Vergilendirme Süreci

172 soru

Soru 21Soru

Bir mükellefin, yasal izinleri almadan (ruhsatsız) gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerden elde ettiği kazancın vergilendirilmesi süreciyle ilgili olarak; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca aşağıdakilerden hangisi "vergiyi doğuran olay" ve "vergi ehliyeti" ilkeleri bakımından doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması veya olayın dayandığı hukuki işlemin tekemmül etmemiş bulunması, vergi borcunun doğumu ve mükellefiyet için engel teşkil etmez.

Cevap

Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması veya olayın dayandığı hukuki işlemin tekemmül etmemiş bulunması, vergi borcunun doğumu ve mükellefiyet için engel teşkil etmez.
Vergi Usul Kanunu'nun 9. maddesine göre, vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olması veya bu olayın dayandığı hukuki işlemin (örneğin bir sözleşmenin) şekil şartlarına uymaması ya da tekemmül etmemiş olması, vergi alacağının doğuşunu engellemez. Bu durum, vergi hukukunun 'iktisadi yaklaşım' ilkesinin bir sonucudur ve vergi adaleti gereği suç işleyerek gelir elde edenlerin vergi dışı kalmasını önler.

Adım Adım Çözüm

1
VUK 19. Madde Analizi
Vergi alacağı, vergi kanunlarının olayla bağladığı vergiyi doğuran olayın vukuu ile doğar.
Vergi borcunun doğum anını belirlemek için temel kanun hükmüne bakılır.
2
VUK 9. Madde (Yasak Fiiller) İncelemesi
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olması vergi borcunu engellemez.
Vergi hukukunun bağımsızlığı ve 'gerçek mahiyet' ilkesi gereği, illegal faaliyetler de vergiye tabidir.
3
Vergi Ehliyeti ile İlişkilendirme
Mükellefiyet için hak ehliyeti yeterlidir; fiilin hukuka aykırılığı ehliyeti ortadan kaldırmaz.
Vergilendirmede eşitlik ve genellik ilkelerini korumak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Vergiyi Doğuran Olaya İlişkin İktisadi Özün Esas Alınması

Daha Fazla Pratik

VUK 3. maddede yer alan 'Ekonomik Yaklaşım' ve 'İspat' konularını tekrar ederek vergiyi doğuran olayın tespitiyle ilgili bağlantıları kurunuz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 22Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 2222. maddesinde yer alan kanuni tanıma göre; tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesini ifade eden vergilendirme aşaması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahakkuk

Cevap

Tahakkuk işlemi, verginin ödenebilir bir aşamaya gelmesini ifade eder.
Vergi Usul Kanunu'nun 2222. maddesi tahakkuku; tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesi olarak tanımlar. Bu aşama, vergi borcunun artık ifa edilebilir (ödenebilir) olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
VUK 2222. madde
Vergi hukukunda terimlerin yasal dayanağını belirlemek.
2
Aşamaları Karşılaştırma
Tarh (Hesaplama) → Tebliğ (Bildirim) → Tahakkuk (Kesinleşme/Ödenebilirlik)
Vergilendirme sürecindeki mantıksal sırayı analiz etmek.
3
Sonuçlandırma
Tahakkuk
Ödenmesi gereken safhaya gelme ifadesinin karşılığını bulmak.

Anahtar Kavram

Tahakkuk, vergi borcunun miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşerek ödenebilir hale gelmesidir.

İpuçları

1
Bu kavram, verginin 'ödenebilir' bir aşamaya gelmesini tanımlar.
2
Vergilendirme sürecinde tarh ve tebliğden hemen sonra gelen aşamadır.

Daha Fazla Pratik

Beyana dayalı vergilerde tahakkuk fişinin işlevini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 23Soru

Mükellef (B)'nin 2021 takvim yılına ait ticari kazancına ilişkin vergi incelemesi sırasında, vergi dairesi matrah takdiri amacıyla 15 Ekim 2025 tarihinde dosyayı Takdir Komisyonuna sevk etmiştir. Komisyonun takdir ettiği matrah kararı 20 Şubat 2026 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına girmiştir. Öte yandan aynı mükellef, 2026 yılı içerisinde meydana gelen şiddetli bir sel felaketi neticesinde ticari varlığının %45'ini kaybetmiştir.

