca vergi tevkifatı yapmakla sorumlu tutulmayan mükellefler grubundadır. Bu mükellefler yanlarında çalışan işçilerin ücretlerinden stopaj yapmazlar ve bu nedenle muhtasar beyanname vermezler. Bu durum, basit usulün getirdiği önemli bir idari kolaylıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Basit usulün genel ve özel şartlarını hatırla.
İşinde bilfiil çalışmak, kira sınırı ve yıllık alım/satım/hasılat limitlerine bakılır.
Mükellefiyet türünün doğru belirlenmesi için şartların teyidi gerekir.
2
GVK 94. madde kapsamındaki tevkifat sorumluluğunu analiz et.
Basit usulde vergilendirilenler tevkifat yapacaklar listesinden (müstesna durumlar hariç) hariç tutulmuştur.
Stopaj yükümlülüğünün olup olmadığını belirlemek için kanuni dayanak incelenir.
3
Basit usulde çalışanların vergilendirilme şeklini belirle.
Yanlarında çalışanlar 'diğer ücret' esasına göre vergi karnesi yoluyla vergilendirilir.
Mükellefin muhtasar beyanname verip vermeyeceği bu bilgiyle kesinleşir.

Anahtar Kavram

Basit Usulde Vergi Sorumluluğu ve Stopaj Muafiyeti
Soru 7Soru

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, hesap dönemi takvim yılı olan bir sermaye şirketinin, elde ettiği kurum kazancına ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesini vermesi ve tahakkuk eden vergiyi ödemesi gereken yasal sürelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyanname, Nisan ayının başından son günü akşamına kadar verilir; tahakkuk eden vergi Nisan ayı sonuna kadar tek taksitte ödenir.

Cevap

Kurumlar vergisi beyannamesi Nisan ayının başından son günü akşamına kadar verilir ve tahakkuk eden vergi aynı süre içinde (Nisan ayı sonuna kadar) ödenir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14. ve 21. maddeleri uyarınca; hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler, kurumlar vergisi beyannamelerini hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın (Nisan) birinci gününden sonuncu günü akşamına kadar vermek ve tahakkuk eden vergiyi bu süre içerisinde ödemekle yükümlüdürler.

Adım Adım Çözüm

1
Hesap döneminin tespit edilmesi
Takvim yılı (1 Ocak - 31 Aralık)
Yıllık beyannamenin hangi ayı takip edeceği bu döneme göre belirlenir.
2
Beyan süresinin belirlenmesi
Nisan ayının 1. gününden son günü akşamına kadar
5520 sayılı KVK Madde 14 uyarınca beyanname dördüncü ayın sonuna kadar verilir.
3
Ödeme süresinin belirlenmesi
Nisan ayı sonuna kadar
KVK Madde 21 uyarınca kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Tarh Zamanı ve Ödeme

Daha Fazla Pratik

Kurumlar vergisinde tasfiye ve birleşme gibi özel durumlarda beyanname verme sürelerinin nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru

Kurumlar Vergisi Kanunu hükümlerine göre, hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler, yıllık kurumlar vergisi beyannamelerini hesap döneminin kapandığı ayı izleyen hangi sürede ilgili vergi dairesine vermelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dördüncü ayın son günü akşamına kadar

Cevap

Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın son günü akşamına kadar verilir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, takvim yılı esasında vergilendirilen mükellefler yıllık beyannamelerini hesap dönemini takip eden dördüncü ayın (Nisan) son günü akşamına kadar vermekle yükümlüdürler.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türü ve hesap dönemi tespiti
Mükellef kurumlar vergisi mükellefidir ve hesap dönemi takvim yılıdır (1 Ocak - 31 Aralık).
Yasal beyan süresinin başlangıç noktasını belirlemek için hesap döneminin bitişi bilinmelidir.
2
Yasal beyan süresinin hesaplanması
Aralık ayını (12. ay) izleyen dördüncü ay Nisan ayıdır.
5520 sayılı Kanun, beyannamenin dördüncü ayın başından sonuna kadar verilmesini emreder.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Kanuni Beyan Süresi

İpuçları

1
Gelir vergisi beyannamesinden bir ay sonra verildiğini hatırlayın.
2
Takvim yılı kullananlar için bu ay, bahar aylarının ortasına denk gelir.

