Maliye Politikası Araçları

164 soru

Soru 161Soru

Makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik maliye politikası araçları, müdahalenin niteliğine göre farklılık gösterir. Karar alma ve uygulama gecikmelerini minimize etmek amacıyla tasarlanan araçlardan biri de formül esnekliğidir.

Buna göre; formül esnekliğini, artan oranlı gelir vergisi veya işsizlik sigortası gibi yapısal 'otomatik istikrar sağlayıcı' mekanizmalardan ayıran en belirgin özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygulamanın aktif hale gelmesi için işsizlik veya büyüme gibi spesifik bir göstergenin yasayla önceden tayin edilmiş bir limite ulaşmasının şart olması

Cevap

Formül esnekliği ile otomatik istikrar sağlayıcıları ayıran temel özellik, formül esnekliğinin devreye girmesi için spesifik bir göstergenin yasayla önceden belirlenmiş bir eşik değere ulaşmasının gerekmesidir.
Formül esnekliği yarı otomatik bir araçtır ve ancak yasayla önceden tayin edilmiş spesifik bir göstergenin (örneğin işsizlik oranının %10'a çıkması) belirli bir eşiğe ulaşması koşuluyla devreye girer. Artan oranlı gelir vergisi gibi tam otomatik istikrar sağlayıcılar ise herhangi bir eşik değer şartı aramaksızın, gelirdeki her değişime sürekli ve anında tepki veren yapısal mekanizmalardır. Bu nedenle aralarındaki en belirgin ayrım noktası, uygulamanın aktif hale gelmesi için formül esnekliğinde önceden tanımlanmış bir eşik değere ihtiyaç duyulmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Formül esnekliği kavramı analiz edilir
Formül esnekliğinin önceden belirlenmiş makroekonomik bir kurala dayandığı, yarı otomatik bir işleyişe sahip olduğu tespit edilir.
İki kavram arasındaki farkı bulmak için öncelikle hedef kavramın özelliklerinin netleştirilmesi gerekir.
2
Otomatik istikrar sağlayıcılar ile karşılaştırma yapılır
Otomatik istikrar sağlayıcıların gelire bağlı olarak sürekli devrede olduğu, formül esnekliğinin ise sadece belirli bir eşik değer aşıldığında tetiklendiği belirlenir.
Soruda istenen 'en belirgin özellik' ayrımının mekanizma üzerinden yapılması gerekmektedir.
3
Seçenekler değerlendirilir
Doğru ayrım noktasının bulunduğu seçenek işaretlenirken, diğer seçeneklerin iradi politika, mali sürüklenme ve klasik yaklaşım gibi kavramları tanımladığı teyit edilir.
Çeldiricilerin başka maliye politikası kavramlarını temsil ettiğinden emin olunarak doğrulama yapılır.

Anahtar Kavram

Formül Esnekliği
Soru 162Soru

Kamu otoriteleri, ekonomik dalgalanmaların etkisini hafifletmek amacıyla bütçe harcama kalemlerinde bir değişikliğe gitmiştir. Gelir vergisinin bulunmadığı (vergilerin otonom olduğu) bir makroekonomik modelde, hanehalkının marjinal tüketim eğilimi 0,800,80 olarak tahmin edilmektedir. Hükümet, mevcut bütçe dengesini bozmamak amacıyla yoksul kesime 300300 milyar TL tutarında karşılıksız ödeme (sosyal transfer) yapmış ve bu tutarın tamamını maktu (otonom) vergileri artırarak finanse etmiştir. Yatırımların otonom olduğu varsayımı altında, izlenen bu bütçe politikasının denge milli geliri üzerindeki nihai etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli gelir seviyesi değişmez.

Cevap

Milli gelir seviyesi değişmez.
Doğru yanıt, milli gelirin değişmeyeceğini ifade eden seçenektir. Kamu maliyesinde transfer harcamaları çarpanı c1c\frac{c}{1-c} iken, maktu vergi çarpanı c1c\frac{-c}{1-c}'dir. Her iki aracın da mutlak değeri birbirine eşittir (c / 1-c). Bütçe dengesini bozmadan transfer harcamalarının vergilerle aynı miktarda (300300 milyar TL) artırılması durumunda, daraltıcı ve genişletici etkiler birbirini tam olarak sönümler ve denge milli gelir seviyesinde hiçbir değişiklik olmaz. (ΔY=0\Delta Y = 0)