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri dikkate alındığında; zamanaşımı ve terkin müesseseleri bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahakkuk zamanaşımı süresi, dosyanın Takdir Komisyonunda kaldığı süre boyunca durur ve mükellef varlığının 1/31/3'ünden fazlasını kaybettiği için terkin talebinde bulunabilir.

Cevap

Tahakkuk zamanaşımı süresinin Takdir Komisyonunda geçen süre kadar durması ve %45'lik varlık kaybının terkin için yasal alt sınır olan 1/3'ü aşması nedeniyle doğru seçenek ilk sırada verilen ifadedir.
Vergi Usul Kanunu uyarınca, matrah takdiri için dosyası Takdir Komisyonuna gönderilen mükellef için tahakkuk zamanaşımı süresi, kararın vergi dairesine ulaşmasına kadar (en fazla 1 yıl) durur. Ayrıca yangın, deprem, sel gibi doğal afetler nedeniyle varlığının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin vergi borçlarının silinmesi (terkin) mümkündür. %45'lik kayıp bu şartı sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahakkuk zamanaşımı başlangıcını ve normal bitişini belirle.
2021 yılı vergisi için zamanaşımı 1 Ocak 2022'de başlar ve normal şartlarda 31 Aralık 2026'da sona erer.
VUK'a göre zamanaşımı, vergiyi doğuran olayı takip eden yılın başından itibaren 5 yıldır.
2
Takdir Komisyonuna sevk işleminin etkisini analiz et.
15 Ekim 2025 - 20 Şubat 2026 arası (yaklaşık 4 ay 5 gün) süre durur ve bu süre 5 yıllık sınıra eklenir.
VUK Madde 113/2 uyarınca matrah takdiri için komisyona başvurulması zamanaşımını durdurur (maksimum 1 yıl).
3
Terkin şartlarını (VUK 115) kontrol et.
%45'lik kayıp, kanuni sınır olan %33,33'ten (1/31/3) büyüktür.
Doğal afetler sonucu varlığının en az 1/31/3'ünü kaybeden mükelleflerin vergi borçları terkin edilebilir.

Anahtar Kavram

Tahakkuk zamanaşımını durduran nedenler ve doğal afetler nedeniyle vergi terkini (VUK 115).
Soru 24Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, vergi dairesi tarafından re'sen yapılan bir tarhiyata karşı mükellef tarafından yasal süresi içerisinde vergi mahkemesinde dava açılmıştır. Vergi mahkemesinin, tarh edilen verginin bir kısmını tasdik eden (onayan) bir karar vermesi durumunda; mahkemece yerinde bulunan bu vergi borcu miktarının vergilendirme süreci bakımından "tahakkuk" zamanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarih

Cevap

Dava konusu yapılan vergi tarhiyatlarında tahakkuk, vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarihte gerçekleşir.
Vergi Usul Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun etkileşimi çerçevesinde, dava konusu edilen tarhiyatlarda tahakkuk aşaması yargılamanın sonucuna bağlıdır. Vergi mahkemesi bir karar verdiğinde, bu kararın vergi alacağını takip eden idareye (vergi dairesine) tebliğ edilmesiyle birlikte vergi 'tahakkuk' etmiş sayılır ve ödeme süreci başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dava açılmasının tahakkuka etkisini belirlemek
Dava açılması, tahakkuku ve dolayısıyla tahsilatı kendiliğinden durdurur.
25772577 sayılı İYUK uyarınca vergi mahkemesinde dava açılması yürütmeyi durdurur.
2
Yargılama sonucunda verilen kararın mahiyetini analiz etmek
Mahkemenin tasdik (onama) kararı, verginin ödenebilir aşamaya geldiğini gösterir.
Yargı organı vergi alacağının varlığını ve miktarını onaylamıştır.
3
Tahakkuk anını saptamak
Karar vergi dairesine tebliğ edildiği an tahakkuk fişi düzenlenir.
213213 sayılı VUK ve ilgili genel tebliğler uyarınca tahakkuk süreci karar tebliğiyle başlar.