Daha Fazla Pratik

Özel hesap dönemine sahip kurumlarda beyan süresinin nasıl değiştiğini inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca zirai kazanç sahiplerinin vergilendirilmesine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi, çiftçinin kazancının 'gerçek usulde' (zirai işletme hesabı veya bilanço esası) tespit edilmesini zorunlu kılan hallerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletmeye dahil biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu araca sahip olunması

Cevap

İşletmeye dahil biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu araca sahip olunması, zirai kazancın gerçek usulde vergilendirilmesini zorunlu kılar.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 54. maddesine göre, biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca ya da on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçiler, işletme büyüklüğü ölçütlerine bakılmaksızın kazançlarını gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya bilanço esası) tespit ederek vergilendirilmek zorundadırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Zirai kazançta vergi mükellefiyeti ile ilgili temel kavramların (çiftçi, zirai işletme, zirai faaliyet) tanımlanması.
Zirai faaliyetle uğraşan gerçek kişilere 'çiftçi', bu faaliyetlerin yapıldığı yerlere ise 'zirai işletme' denir.
Sorunun yasal çerçevesini ve öznelerini doğru tanımlamak.
2
Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 54. maddesinde yer alan gerçek usule geçiş şartlarının incelenmesi.
Kanunda belirtilen işletme büyüklüğü ölçütlerini aşanlar ile biçerdöver veya benzeri büyük motorlu araçlara sahip olanların gerçek usulde vergilendirileceği tespit edilir.
Gerçek usulü zorunlu kılan yasal şartı belirlemek.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançta Gerçek Usule Tabi Olma Şartları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre; özel okul, kreş, hastane veya benzeri yerlerin işletilmesinden elde edilen kazançlar, vergilendirme tekniği açısından aşağıdakilerden hangisi kapsamında kabul edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticari kazanç

Cevap

Özel okul, hastane ve benzeri yerlerin işletilmesinden elde edilen kazançlar ticari kazanç olarak vergilendirilir.
Ticari kazanç cevabı doğrudur çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun 3737. maddesinde, özel okul ve hastane gibi kurumların işletilmesinden elde edilen gelirlerin, faaliyetin niteliğine bakılmaksızın kanunen ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin niteliğini belirleyin.
Özel okul ve hastane işletmeciliği, bir organizasyon ve sermaye gerektiren işletme faaliyetidir.
Kazancın türünü belirlemek için faaliyetin içeriği analiz edilmelidir.
2
Gelir Vergisi Kanunu (GVKGVK) Madde 3737 hükmünü uygulayın.
Kanunun 3737. maddesinin ikinci fıkrasının dördüncü bendi, bu faaliyetleri açıkça 'ticari kazanç' olarak sınıflandırmıştır.
Bazı kazanç türleri, mahiyetleri gereği kanun tarafından doğrudan ticari kazanç kapsamında sayılmıştır.

Anahtar Kavram

GVK Madde 37: Ticari Kazancın Tarifi ve Özel Durumlar

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde devamlı gayrimenkul alım satım işleriyle uğraşanların kazancının da ticari kazanç sayıldığını hatırlayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

Gelir Vergisi Kanunu'na göre bir ödemenin ücret olarak nitelendirilmesi için hizmetin bir işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak yapılması gerekmektedir. Bir kamu kurumunda kadrolu mimar olarak görev yapan bir kişi, mesai saatleri dışında kendi adına ve kendi sorumluluğu altında piyasadaki şahıslara mimari projeler çizerek gelir elde etmektedir. Buna göre, bu kişinin kamu kurumundan aldığı aylık maaş ile dışarıya yaptığı projelerden elde ettiği gelirin vergi hukuku açısından nitelendirilmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maaş: Ücret; Proje Geliri: Serbest Meslek Kazancı