Adım Adım Çözüm

1
Makroekonomik modeldeki parametreleri ve politika değişikliklerini belirle.
Marjinal tüketim eğilimi (cc) = 0,800,80. Transfer harcamasındaki değişim (ΔTr\Delta Tr) = +300+300 milyar TL. Otonom vergilerdeki değişim (ΔT\Delta T) = +300+300 milyar TL.
Çarpan formüllerini doğru kurgulayabilmek için soruda verilen değişkenlerin sisteme giriş değerleri saptanmalıdır.
2
Transfer harcamaları çarpanını (KTrK_{Tr}) hesapla ve milli gelirdeki kısmi etkiyi bul.
KTr=c1c=0,800,20=4K_{Tr} = \frac{c}{1-c} = \frac{0,80}{0,20} = 4. Transferlerin etkisi: ΔYTr=4×300=+1200\Delta Y_{Tr} = 4 \times 300 = +1200 milyar TL.
Hükümetin yaptığı transfer ödemelerinin sadece tüketime giden kısmı (cc) toplam talebe katıldığı için transfer çarpanı kullanılır.
3
Otonom vergi çarpanını (KTK_T) hesapla ve milli gelirdeki kısmi etkiyi bul.
KT=c1c=0,800,20=4K_T = \frac{-c}{1-c} = \frac{-0,80}{0,20} = -4. Vergilerin etkisi: ΔYT=4×300=1200\Delta Y_T = -4 \times 300 = -1200 milyar TL.
Alınan maktu vergiler harcanabilir geliri düşürür ve tüketimi cc oranında azaltır. Bu nedenle vergi çarpanı negatiftir.
4
İki politikanın eş anlı uygulandığı durumda milli gelirdeki net değişimi (ΔY\Delta Y) hesapla.
ΔY=ΔYTr+ΔYT=1200+(1200)=0\Delta Y = \Delta Y_{Tr} + \Delta Y_T = 1200 + (-1200) = 0. Sonuç olarak milli gelir değişmez.
Bütçe politikası gereği harcama ve vergi artışı aynı anda yapıldığı için net makroekonomik etki bu iki değerin toplamıdır.

Anahtar Kavram

Denk Bütçe Çarpanı ve Transfer Harcamaları

Alternatif Yöntem

Formül kullanmadan mantıksal çözüm: Maktu vergilerin 300300 milyar TL artması, hanehalkının harcanabilir gelirini doğrudan 300300 milyar TL azaltır. Aynı hanehalkına 300300 milyar TL transfer ödemesi yapılması ise harcanabilir geliri tam 300300 milyar TL artırır. Bireylerin harcama eğilimleri (cc) her iki işlem için de sabit olduğundan, toplam harcanabilir gelir sabit kalır ve ekonomideki toplam talep düzeyinde (ve dolayısıyla milli gelirde) hiçbir değişiklik yaşanmaz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 163Soru

Makroekonomik dengesizliklerden biri olan aşırı fiyat artışlarının (talep enflasyonu) yaşandığı bir dönemde, karar alıcı birimler kamu açıklarını kapatmak amacıyla borçlanma stratejisinde değişikliğe gitmiştir. Bu yeni stratejide, emisyon hacmini genişletecek veya kaydi para yaratımına yol açacak kaynaklar yerine, doğrudan banka dışı özel kesimi (bireyleri ve sektörel kurumsal yatırımcıları) hedefleyen uzun vadeli devlet iç borçlanma senetleri satışına ağırlık verilmiştir.

Uygulanan bu borç yönetim politikasının asıl makroekonomik gerekçesi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketime veya spekülatif yatırımlara yönelebilecek özel kesim fonlarını piyasadan emerek, toplam talep üzerindeki enflasyonist baskıyı hafifletmek