Anahtar Kavram

Yargı Kararının Tahakkuka Etkisi

İpuçları

1
Dava açılan vergilerde tahakkuk süreci, normal beyana dayalı veya itirazsız süreçlerden farklı işler.
2
Bir verginin tahakkuk etmesi için ödenmesi gereken aşamaya gelmesi gerekir. Yargı kararı kime ulaştığında idare bu vergi için tahakkuk fişi düzenleyebilir?

Daha Fazla Pratik

Mahkeme kararından sonra yapılan bu tahakkuk üzerine verginin kaç gün içinde ödenmesi gerektiğini (VUK Madde 112) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Tam mükellef bir sermaye şirketi olan (K)(K) Anonim Şirketi adına düzenlenen ve ödeme emri içeren vergi ihbarnamesi, 2626 Nisan 20262026 Pazar günü şirketin sisteme kayıtlı elektronik tebligat adresine ulaşmıştır. 11 Mayıs tarihinin Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle resmi tatil olduğu bilindiğine göre, söz konusu tebligata karşı vergi mahkemesinde açılacak iptal davası için öngörülen 3030 günlük yasal dava açma süresi hangi günün mesai saati bitiminde sona erer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3 Haziran 2026

Cevap

Dava açma süresinin son günü 3 Haziran 2026 Çarşamba günüdür.
Doğru cevap, Vergi Usul Kanunu'nun hem 107/A107/A (elektronik tebliğ) hem de 1818 (sürelerin hesaplanması) maddelerinin birlikte uygulanmasını gerektirir. Elektronik iletinin ulaştığı 2626 Nisan'dan sonraki 5.5. gün 11 Mayıs'tır; ancak bu günün resmi tatil olması ve peşinden hafta sonunun gelmesi nedeniyle tebliğ hukuken 44 Mayıs tarihinde gerçekleşmiş sayılır. 3030 günlük dava açma süresi ise 55 Mayıs'ta başlayıp 33 Haziran'da sona erer.

Adım Adım Çözüm

1
Elektronik tebliğ tarihinin belirlenmesi
Tebliğ tarihi 4 Mayıs 2026 olarak belirlenir.
213213 sayılı VUK Madde 107/A107/A uyarınca tebliğ, adrese ulaştığı günü izleyen 5.5. günün sonunda yapılmış sayılır. 2626 Nisan'ı izleyen 5.5. gün 11 Mayıs Cuma günüdür. Ancak VUK Madde 1818 gereği sürenin son günü tatile rastlarsa ilk iş gününe uzar. 11 Mayıs tatil, 232-3 Mayıs hafta sonu olduğundan tebliğ tarihi 44 Mayıs Pazartesi olur.
2
Dava açma süresinin başlangıcının tespiti
Süre 5 Mayıs 2026 Salı günü başlar.
Vergi hukukunda süreler, tebliğin yapıldığı günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar.
3
30 günlük sürenin hesaplanması
Süre 3 Haziran 2026 günü dolar.
Mayıs ayı 3131 gün çektiği için: Mayıs ayından 2727 gün (31431-4), Haziran ayından ise kalan 33 gün eklenerek 3030 günlük süre tamamlanır.

Anahtar Kavram

Elektronik Tebliğ ve Süre Uzatımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Bir kimsenin, yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde yürüttüğü faaliyetlerden elde ettiği kazançların vergilendirilmesi sırasında, bu faaliyetlerin kanunen yasaklanmış olması vergi borçluluğunun ve vergi alacağının doğmasına engel teşkil etmemektedir. Söz konusu kural, vergilendirme sürecindeki aşağıdaki kavramlardan hangisi ile doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergiyi doğuran olay

Cevap

Vergi alacağının yasaklanmış faaliyetlerden de doğabilmesi, vergilendirme sürecindeki 'vergiyi doğuran olay' kavramı ile ilişkilidir.
Vergi borcunun doğumu için vergi kanunlarının öngördüğü olayın gerçekleşmesi (vukuu) veya hukuki durumun tamamlanması (tekemmülü) yeterlidir. Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış bir fiil olması verginin doğmasını engellemez; bu nedenle doğru cevap 'vergiyi doğuran olay' kavramıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasaklanmış faaliyetlerin vergilendirme üzerindeki etkisini değerlendirin.
Vergi Usul Kanunu'na göre bir fiilin yasak olması veya hukuki açıdan geçersiz sayılması vergilendirmeye engel değildir.
Vergilendirmede ekonomik yaklaşım ilkesi gereği, gelirin kaynağının hukuki niteliğinden ziyade ekonomik özü esas alınır.
2
Bu ilkenin vergilendirme sürecindeki karşılığını belirleyin.
Vergi borcunu başlatan ve borcun doğumuna neden olan ilk aşama 'vergiyi doğuran olay'dır.
Vergi alacağı, kanunda belirtilen olayın gerçekleşmesi veya hukuki durumun tekemmülü (tamamlanması) ile doğar.