Cevap

Maaş ödemesinin 'Ücret', proje çizim gelirinin ise 'Serbest Meslek Kazancı' olarak nitelendirilmesi doğrudur.
Doğru cevapta belirtildiği üzere, kamu kurumundan alınan maaş bir işverene (idareye) tabi olarak ve bir iş yerine bağlı olarak sunulan hizmetin karşılığı olduğu için GVK 61. madde kapsamında 'ücret'tir. Buna karşın, kişinin mesai saatleri dışında bağımsız olarak yürüttüğü proje çizim işi, herhangi bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında gerçekleştirilen mesleki bir faaliyet olduğundan GVK 65. madde uyarınca 'serbest meslek kazancı' olarak vergilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu kurumundaki çalışma ilişkisini analiz et.
Hizmet erbabı kuruma bağlıdır (tabiyet), emir ve talimat altındadır.
GVK Madde 61 uyarınca işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı çalışma ücretin temel unsurudur.
2
Dışarıya yapılan proje çizim faaliyetini analiz et.
Faaliyet şahsi sorumluluk altında, kendi nam ve hesabına, mesleki bilgi kullanılarak yürütülmektedir.
GVK Madde 65 uyarınca sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye dayanan ve bağımsız yürütülen faaliyetler serbest meslek faaliyetidir.

Anahtar Kavram

Ücret ile Serbest Meslek Kazancı Ayırımı (Tabiyet Kriteri)

İpuçları

1
Bir ödemenin ücret olması için mutlaka bir 'işverene bağlılık' ilişkisi olup olmadığına bakınız.
2
Kişinin kendi adına ve sorumluluğu altında, uzmanlığına dayalı iş yapması hangi gelir unsuruna girer?

Daha Fazla Pratik

Ücretlilerin vergilendirilmesinde 2022'den itibaren uygulanan asgari ücret istisnasının asgari ücretin üzerindeki maaşlara nasıl yansıdığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 12Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında gerçekleştirilen 'devir' (birleşme) işlemlerinde, münfesih (dağılan) kurumun devir tarihine kadar olan kazançlarının beyanı ve bu beyanname üzerinden hesaplanan verginin ödenmesine ilişkin aşağıdaki kurallardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurum kazancı, devrin ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren 3030 gün içinde beyan edilir ve tahakkuk eden vergi beyanname verme süresi içinde ödenir.

Cevap

Kurum kazancının devrin ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren 3030 gün içinde beyan edilmesi ve verginin bu süre içinde ödenmesi kuralı doğrudur.
Doğru ifadeye göre, 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2020. maddesi uyarınca, devir işlemlerinde münfesih kurumun devir tarihine kadar olan kazançları, devrin ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren 3030 gün içinde beyan edilmeli ve aynı süre içinde ödenmelidir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup tescil tarihi esas alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki Olayın Tespiti
İşlemin bir 'devir' (KVK m. 1919) olduğu belirlenir.
Devir durumunda münfesih kurumun vergilendirme süreci genel kurallardan farklılaşmaktadır.
2
Beyanname Süresinin Belirlenmesi
KVK m. 20/1a20/1-a uyarınca tescil tarihinden itibaren 3030 günlük süre tespit edilir.
Kanun koyucu infisah eden kurumun işlemlerinin hızlıca tasfiyesi için özel bir beyan süresi öngörmüştür.
3
Ödeme Süresinin Belirlenmesi
Tahakkuk eden verginin beyanname verme süresi (3030 gün) içinde ödenmesi gerektiği sonucuna varılır.
Özel beyan durumlarında genellikle beyan ve ödeme süreleri birleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Devir Halinde Beyan ve Ödeme

Daha Fazla Pratik

Kurumların tasfiye edilmesi durumunda tasfiye sonu beyannamesinin verilme süresi ile devir beyannamesi süresi arasındaki benzerliği inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 13Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK) hükümlerine göre, ücretlerin vergilendirilmesi, unsurları ve istisnaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir kişinin kendi nam ve hesabına, bir işverene tabi olmaksızın yürüttüğü şahsi mesleki faaliyetler karşılığında elde ettiği gelirler, stopaj yapılması şartıyla ücret hükümlerine göre vergilendirilir.

