Soru

Zorluk: ZorGini Katsayısı ve Diğer Eşitsizlik Ölçütleri

Bir kalkınma iktisatçısı, W ülkesinin son on yıllık istatistiksel verilerini analiz ettiğinde milli hasıla içerisindeki ücret, kâr, faiz ve rant paylarının oransal olarak tamamen sabit kaldığını saptamıştır. Öte yandan aynı zaman diliminde, ağırlıklı olarak uygulanan regresif (tersine artan) vergiler neticesinde, hanehalklarının harcanabilir gelirlerine göre çizilen Lorenz Eğrisi ile Tam Eşitlik Doğrusu arasında kalan alanın giderek genişlediği tespit edilmiştir.

Bu bulgular dikkate alındığında, W ülkesindeki gelir bölüşümü dinamikleri ve eşitsizlik ölçütleri hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

  1. A
    Ücret, kâr, faiz ve rant paylarının sabit kalması kişisel gelir dağılımının da bozulmadığını kanıtlar; alandaki genişleme yalnızca Gini Katsayısı'nın 00 ile 11 arasındaki ölçeğinin değişmesinden ibarettir.
  2. B
    Tam Eşitlik Doğrusu ile Lorenz Eğrisi arasındaki alanın genişlemesi, gelir dağılımındaki eşitsizliğin azaldığını ve dolayısıyla Gini Katsayısı'nın 00'a (sıfıra) doğru yaklaştığını ifade eder.
  3. C
    Regresif vergiler ekonomik canlılığı artırdığından, genişleyen alan Lorenz Eğrisi'nin Tam Eşitlik Doğrusu'na daha çok yaklaştığını ve eşitsizliğin azalarak Gini Katsayısı'nın düştüğünü ifade eder.
  4. Üretim faktörlerinin milli gelirden aldığı paylar sabit kaldığı için fonksiyonel gelir dağılımı değişmemiştir; ancak genişleyen alan kişisel gelir dağılımının bozulduğunu ve Gini Katsayısı'nın 11'e yaklaştığını gösterir.Cevap
  5. E
    Uygulanan regresif vergiler ekonomik büyüme amacına hizmet ettiği için, Gini Katsayısı'ndaki yükseliş gelir dağılımı adaletinin de aynı anda sağlandığını gösteren bir uyumluluk durumudur.

Cevap

Üretim faktörlerinin payları sabit kaldığı için fonksiyonel gelir dağılımı değişmemiş, ancak Lorenz Eğrisi ile Tam Eşitlik Doğrusu arasındaki alanın büyümesi kişisel gelir dağılımının bozulduğunu ve Gini Katsayısı'nın 11'e yaklaştığını göstermiştir.
Soru metninde belirtilen üretim faktörleri paylarının sabit kalması, makroekonomik düzeyde fonksiyonel gelir dağılımının değişmediğini açıkça göstermektedir. Ancak uygulanan regresif (tersine artan) vergiler, düşük gelirli grupların üzerindeki vergi yükünü artırdığı için hanehalkları arasındaki gelir uçurumu büyümüştür. Bu durum, kişisel gelir dağılımını gösteren Lorenz Eğrisi'nin Tam Eşitlik Doğrusu'ndan uzaklaşmasına (aradaki alanın genişlemesine) neden olur. Gini Katsayısı bu alanın toplam dik üçgenin alanına oranı ile bulunduğundan, alan büyüdükçe katsayı da tam eşitsizliği temsil eden 11 değerine doğru matematiksel olarak artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'ücret, kâr, faiz ve rant paylarının sabit kalması' ifadesini analiz etme.
Fonksiyonel gelir dağılımının değişmediği sonucuna varılır.
Üretim faktörlerinin milli gelirden aldığı paylar, maliye literatüründe fonksiyonel gelir dağılımı kavramıyla ifade edilir.
2
Lorenz Eğrisi ile Tam Eşitlik Doğrusu arasındaki alanın genişlemesinin etkisini değerlendirme.
Bu durumun kişisel gelir dağılımında eşitsizliğin arttığı (bozulma) anlamına geldiği belirlenir.
Alan genişledikçe Lorenz Eğrisi mutlak eşitlik durumundan aşağıya doğru uzaklaşır, alt gelir gruplarının milli gelirden aldığı pay azalır.
3
Eşitsizlik artışının Gini Katsayısı üzerindeki sayısal etkisini yorumlama.
Eşitsizlik arttığı için Gini Katsayısı'nın mutlak eşitsizlik değeri olan 11'e doğru yükseleceği tespit edilir.
Gini Katsayısı, söz konusu alanın tüm üçgenin alanına oranıdır ve gelir adaletsizliği arttıkça değer 00'dan 11'e doğru büyür.

Anahtar Kavram

Fonksiyonel ve Kişisel Gelir Dağılımı ile Gini Katsayısı İlişkisi
Bu soruyu puanla