Anahtar Kavram

Vergiyi Doğuran Olay ve Yasak Fiillerin Vergilendirilmesi

İpuçları

1
Vergilendirme sürecinin aşamalarını (doğum, tarh, tebliğ, tahakkuk, tahsil) hatırlayın.
2
Vergi borcunu başlatan ilk 'kıvılcım' veya 'bağ' hangi kavramla ifade edilir?

Daha Fazla Pratik

Vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi ile verginin tahakkuk etmesi arasındaki süre farkının hak düşürücü süreler ve zamanaşımı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru

Vergi hukukunda vergi matrahının saptanmasında, mükellefin sahip olduğu dış belirtilerden ve yaşam tarzından (harcamaları, bindiği otomobil, oturduğu evin değeri vb.) hareketle gerçek gelire ulaşılmaya çalışılan matrah tespit usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karine usulü

Cevap

Vergi matrahının dış belirtiler ve yaşam tarzı üzerinden saptanması yöntemine karine usulü denir.
Karine usulü, mükellefin harcamaları, mal varlığı veya yaşam tarzı gibi 'bilinen' durumlardan (karinelerden) yola çıkarak 'bilinmeyen' vergi matrahına ulaşılmaya çalışılan bir idari tespit yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlama
Matrahın tespitinde kullanılan usulleri hatırla.
Soruda sorulan 'dış belirtilerden hareket etme' ifadesinin hangi usule karşılık geldiğini bulmak için temel tanımlar gereklidir.
2
Ayırt etme
Dış göstergeler (kira, araç vb.) karine usulünün temel özelliğidir.
Götürü usulde sabit rakamlar, beyan usulünde mükellef bildirimi, re'sen takdirde ise defter noksanlığı ön plandadır.

Anahtar Kavram

Matrah Tespit Usulleri
Tahmini Süre:45s
Soru 28Soru

Bir mükellef adına ikmalen tarh edilen vergiye karşı süresi içinde vergi mahkemesinde dava açılmıştır. Vergi mahkemesi, yargılama sonucunda tarhiyatın yerinde olduğuna karar vererek davanın reddine hükmetmiştir. Bu hukuki süreçte, mahkeme kararına konu olan verginin "tahakkuk" aşaması ve ödeme süreciyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava konusu vergi, mahkeme kararının vergi dairesine ulaştığı tarihte tahakkuk eder; ancak mükellefin bu vergiyi ödeme süresi, karara istinaden düzenlenen ihbarnamenin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.

Cevap

Dava konusu vergi, mahkeme kararının vergi dairesine ulaştığı tarihte tahakkuk eder; ancak mükellefin bu vergiyi ödeme süresi, karara istinaden düzenlenen ihbarnamenin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Vergi hukukunda dava konusu edilen vergilerde tahakkuk süreci 213213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 25772577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ortak uygulama alanına girer. VUK Madde 112/3112/3 uyarınca; vergi mahkemesinin davanın reddine dair kararı vergi dairesine ulaştığı (geldiği) anda tahakkuk gerçekleşmiş kabul edilir. Ancak mükellefe savunma ve ödeme hazırlığı için tanınan 11 aylık ödeme süresi, bu kararın içeriğini bildiren ihbarnamenin (22 no.lu ihbarname) mükellefe tebliğ edilmesiyle başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dava sürecinde tahakkukun durumunu belirleme
Dava açılması, tarh edilen verginin tahakkukunu ve tahsilatını kendiliğinden durdurur.
İYUK Madde 27 uyarınca vergi mahkemesinde açılan davalar tahsilatı durdurur.
2
Mahkeme kararı sonrası tahakkuk anını saptama
Mahkeme kararının davanın reddi (tarhiyatın onanması) yönünde olması durumunda, vergi mahkeme kararının vergi dairesine geldiği tarihte tahakkuk eder.
VUK Madde 112/3'teki açık hüküm gereğidir.
3
Ödeme süresinin başlangıcını belirleme
Tahakkuk eden verginin mükellef tarafından ödenmesi gereken 11 aylık süre, kararın mükellefe tebliğini sağlayan 22 no.lu ihbarnamenin tebliğiyle başlar.
İYUK Madde 28 ve VUK hükümleri arasındaki uyum gereği uygulama bu yöndedir.