Cevap

Kendi nam ve hesabına bağımsız olarak yürütülen faaliyetlerden elde edilen gelirler ücret değil, serbest meslek kazancıdır.
Kendi nam ve hesabına, bir işverene tabi olmaksızın yürütülen faaliyetler serbest meslek kazancı kapsamına girer. Ücretin tanımı gereği (GVK Madde 61), gelirin ücret sayılabilmesi için hizmet erbabının bir işverene tabi olması ve onun talimatları doğrultusunda, ona ait bir işyerinde çalışması zorunludur. Dolayısıyla bağımsız çalışma ifadesi ücretin doğasına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ücretin tanımını analiz etme
GVK Madde 61'e göre ücretin üç temel unsuru vardır: İşverene tabiyet, işyerine bağlılık ve hizmet karşılığı ödeme.
Bir gelirin ücret sayılabilmesi için çalışan ile işveren arasında bağımlılık ilişkisi olması şarttır.
2
Serbest meslek kazancı ile ayrımını yapma
Eğer kişi faaliyetini 'kendi nam ve hesabına' ve 'bağımsız' olarak yürütüyorsa bu gelir GVK Madde 65 uyarınca serbest meslek kazancıdır.
Ücreti diğer gelir unsurlarından ayıran en önemli fark 'bağımlılık' (tabiyet) unsurudur.
3
Güncel mevzuat kontrolü
2022 yılı itibarıyla asgari ücret tutarındaki kazançlar istisna edilmiş ve AGİ kaldırılmıştır.
Mevzuat değişiklikleri sınav sorularının güncelliği açısından kritiktir.

Anahtar Kavram

Ücret - Serbest Meslek Kazancı Ayrımı ve İstisnalar

İpuçları

1
Ücret ile serbest meslek kazancı arasındaki temel fark 'bağımlılık' unsurudur.

Daha Fazla Pratik

GVK Madde 23'teki diğer ücret istisnalarını (engellilik indirimi, kreş yardımı vb.) gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 14Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre; Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişiler, Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler. Bu durum, Türk vergi sisteminde aşağıdaki mükellefiyet türlerinden hangisini ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam mükellefiyet

Cevap

Tam mükellefiyet
Tam mükellefiyet, Gelir Vergisi Kanunu'na göre Türkiye'de yerleşmiş sayılanların (ikametgahı olanlar veya bir takvim yılında 6 aydan fazla oturanlar) Türkiye içindeki ve dışındaki tüm gelirleri üzerinden vergilendirilmesini ifade eden bir rejimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun hükmünü analiz et
GVK Madde 3'e göre Türkiye'de yerleşmiş olanlar tam mükelleftir.
Mükellefiyetin kapsamını belirleyen temel kriter 'yerleşme' esasıdır.
2
Vergilendirme kapsamını kontrol et
Tam mükellefler, Türkiye içi ve dışı tüm kazançları üzerinden vergilendirilir (şahsiyet ilkesi).
Tam mükellefiyet, mükellefin dünya çapındaki toplam gelirini vergiye tabi tutar.

Anahtar Kavram

Tam Mükellefiyet

Alternatif Yöntem

Kapsam odaklı eleme yöntemi: Eğer bir gerçek kişi 'tamamından' sorumluysa bu her zaman 'tam' mükellefiyettir; sadece 'bazı' (yerel) kazançlardan sorumluysa 'dar' (sınırlı) mükellefiyettir.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye ya da ihtisasa dayanan ve bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılan faaliyetlerden elde edilen kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Buna göre, serbest meslek kazançlarının tespiti ve vergilendirilmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serbest meslek kazancında gelirin elde edilmesi 'tahsil esası'na bağlanmıştır ve bu yönüyle tahakkuk esasının geçerli olduğu ticari kazançtan ayrılır.

Cevap

Serbest meslek kazancında gelirin elde edilmesi 'tahsil esası'na bağlanmıştır ve bu yönüyle tahakkuk esasının geçerli olduğu ticari kazançtan ayrılır.
Serbest meslek kazançlarında gelirin elde edilmesi 'tahsil esası'na dayanır. Bu ilke gereği, ödemenin nakden, hesaben veya aynen alınmasıyla kazanç doğar. Ticari kazançta geçerli olan 'tahakkuk esası'ndan (gelirin kesinleşmesi) ayrılan en temel fark budur.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest meslek kazancının tanımını ve kapsamını Gelir Vergisi Kanunu Madde 65 çerçevesinde değerlendirin.
Kazancın şahsi mesaiye dayanması ve bir işverene bağlı olunmaması gerektiği saptandı.
Kazanç türünün doğru teşhis edilmesi, uygulanacak vergilendirme rejimini belirler.
2
Elde etme ilkesini (Tahsil Esası) ticari kazançtaki Tahakkuk Esası ile karşılaştırın.
Serbest meslek kazancında paranın fiilen veya hesaben ele geçmesinin (tahsil) vergilendirme için zorunlu olduğu görüldü.
Tahsil esası, serbest meslek kazancını ticari kazançtan ayıran en temel teknik özelliktir.
3
Telif kazançları istisnası ve amortismana tabi kıymetlerin satışı gibi özel hükümleri inceleyin.
İstisnanın belirli bir limit (GVK 103/4. dilim) dahilinde olduğu ve ekipman satışının da mesleki kazanç sayıldığı belirlendi.
Güncel mevzuat sınırları ve özel hükümler sınavda belirleyici çeldiricileri oluşturur.

Anahtar Kavram

Serbest Meslek Kazancında Tahsil Esası ve Ticari Kazançtan Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre zirai kazançların vergilendirilmesinde, birden fazla ortağı bulunan müşterek bir zirai işletmede (iştirak halinde mülkiyet dahil) aynı anda hem bitkisel üretim hem de hayvancılık gibi farklı ölçülere tabi faaliyetlerin yürütülmesi durumunda; ortakların gerçek usulde vergilendirilme zorunluluğunun tespiti hangi hukuki esasa göre yapılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletme büyüklüğü ölçüleri her bir ortağın hissesi için değil işletmenin tamamı için dikkate alınır ve farklı türdeki faaliyetlerin yasal sınırlara olan nispetleri (oranları) toplanarak bu toplam %100'ü aşarsa tüm ortaklar gerçek usulde vergilendirilir.

Cevap

İşletme büyüklüğü ölçüleri her bir ortağın hissesi için değil işletmenin tamamı için dikkate alınır ve farklı türdeki faaliyetlerin yasal sınırlara olan nispetleri (oranları) toplanarak bu toplam %100'ü aşarsa tüm ortaklar gerçek usulde vergilendirilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 54. maddesinin son fıkraları uyarınca, zirai faaliyetlerde 'gerçek usul' tespiti yapılırken iki temel kural birleşir: 1) Karma faaliyetlerde her faaliyetin yasal limitine olan oranı hesaplanıp toplanır (Nispetlerin Toplanması). 2) Müşterek işletmelerde bu hesaplama ortakların hisseleri üzerinden değil, işletmenin toplam kapasitesi üzerinden yapılır. Eğer toplam nispet %100'ü geçerse, tüm ortaklar gerçek usule tabi olur.

Adım Adım Çözüm

1
Zirai işletme tanımını ve kapsamını analiz etmek
Zirai faaliyetin icra edildiği birim olan 'zirai işletme', vergilendirme rejiminin belirlenmesinde temel alınır.
Gerçek usulün tespiti mükellefin şahsından ziyade işletmenin kapasitesine (büyüklüğüne) bağlıdır.
2
Birden fazla faaliyet türü (karma ziraat) durumunda GVK 54 hükmünü uygulamak
Farklı üretim türleri (buğday, küçükbaş hayvan vb.) için mevcut kapasitenin, kanunda o tür için belirlenen tavan sınıra oranı hesaplanır.
Kanun koyucu, farklı ölçekli işlerin toplam ekonomik hacmini bu 'nispetlerin toplanması' (yüzdelerin toplamı) yöntemiyle ölçer.
3
Müşterek mülkiyet (ortaklık) durumunda sınırların uygulamasını belirlemek
Sınırlar ortakların hissesine bölünmez; işletmenin toplam kapasitesi üzerinden değerlendirme yapılır.
Zirai kazançta işletme bütünlüğü esası, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla hisselere bölünerek sınırların aşılmasını engeller.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançlarda Nispetlerin Toplanması ve İşletme Bütünlüğü Esası

Daha Fazla Pratik

GVK 54. maddedeki güncel işletme büyüklüğü ölçülerini (dönüm ve hayvan sayıları) inceleyerek sayısal örnekler çözün.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 17Soru

Merkezi Hollanda'da bulunan ve uluslararası lojistik hizmeti sunan bir kurumun, Türkiye'de tescilli bir şubesi veya kanuni temsilciliği bulunmamasına rağmen; şirketin tüm operasyonel stratejilerinin belirlendiği, finansal yönetim kararlarının alındığı ve yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun katılımıyla toplantıların icra edildiği fiili yönetim ofisinin İstanbul'da bulunduğu tespit edilmiştir.

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, bu kurumun mükellefiyet statüsü ve vergiye tabi kazanç kapsamı ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş merkezinin Türkiye'de bulunması sebebiyle tam mükellefiyet kapsamında kabul edilir ve gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettiği tüm kazançları üzerinden vergilendirilir.

