Soru

Zorluk: Çok zorTürkiye'de İç Borç Stokunun Yapısı ve Gelişimi

Türkiye'de iç borç stokunun yapısı, enstrüman çeşitliliği ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından borç yönetimi çerçevesinde takip edilen "Stratejik Ölçütler" (Strategic Benchmarks) dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Vade bazlı sınıflandırmada, vadesi bir yıla kadar (364 gün dahil) olan Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) Hazine bonosu, bir yıl ve daha uzun vadeli olanlar ise devlet tahvili olarak tanımlanır.
  2. B
    Stratejik ölçütler çerçevesinde "kur riskini" (exchange rate risk) yönetmek amacıyla; borç stokunun ağırlıklı olarak Türk Lirası cinsinden tutulması ve döviz cinsi ya da dövize endeksli borçlanmanın payının sınırlandırılması temel bir hedeftir.
  3. C
    TÜFE'ye endeksli tahvillerde, hem kupon ödemeleri hem de anapara itfa tutarı gerçekleşen enflasyon oranına göre güncellenerek yatırımcıya reel getiri garantisi sunulur; bu durum Hazine için enflasyon riski yaratsa da vadenin uzatılmasına katkı sağlar.
  4. Stratejik ölçütler kapsamında "faiz riskini" (interest rate risk) minimize etmek amacıyla; iç borç stokunun bileşiminde değişken faizli senetlerin ve vadesi kısa olan iskontolu bonoların payının artırılması, sabit faizli kuponlu tahvillerin payının ise azaltılması hedeflenmektedir.Cevap
  5. E
    İç borç stoku içerisinde yer alan "nakit dışı" (non-cash) senetler; ihraç anında Hazine'ye nakit girişi sağlamayan, genellikle kamu bankalarının sermaye yapılarının güçlendirilmesi gibi özel amaçlarla doğrudan ilgili kurumlara ihraç edilen özel tertip senetlerdir.

Cevap

Stratejik ölçütler çerçevesinde faiz riskini minimize etmek için değişken faizli ve kısa vadeli senetlerin payının artırılması hedeflenir ifadesi yanlıştır.
Faiz riski, piyasadaki faiz oranlarının değişmesi sonucu borç servis maliyetinin beklenmedik şekilde artma olasılığıdır. Bu riski minimize etmek isteyen bir borç yönetimi (Hazine), borçlanma anında faizini sabitleyebileceği 'sabit getirili' senetleri tercih etmelidir. Değişken faizli senetler ise piyasa faizlerine duyarlı olduğu için riski artırır. Ayrıca kısa vadeli senetler (bonolar) çok sık yenilendiği için faiz oranlarındaki artışlardan anında etkilenir; bu nedenle risk yönetimi vadenin uzatılmasını ve sabit faizli enstrümanların stoktaki payının artırılmasını öngörür. Soruda bu durumun tam tersi iddia edildiği için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Borç stokunun risk türlerini belirle.
Temel riskler: Kur riski, Faiz riski ve Yeniden Finansman (Likitide) riskidir.
Borç yönetiminin amacı bu riskleri maliyet etkin bir şekilde minimize etmektir.
2
Faiz riski ile enstrüman yapısı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Sabit faizli senetlerde faiz maliyeti vadenin başında kesinleşirken, değişken faizli senetlerde maliyet piyasa koşullarına göre sürekli değişir.
Değişken faizli senetlerin payının artması, piyasa faizi yükseldiğinde bütçe üzerindeki faiz yükünün de artması (yüksek faiz riski) anlamına gelir.
3
Vade yapısı ile faiz riskini ilişkilendir.
Kısa vadeli senetler (Hazine Bonosu), piyasa faizlerindeki dalgalanmalara karşı daha sık yenilendikleri için faiz riskini artırır.
Vadenin uzatılması ve sabit faizli borçlanma, faiz şoklarının bütçe üzerindeki etkisini zaman yayarak riskini düşürür.
4
Stratejik ölçütler ile çelişkiyi tespit et.
Bakanlığın resmi stratejisi; faiz riskini azaltmak için sabit faizli TL cinsi borçlanmaya ağırlık vermek, kur riskini azaltmak için TL borçlanmak ve yeniden finansman riskini azaltmak için vadeyi uzatmaktır.
Değişken faizli ve kısa vadeli senetlerin payını artırmak tüm bu stratejik hedeflerin tam tersi bir risk profili oluşturur.

Anahtar Kavram

İç Borç Stoku Risk Yönetimi ve Stratejik Ölçütler

Daha Fazla Pratik

Borç stokunun 'vadeye kalan süresi' (average time to maturity) ile 'faize yeniden fiyatlanma süresi' (average time to re-fixing) arasındaki farkı inceleyerek faiz riskini derinlemesine analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla