Bir ekonomide genel fiyat düzeyinin ardışık çeyrekler boyunca düştüğü, hanehalkının Irving Fisher'in 'borç deflasyonu' teorisinde açıkladığı üzere artan reel borç yükü ve karamsar beklentiler nedeniyle tüketimlerini ertelediği derin bir deflasyonist süreç yaşanmaktadır. Bu ortamda nominal faiz oranları likidite tuzağı (sıfır alt sınırı) seviyesine gerilemiş ve toplumun marjinal tüketim eğilimi () tarihsel olarak en düşük seviyesine inmiştir.
Buna göre, ekonomiyi bu deflasyon sarmalından çıkarmak amacıyla uygulanacak maliye politikası stratejilerine ilişkin aşağıdaki analitik değerlendirmelerden hangisi teorik olarak doğrudur?
- Marjinal tüketim eğiliminin aşırı düşük olması, vergi indirimleri ve transfer harcamalarının çarpan etkisini sınırlandıracağından; dışlama (crowding-out) etkisinin de sıfır olduğu bu durumda en etkin araç, toplam talebi doğrudan artıran iradi kamu yatırım harcamalarıdır.Cevap
- BArtan oranlı gelir vergisi ve işsizlik sigortası gibi otomatik istikrar sağlayıcı araçlar, milli gelirdeki düşüşe bağlı olarak bütçe açığı yarattığından, herhangi bir iradi maliye politikası müdahalesine gerek kalmaksızın ekonomiyi tek başına tam istihdama ulaştırır.
- CBütçe açığını önlemek amacıyla kamu harcamaları ve otonom vergilerin eşit miktarda artırılmasına dayanan denk bütçe politikası, harcama çarpanının vergi çarpanından mutlak değerce küçük olması nedeniyle deflasyonist açığın kapatılmasında en yüksek genişletici etkiyi yaratır.
- DLikidite tuzağında para talebinin faize karşı esnekliği sonsuz olsa bile, borçlanmayla finanse edilen iradi kamu harcamaları faiz oranlarını hızla yükselterek özel yatırımları tamamen dışlayacağından (tam crowding-out), deflasyonla mücadelede başarısız olur.
- EFiyatlar genel düzeyindeki düşüş eğilimini tersine çevirmek için dolaylı vergi oranlarının artırılması, maliyetleri doğrudan yukarı çekerek fiyat istikrarını sağlayacağından, deflasyonist sarmalı kırmak için uygulanması gereken öncelikli vergi politikasıdır.
Cevap
Marjinal tüketim eğiliminin çok düşük olduğu likidite tuzağı ortamında dışlama (crowding-out) etkisinin sıfır olması nedeniyle, çarpan etkisi zayıf kalacak olan vergi indirimleri yerine, doğrudan toplam talebi artıran kamu yatırım harcamalarının en etkin araç olduğunu belirten ifadedir.
Verilen senaryoda iki temel makroekonomik problem vardır: Birincisi likidite tuzağı, ikincisi düşük marjinal tüketim eğilimi (). Likidite tuzağında para politikası etkisizdir ve LM eğrisi yataydır; bu da maliye politikasının sıfır dışlama (crowding-out) etkisiyle çalışmasını sağlar. Ancak çok düşük olduğu için, hanehalkına yönelik vergi indirimleri veya transfer ödemeleri yapıldığında, insanlar bu ek geliri harcamak yerine borçlarını ödemek veya tasarruf etmek için tutacaklardır (vergi ve transfer çarpanlarının payı olduğu için çarpan değeri küçüktür). Bu nedenle devlete düşen görev, hanehalkının harcama kararını beklemeden, milli gelir eşitliğindeki () 'G' (Kamu Harcamaları) kalemini iradi yatırımlarla doğrudan artırmaktır. Bu, deflasyonla mücadelede teorik olarak en güçlü ve gecikmesiz etkiyi yaratır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Likidite Tuzağı ve Deflasyonda Maliye Politikası Çarpanlarının Etkinliği