Cevap

İş merkezinin Türkiye'de bulunması nedeniyle kurum tam mükellef sayılır ve dünya genelinde elde ettiği tüm kazançlar üzerinden vergilendirilir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesine göre, bir kurumun tam mükellef sayılabilmesi için kanuni merkezinin veya iş merkezinin Türkiye'de bulunması yeterlidir. İş merkezi, iş işlemlerinin fiilen toplandığı ve yönetildiği yerdir. Senaryoda kurumun tüm stratejik yönetim kararlarının İstanbul'da alındığı belirtildiğinden, iş merkezi Türkiye'dedir. Bu durum kurumu tam mükellef kılar ve tam mükellefler dünya genelindeki tüm kazançları üzerinden vergiye tabi tutulurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumun 'kanuni merkez' ve 'iş merkezi' konumlarını analiz etme
Kanuni merkez Hollanda (yurt dışı), iş merkezi ise İstanbul'dur (Türkiye).
Mükellefiyet türünü belirlemek için KVK Madde 33 kriterleri incelenmelidir.
2
KVK Madde 3/13/1 hükmünü olaya uygulama
Kanunî veya iş merkezlerinden biri Türkiye'de bulunan kurumlar tam mükellefiyet kapsamına girer.
Tam mükellefiyet için kanuni veya iş merkezinden sadece birinin Türkiye'de bulunması yeterlidir.
3
Tam mükellefiyetin kapsamını saptama
Tam mükellef kurumlar, gerek Türkiye içinde gerekse yurt dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.
Tam mükellefiyet 'sınırsız vergi yükümlülüğü' (şahsilik ilkesi) doğurur.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Tam Mükellefiyet ve İş Merkezi Kriteri
Soru 18Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, bir takvim yılı içinde Türkiye'yi terk eden bir mükellefin, terk tarihinden önceki kıst döneme ait gelirlerini bildireceği yıllık gelir vergisi beyannamesini vermesi gereken yasal süre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memleketi terk tarihinden önceki 1515 gün içinde

Cevap

Memleketi terk eden mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamelerini terk tarihinden önceki 1515 gün içinde vermek zorundadırlar.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 9292. maddesi uyarınca, memleketi terk edenlerin yıllık beyannameleri terk tarihinden önceki 1515 gün içinde verilmelidir. Bu düzenleme, mükellefin Türkiye'den ayrılmasıyla vergi takibinin zorlaşacağı varsayımına dayanarak vergi güvenliğini sağlamayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet durumunun tespiti
Mükellefin takvim yılı içinde memleketi terk ettiği saptanmıştır.
Memleketi terk, yıllık beyanname verme süresini değiştiren istisnai bir durumdur.
2
İlgili kanun maddesinin belirlenmesi
Gelir Vergisi Kanunu Madde 9292 hükmü esas alınır.
Yıllık beyannamenin verilme zamanı ve şekli bu maddede düzenlenmiştir.
3
Özel sürenin uygulanması
Terkten önceki 1515 günlük süre belirlenir.
Vergi alacağının güvence altına alınması amacıyla yasa koyucu normal süreyi beklemeden beyan ve tarh işleminin yapılmasını öngörmüştür.

Anahtar Kavram

Münferit ve İstisnai Beyan Süreleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru

Tam mükellefiyet esasında vergilendirilen ve hesap dönemi takvim yılı olan bir sermaye şirketinin, 20252025 yılı kazançlarına yönelik beyan, tarh ve ödeme yükümlülükleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın son günü akşamına kadar verilir ve tahakkuk eden vergi bu süre içinde ödenir.

