sayılı Vergi Usul Kanunu’nun vergi ehliyeti ve kanuni temsilcilere ilişkin hükümleri ile Türk Medeni Kanunu’nun ehliyet hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; bir iş ortaklığında payı bulunan ve akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanarak kendisine vasi atanan bir gerçek kişinin vergilendirme süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Vergi ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinden bağımsız olduğu için kısıtlılık mükellefiyeti etkilemez; ancak vergi borcu için temsilciye gidilmeden önce mükellefin mal varlığının tüketilmesi zorunludur.Cevap
- BKısıtlı gerçek kişinin fiil ehliyeti bulunmadığından vergi ehliyeti de hukuken son bulur; bu nedenle iş ortaklığındaki kazanç payı üzerinden hesaplanan vergilerin asıl mükellefi vasi olur.
- CTüzel kişiliği olmayan iş ortaklıklarında vergi ehliyeti sadece tam ehliyetli ortaklara tanınmıştır; kısıtlı ortağın payı vergi dışı bırakılır veya vasi adına beyan edilir.
- DVasinin vergi ödevlerini yerine getirmemesi sonucu doğan vergi ziyaı cezaları, cezanın şahsiliği ilkesi uyarınca kısıtlı mükellefin mal varlığından öncelikle tahsil edilir.
- EKanuni temsilciler, temsil ettikleri kişilerin vergi borçlarından dolayı idareye karşı müteselsil sorumlu olduklarından; vergi dairesi borcu doğrudan vasiden talep etme hakkına sahiptir.
Cevap
Vergi ehliyeti medeni ehliyetten bağımsızdır ve temsilcinin sorumluluğu mükellefin mal varlığı tüketilmeden başlamaz.
Vergi Usul Kanunu'nun . maddesi vergi ehliyetinin medeni ehliyetten bağımsız olduğunu belirtirken, . madde kanuni temsilcilerin sorumluluğunun ancak asıl mükellefin mal varlığından tahsilat yapılamaması durumunda (sübsidiyer sorumluluk) devreye gireceğini hükme bağlar. Bu nedenle kısıtlı ortağın mükellefiyeti devam eder ve borç önce ondan aranır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergi Ehliyeti ve Temsilcinin Fer'i Sorumluluğu
Daha Fazla Pratik
VUK ve . maddeler arasındaki farkı, özellikle tüzel kişi temsilcileri ile küçük/kısıtlı temsilcileri bağlamında inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s