Anahtar Kavram

Vergi Yargısı Kararı Sonrası Tahakkuk ve Ödeme Süreci

İpuçları

1
Vergi mahkemesinde açılan davaların tahsilatı durdurma etkisi davanın karara bağlanmasıyla sona erer.
2
VUK Madde 112112'deki tahakkuk anı ile İYUK Madde 2828'deki tebliğ ve ödeme zorunluluğu arasındaki ayrımı düşünün.
3
Mahkeme kararı vergi dairesine ulaştığında sistem borcu 'tahakkuk' olarak kaydeder, ancak size gönderilen yeni ihbarname ile ödeme süreniz başlar.

Daha Fazla Pratik

İhtirazi kayıtla verilen beyannamelerde davanın tahakkuk sürecine etkisini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 29Soru

Mükellef (M)(M) adına 20242024 vergilendirme dönemine ait kurumlar vergisi için vergi incelemesi sonucunda re'sen bir tarhiyat yapılmış ve ilgili vergi/ceza ihbarnamesi 2020 Nisan 20252025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu verginin normal vade tarihi 3030 Nisan 20252025'tir. Mükellef, yasal süresi içinde vergi mahkemesinde dava açmış; mahkemece davanın reddine (tarhiyatın onanmasına) dair verilen karar vergi dairesine ve mükellefe aynı gün olan 2020 Ekim 20252025 tarihinde tebliğ edilmiştir.

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUKVUK) hükümleri uyarınca, bu vergi borcunun ödenmesi ve fer'i alacakların hesaplanması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi borcu 2020 Kasım 20252025 mesai saati bitimine kadar ödenmelidir; bu borç için normal vade tarihi olan 3030 Nisan 20252025'ten kararın tebliğ edildiği 2020 Ekim 20252025 tarihine kadar gecikme faizi hesaplanır.

Cevap

Vergi borcunun mahkeme kararının tebliğinden itibaren 1 ay içinde (2020 Kasım 20252025) ödenmesi gerekir ve normal vade tarihinden kararın tebliğ tarihine kadar gecikme faizi hesaplanır.
Vergi Usul Kanunu'nun 112/3112/3. maddesine göre, dava açılması nedeniyle tahsili duran vergilerin yargı mercilerince tasdik edilmesi halinde ödeme süresi, kararın vergi dairesine tebliğ tarihinden itibaren bir aydır. Bu vergiler için gecikme faizi ise, verginin normal vade tarihinden yargı mercii kararının mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar hesaplanır. Senaryoda tebliğ 2020 Ekim olduğundan, 11 aylık süre 2020 Kasım'da dolar ve faiz bu tebliğ tarihine kadar işletilir.

Adım Adım Çözüm

1
Dava açılmasının tahsilat üzerindeki etkisini belirle.
Vergi mahkemesinde açılan dava, İYUK 27/327/3 uyarınca tahsilat işlemlerini (ödeme süresini) kendiliğinden durdurur.
Türk vergi yargılama hukukunda tarhiyata karşı açılan davalar yürütmeyi kendiliğinden durdurma etkisine sahiptir.
2
Dava sürecinde uygulanacak fer'i alacak türünü tespit et.
Bu süreçte 61836183 sayılı Kanun'daki gecikme zammı değil, VUKVUK 112112 uyarınca 'gecikme faizi' hesaplanır.
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergilerde, yargılama süreci için gecikme zammı yerine gecikme faizi öngörülmüştür.
3
Gecikme faizinin hesaplanacağı dönemi hesapla.
3030 Nisan 20252025 (normal vade) tarihinden, mahkeme kararının tebliğ edildiği 2020 Ekim 20252025 tarihine kadar.
VUK 112/3112/3 maddesi gecikme faizinin bitiş noktasını yargı mercii kararının tebliğ tarihi olarak belirlemiştir.
4
Yargılama sonrası yeni ödeme süresini (vadeyi) belirle.
Kararın tebliğ tarihinden (2020 Ekim 20252025) itibaren 11 ay, yani 2020 Kasım 20252025.
VUK 112/3112/3 uyarınca yargı mercilerince tasdik edilen vergilerin ödeme süresi kararın tebliğinden itibaren bir aydır.