Cevap

Kurumlar vergisi beyannamesinin hesap dönemini izleyen dördüncü ayın sonuna kadar verilmesi ve verginin bu sürede ödenmesi gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Hesap dönemi takvim yılı olan kurumlarda, kurum kazancı bir sonraki yılın Nisan ayı sonuna kadar beyan edilir. Kurumlar vergisi, bu beyan süresi içinde tarh olunur ve tahakkuk eden verginin tamamı Nisan ayının sonuna kadar tek taksit halinde ödenir.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türü ve hesap döneminin belirlenmesi
Tam mükellef sermaye şirketi ve takvim yılı (11 Ocak - 3131 Aralık).
Beyanname verme ve ödeme süreleri hesap döneminin sonuna göre belirlenir.
2
Beyanname verme süresinin tespiti
Aralık ayını izleyen 4.4. ay olan Nisan ayının son günü (3030 Nisan).
55205520 sayılı KVK Madde 2525 uyarınca yıllık beyanname 4.4. ayda verilir.
3
Tarh ve ödeme usulünün analizi
Beyanname verildiği anda tarh edilir ve Nisan ayı sonuna kadar tek taksitte ödenir.
KVK Madde 2626 ve 3030 gereği tarhiyat beyanla eş zamanlıdır ve ödeme beyan ayının sonuna kadardır.

Anahtar Kavram

Kurumlar vergisinde beyan ve ödeme takvimi (Nisan ayı sonu, tek taksit).
Soru 20Soru

Bay (Z), 2025 takvim yılında aşağıdaki menkul sermaye iratlarını elde etmiştir:

- Tam mükellef bir anonim şirketten brüt 500.000500.000 TL kâr payı elde edilmiştir. Kurum bünyesinde %10\%10 oranında vergi tevkifatı yapılmıştır.
- İsviçre'deki bir bankada bulunan mevduat hesabından 30.00030.000 TL faiz geliri elde edilmiştir (Türkiye'de tevkifata tabi değildir).
- Türkiye'deki bir bankada bulunan vadeli mevduat hesabından 200.000200.000 TL brüt faiz geliri elde edilmiştir (Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. maddesi kapsamında vergi tevkifatı yapılmıştır).

2025 yılı beyanname verme sınırları şu şekildedir:
- Tevkifata tabi menkul sermaye iratları için (GVK 86/1-c): 230.000230.000 TL
- Tevkifata tabi olmayan menkul sermaye iratları için (GVK 86/1-d): 13.00013.000 TL

Buna göre Bay (Z)'nin 2025 yılı gelir vergisi beyanıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kâr payının yarısı (250.000250.000 TL) ile İsviçre banka faizinin tamamı (30.00030.000 TL) beyan edilmeli; kâr payı üzerinden kesilen 50.00050.000 TL verginin tamamı mahsup edilmelidir.

Cevap

Kâr payının istisna sonrası tutarı ile yurt dışı faiz geliri toplanarak beyan edilmeli ve kâr payı stopajının tamamı mahsup edilmelidir.
Gelir Vergisi Kanunu'na göre, tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr paylarının yarısı istisnadır (250.000250.000 TL). Bu tutar, tevkifata tabi menkul sermaye iratları için belirlenen beyan sınırını (230.000230.000 TL) aştığı için beyan edilmelidir. Tevkifata tabi olmayan yurt dışı banka faizleri ise kendi sınırını (13.00013.000 TL) aştığı için beyana dahildir. Ayrıca, kâr payı üzerinden yapılan tevkifatın tamamı hesaplanan vergiden mahsup edilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kâr payı için istisna ve beyan kontrolü yapılması
%50\%50 istisna uygulanır: 500.000/2=250.000500.000 / 2 = 250.000 TL. Bu tutar 230.000230.000 TL'lik sınırı aştığı için beyan edilmelidir.
GVK Madde 22/2 uyarınca kâr paylarının yarısı istisnadır.
2
Yurt dışı faiz geliri için beyan kontrolü yapılması
30.00030.000 TL tutarındaki faiz, 13.00013.000 TL'lik sınırı aştığı için beyan edilmelidir.
Tevkifata tabi olmayan iratlar GVK 86/1-d kapsamında değerlendirilir.
3
Yerli mevduat faizinin değerlendirilmesi
Beyan dışı bırakılır.
GVK Geçici 67. madde uyarınca yerli mevduat faizleri nihai vergileme olup beyan edilmez.
4
Mahsup edilecek verginin belirlenmesi
Brüt 500.000500.000 TL üzerinden kesilen 50.00050.000 TL stopajın tamamı.
Kâr payının yarısı istisna olsa da stopajın tamamının mahsup edilebileceği kuralı geçerlidir.

Anahtar Kavram

Menkul sermaye iratlarında istisna, beyan sınırları ve stopaj mahsubu kurallarının sentezi.
Sayfa 1 / 14Sonraki
Gelir Üzerinden Alınan Vergiler Alıştırma Soruları — KPSS Maliye | Examkin