Soru

Zorluk: Çok zor1980 Sonrası Borçlanma Politikaları

Türkiye'de 19801980 sonrası kamu borçlanma politikaları; 19891989 yılındaki sermaye hareketlerinin serbestleşmesi (3232 Sayılı Karar) ile 'iç borç ağırlıklı' bir yapıya evrilmiş, 20012001 krizi sonrasında ise 47494749 sayılı Kanun ile 'risk odaklı stratejik yönetim' modeline geçilmiştir.

Bu tarihsel dönüşüm süreci ve borç yönetiminin kurumsal yapısı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sürece ilişkin yanlış bir değerlendirmedir?

  1. A
    19891989 yılındaki finansal serbestleşme, kamu kesimi borçlanma gereğinin yüksek olduğu bir konjonktürde 'yüksek reel faiz' politikasını zorunlu kılmış ve 'borç-faiz-borç' sarmalının oluşmasına zemin hazırlamıştır.
  2. B
    19941994 ve 20012001 krizleri arasındaki dönemde, Merkez Bankası kaynakları sınırlandırıldığı için Hazine, kamu bankalarının görev zararlarını ve finansal sektör yükümlülüklerini karşılamak amacıyla yoğun bir şekilde 'nakit dışı tahvil' (non-cash) ihracına başvurmuştur.
  3. 47494749 sayılı Kanun uyarınca uygulanan 'Stratejik Ölçütler' çerçevesinde, borç stokunun faiz riskini minimize etmek amacıyla değişken faizli kağıtların stok içindeki payının artırılması ve vadenin piyasa dalgalanmalarına göre kısaltılması temel hedef olarak belirlenmiştir.Cevap
  4. D
    20012001 reformu ile Hazine'nin kamu kurumlarına sağladığı garantiler için 'Risk Hesabı' oluşturulmuş, böylece bütçe dışı yükümlülüklerin (koşullu yükümlülükler) şeffaf bir şekilde izlenmesi ve yönetilmesi amaçlanmıştır.
  5. E
    19801980 sonrası borçlanmanın 'ihale yöntemi' ile piyasalaşması, bankacılık sektörünün aktif yapısının büyük ölçüde devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) endekslenmesine ve özel sektörün kredi imkanlarının daralmasına (dışlama etkisi) yol açmıştır.

Cevap

Stratejik ölçütler kapsamında değişken faizli kağıtların payının artırılması ve vadenin kısaltılması hedefi yanlıştır; aksine risk yönetimi felsefesi sabit faizli borçlanmayı ve vadeyi uzatarak yenileme riskini düşürmeyi gerektirir.
Modern borç yönetimi anlayışında (özellikle 20012001 sonrası Türkiye'de), borç stokunun faiz şoklarına karşı kırılganlığını azaltmak için 'sabit faizli' enstrümanların payı artırılmaya çalışılır. Vade konusunda ise 'yenileme riskini' (rollover risk) düşürmek adına vadenin piyasa koşulları elverdiği ölçüde 'uzatılması' hedeflenir. Bu nedenle değişken faizli kağıt payının artırılması ve vadenin kısaltılması yönündeki ifade stratejik ölçütlerle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
198020011980-2001 arası tarihsel süreci analiz et.
19891989 finansal serbestleşmesi (3232 sayılı karar) ve 19901990’larda artan bütçe açıkları ile nakit dışı (non-cash) tahvil kullanımının yaygınlaştığı belirlendi.
Bu dönemdeki 'gizli borçlanma' pratikleri 20012001 krizinin temel hazırlayıcısıdır.
2
47494749 sayılı Kanun'un getirdiği risk yönetimi esaslarını incele.
Borç yönetiminde 'Stratejik Ölçütler' (Strategic Benchmarks) sistemine geçildiği ve borçlanma yetkisinin merkezileştirildiği görüldü.
Reformun amacı borç stokunun risklere (faiz, döviz, likidite) karşı dayanıklılığını artırmaktır.
3
Stratejik ölçütlerin içeriğini değerlendir.
Bu ölçütler: 11) Ağırlıklı olarak TL borçlanma, 22) Sabit faizli kağıtların payını artırma, 33) Vadeyi uzatma, 44) Güçlü nakit rezervi tutma şeklindedir.
Değişken faizli ve kısa vadeli borçlanma, faiz ve likidite riskini artırdığı için modern borç yönetiminde 'kaçınılan' unsurlardır.

Anahtar Kavram

Stratejik Borç Yönetimi ve 4749 Sayılı Kanun

İpuçları

1
20012001 sonrası kurulan stratejik ölçütlerin 'risk yönetimi' odaklı olduğunu ve riskin nasıl azaltılacağını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Stratejik Ölçütler (Strategic Benchmarks) kapsamında döviz cinsi borçlanmanın neden azaltılmaya çalışıldığını 'Orijinal Günah' (Original Sin) kavramı üzerinden inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla