Vergilemede adalet ilkesinin tesisinde kullanılan 'yatay adalet', aynı mali güce sahip olanların aynı miktarda vergi ödemesini ifade eden 'eşitlerin eşit muamele görmesi' (equal treatment of equals) kuralına dayanmaktadır. Ancak mali gücün sadece nominal gelir tutarı üzerinden ölçülmesi ile mükelleflerin kişisel durumlarının ve gelirin kalitesinin (emek/sermaye ayrımı) dikkate alınması arasında teorik bir ayrım bulunmaktadır.
Bu bağlamda; modern vergi sistemlerinde uygulanan 'ayırma ilkesi' ve 'kişisel/ailevi indirimler' gibi araçların adalet ilkeleriyle olan teorik ilişkisine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Bu araçlar, aynı nominal gelire sahip mükellefler arasındaki 'objektif' eşitliği bozsa da, mükelleflerin gerçek yükümlülüklerini ve gelir kalitesini esas alarak 'sübjektif yatay adaletin' sağlanmasına hizmet eder.Cevap
- BAyırma ilkesi, sadece farklı gelir grupları arasındaki vergi yükü dağılımını düzenlediği için dikey adaletin bir aracıdır ve yatay adalet ilkesiyle herhangi bir teorik bağı bulunmamaktadır.
- CKişisel ve ailevi indirimlerin uygulanması, dikey adaletin bir alt bileşeni olan 'eşit mutlak fedakarlık' teorisinin zorunlu bir gereği olup sadece en düşük gelirli mükellefler için geçerli olan bir istisnadır.
- DNominal geliri aynı olan mükelleflerin herhangi bir nedenle farklı vergilendirilmesi, anayasal bir hak olan genellik ve yatay adalet ilkelerinin her durumda açık bir ihlali olarak kabul edilir.
- EObjektif ödeme gücü yaklaşımı, sübjektif unsurları sistemin dışına iterek dikey adaletin 'eşit marjinal fedakarlık' ilkesi uyarınca matematiksel olarak kesinleşmesini sağlayan tek yöntemdir.
Cevap
Sübjektif yatay adalet anlayışı, aynı nominal gelire sahip mükelleflerin gerçek ödeme güçlerinin farklı olabileceğini kabul ederek; kişisel yükümlülükler ve gelirin kalitesi üzerinden 'eşitlerin eşitliğini' gerçek anlamda tesis etmeyi amaçlar.
Doğru ifade, modern vergi sistemlerinde adaletin sadece nominal gelir rakamları üzerinden sağlanamayacağını, mükelleflerin ailevi yükümlülükleri ve gelirin elde edilmesindeki zahmet (emek/sermaye) gibi sübjektif unsurların dikkate alınmasının 'gerçek' bir yatay adalet (sübjektif yatay adalet) yaratacağını belirtmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sübjektif Yatay Adalet (Subjective Horizontal Equity)