Cevap

Doğru cevap, özel kesim fonlarının piyasadan emilerek toplam talep üzerindeki enflasyonist baskının hafifletilmesi gerektiğini belirten seçenektir.
Enflasyonist dönemlerde maliye politikasının temel amacı toplam talebi daraltmaktır. Devletin finansman ihtiyacını Merkez Bankası'ndan (emisyon/monetizasyon) veya ticari bankalardan (kaydi para yaratımı) karşılaması para arzını artırarak enflasyonu besler. Buna karşılık, banka dışı özel kesimden (bireyler ve kurumlar) uzun vadeli borçlanılması, bu kesimlerin harcamaya veya spekülatif yatırımlara yönlendirebilecekleri fonların devlet tarafından çekilmesi (emilmesi) anlamına gelir. Bu işlem piyasadaki satın alma gücünü daraltarak talep enflasyonu baskısını hafifletir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen makroekonomik sorunu (enflasyon) ve uygulanan maliye politikası aracını (banka dışı kesimden uzun vadeli borçlanma) tespit et.
Sorun aşırı talep enflasyonu; çözüm aracı ise piyasadan uzun vadeli borçlanmadır.
Uygulanan politikanın hangi makroekonomik etkiyi yaratacağını belirlemek için mevcut durumun ve seçilen yöntemin özelliklerinin bilinmesi gerekir.
2
Banka dışı kesimden (halktan) uzun vadeli borçlanmanın ekonomik etkilerini analiz et.
Halktan uzun vadeli borçlanmak, bireylerin tüketim veya yatırım için kullanacakları parayı devlete aktarmaları anlamına gelir. Piyasada para miktarı (likidite) azalır.
Borçlanmanın kaynağı, ekonomideki para arzı ve toplam talep üzerindeki nihai etkiyi doğrudan belirler.
3
Bulunan sonucu enflasyonla mücadele hedefiyle eşleştir.
Likiditenin azalması toplam talebi kısar. Toplam talebin kısılması, fiyatlar genel düzeyindeki artış (enflasyon) baskısını kırar.
Enflasyonla mücadelede temel yaklaşım, efektif talebin daraltılarak fiyat istikrarının sağlanmasıdır.

Anahtar Kavram

Enflasyonla Mücadelede Borçlanma Politikası
Soru 164Soru

Bir maliye politikası uzmanı hazırladığı makroekonomik değerlendirme raporunda şu ifadelere yer vermiştir:

'Hükümet, son iki yıllık süreçte hiçbir yeni vergi ihdas etmemiş ve mevcut kanuni vergi oranlarında artışa gitmemiştir. Ancak, yüksek fiyat artışlarının yaşandığı bu dönemde hanehalklarının nominal gelirleri enflasyon oranında artıp reel gelirleri sabit kalsa da, artan oranlı gelir vergisi sisteminin doğal bir sonucu olarak ödedikleri ortalama vergi oranı yükselmiştir. Bu durum, herhangi bir iradi yasal düzenleme yapılmaksızın özel kesimin harcanabilir gelirini aşındırmış ve ekonomik büyümeyi kendiliğinden yavaşlatmıştır.'

Uzmanın raporunda dikkat çektiği ve sistemin kendi iç dinamikleriyle ekonomik faaliyeti frenlemesine neden olan bu olgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mali sürüklenme

Cevap

Mali sürüklenme
Doğru yanıt olan mali sürüklenme (fiscal drag); ekonomide enflasyon yaşanırken bireylerin nominal gelirlerinin artması, ancak artan oranlı vergi tarifesindeki gelir dilimlerinin enflasyona göre güncellenmemesi sonucunda mükelleflerin daha yüksek vergi oranlarına tabi olması durumudur. Bu süreçte bireylerin reel geliri sabit kalsa bile harcanabilir gelirleri vergi yükü nedeniyle azalır ve ekonomi, herhangi bir iradi daraltıcı karar alınmamış olmasına rağmen kendiliğinden frenlenmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Rapordaki makroekonomik koşulları analiz et
Yüksek enflasyon var, nominal gelirler artarken reel gelirler sabit kalmış ve artan oranlı vergi sistemi uygulanıyor.
Sorunun dayandığı temel ekonomik zemini belirlemek için.
2
Ortaya çıkan mali sonucu değerlendir
Mükelleflerin reel geliri artmasa da, nominal artış nedeniyle daha yüksek vergi dilimlerine tabi olmuşlar ve ortalama vergi yükleri artmıştır.
Sistemin hanehalkı üzerindeki etkisini tespit etmek için.
3
Politika türünü sınıflandır
Hükümet vergi oranlarını yasal olarak artırmamıştır; süreç tamamen sistemin otomatik bir sonucudur (iradi değildir).
Durumun iradi bir karar mı yoksa otomatik bir istikrar sağlayıcı etkisi mi olduğunu ayırt etmek için.
4
Kavramsal eşleştirme yap
Artan oranlı vergi tarifesinde enflasyon kaynaklı dilim kayması sonucu ekonominin kendiliğinden yavaşlaması 'mali sürüklenme' olarak adlandırılır.
Analiz edilen tüm unsurları literatürdeki tam karşılığı ile eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Mali Sürüklenme (Fiscal Drag)
ÖncekiSayfa 9 / 9
Maliye Politikası Araçları Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 9 | Examkin