Anahtar Kavram

VUK 112/3 uyarınca dava açılması durumunda gecikme faizi ve ödeme süresi ilişkisi
Soru 30Soru

Vergi hukukunda, mükellefin tutmaya mecbur olduğu defterlerini veya ilgili belgelerini, vergi incelemesine yetkili olanlarca ibrazı istenilmesine rağmen haklı bir mazereti olmaksızın ibraz etmemesi, aşağıdaki vergi tarhı yöntemlerinden hangisinin uygulanmasına yol açar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Re'sen vergi tarhı

Cevap

Mükellefin defter ve belgelerini ibraz etmemesi durumunda re'sen vergi tarhı uygulanır.
Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 5. fıkrasına göre; tutulması mecburi olan defterlerin veya belgelerin, inceleme elemanına ibraz edilmemesi matrahın takdirini gerektiren bir durumdur. Bu durum, vergi dairesi tarafından re'sen (idarenin doğrudan matrah takdir etmesi yoluyla) vergi tarh edilmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini tespit etme
Mükellef, yasal bir zorunluluk olan defter ve belge ibrazı yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Vergi incelemesinin yapılabilmesi için defter ve belgelerin varlığı esastır.
2
Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerini uygulama
VUK Madde 30/5 uyarınca, defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi bir re'sen tarh nedenidir.
Defterlerin ibraz edilmemesi, matrahın kayıtlar üzerinden tespit edilmesini imkansız kılan yasal bir karinedir.
3
Tarhiyat türünü belirleme
Takdir Komisyonu kararı veya vergi inceleme raporuna dayanarak re'sen tarhiyat yapılır.
İdarenin tek taraflı ve matrah takdirine dayalı işlem yapması gereken bir durum oluşmuştur.

Anahtar Kavram

Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilmesine imkan bulunmayan hallerde uygulanır.

Daha Fazla Pratik

VUK Madde 30'da yer alan diğer 5 re'sen tarh nedenini (beyanname verilmemesi, defter tasdiki vb.) tekrar etmeniz konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 31Soru

Vergi dairesi tarafından adına vergi ziyaı cezası kesilen bir mükellefin, yasal süresi içerisinde 'Tarhiyat Sonrası Uzlaşma' yoluna başvurması ve yapılan görüşmeler neticesinde uzlaşmanın vaki olması (anlaşmaya varılması) durumunda; söz konusu cezanın 'tahakkuk' etme anı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzlaşma tutanağının düzenlendiği ve taraflarca imza altına alındığı tarih itibarıyla tahakkuk gerçekleşmiş sayılır.

Cevap

Uzlaşma tutanağının düzenlendiği ve taraflarca imza altına alındığı tarih itibarıyla tahakkuk gerçekleşmiş sayılır.
Vergi Usul Kanunu Ek Madde 88 uyarınca, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında bir daha dava açılamaz. Bu nedenle, uzlaşma tutanağının imzalanması borcu kesinleştirir ve tutanak tahakkuk fişi yerine geçtiği için imza tarihi itibarıyla tahakkuk gerçekleşmiş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Uzlaşma sürecinin hukuki sonucunu analiz etme
Uzlaşma sağlandığında 'Uzlaşma Tutanağı' düzenlenir.
Mükellef ve idare arasında varılan mutabakatın resmi belgeye bağlanması gerekir.
2
VUK Ek Madde 8 hükmünü uygulama
Uzlaşma tutanağı, beyanname üzerinden alınan vergilerdeki 'Tahakkuk Fişi' hükmündedir.
Mükellef uzlaşarak dava açma hakkından vazgeçtiği için vergi borcu o an kesinleşmiş olur.
3
Tahakkuk anını belirleme
İmzaların atıldığı tarih tahakkuk tarihidir.
Ekstra bir tebliğ veya bekleme süresine gerek kalmaksızın borç ödenebilir aşamaya gelmiştir.

Anahtar Kavram

Uzlaşma Tutanağının Tahakkuk Fişi Hükmünde Olması

İpuçları

1
Vergi hukukunda bir belgenin 'tahakkuk fişi yerine geçmesi' ne anlama gelir, bunu düşünün.
2
Mükellef uzlaşma tutanağını imzaladığında dava açma hakkından vazgeçmiş olur. Bu durum süreci hızlandırır mı?

Daha Fazla Pratik

Vergi mahkemesi kararlarının tahakkuk üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

Mükellef Bay (A)(A)'nın ikametgâh adresine gönderilen bir vergi ihbarnamesi, mükellefin adreste bulunmaması nedeniyle aynı çatı altında birlikte yaşayan kardeşi Bay (B)(B)'ye imza karşılığı teslim edilmiştir. Ancak teslimat sırasında Bay (B)(B)'nin görünüşü itibarıyla 1818 yaşından büyük olmasına rağmen, bariz bir surette akli melekelerinin yerinde olmadığı ve hukuki ehliyetten yoksun olduğu anlaşılmaktadır.

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, gerçekleştirilen bu tebliğ işleminin geçerliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebliğ yapılacak kimsenin bariz bir surette ehliyetsiz olması nedeniyle yapılan işlem geçersizdir.

Cevap

Tebliğ yapılacak kimsenin bariz bir surette ehliyetsiz olması nedeniyle yapılan işlem geçersizdir.
Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesine göre, tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne göre 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir. Soruda Bay (B)'nin bariz bir şekilde akli melekelerinin yerinde olmadığı belirtildiğinden, bu kişiye yapılan tebliğ işlemi usule aykırıdır ve geçersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ yapılacak muhatabın statüsünü belirlemek
Tebligat, asıl mükellef yerine onunla birlikte yaşayan kardeşe (aile efradına) yapılmak istenmiştir.
VUK Madde 94'e göre mükellef bulunmadığında aile efradına tebliğ mümkündür.
2
Tebliği teslim alan kişinin niteliklerini kontrol etmek
Teslim alan kişinin 18 yaşından büyük olduğu ancak 'bariz bir surette ehliyetsiz' olduğu tespit edilmiştir.
VUK Madde 93, tebliğ yapılacak kişinin zihinsel durumuna ilişkin kısıtlamalar getirmektedir.
3
Hukuki sonucu tayin etmek
VUK Madde 93'teki emredici hüküm gereği, bariz ehliyetsiz kişiye yapılan tebliğ hukuki sonuç doğurmaz.
Kanun, tebliğin amacına ulaşması için alıcının bildirim içeriğini idrak edebilecek durumda olmasını şart koşar.

Anahtar Kavram

Tebliğ Yapılacak Kimselerin Ehliyeti

Daha Fazla Pratik

Tebliğ imkansızlığı durumunda ilan yoluyla tebliğ şartlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre, vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bir fiil olması vergilendirme süreci ve yükümlülükler bakımından aşağıdakilerden hangisine neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Cevap

Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasaklanmış olması, vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Vergi Usul Kanunu'nun 99. maddesinin 22. fıkrası uyarınca, vergiyi doğuran olayın yasaklanmış olması vergi mükellefiyetini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu ilke, vergi hukukunun bağımsızlığı ve ekonomik yaklaşım ilkesinin bir sonucudur; devlet elde edilen kazancın kaynağının meşru olup olmadığına bakmaksızın vergi alacağını talep eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
213213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 99. maddesi (Vergilemede Geçerlilik)
Vergiyi doğuran olayın hukuki veya fiili niteliğinin mükellefiyet üzerindeki etkisini anlamak için ilgili maddeye başvurulur.
2
Yasaklanmış fiil ilkesinin uygulanması
VUK Madde 9/29/2: "Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz."
Vergi hukuku, işlemin ahlaka veya kanuna aykırı olup olmadığına bakmaksızın oluşan ekonomik sonuca odaklanır.
3
Sonucun vergilendirme aşamalarıyla ilişkilendirilmesi
Verginin tarh, tebliğ ve tahakkuk işlemleri aynen devam eder.
Mükellefiyet kalkmadığı sürece vergilendirme süreci kesintiye uğramaz.

Anahtar Kavram

Vergilemede Geçerlilik ve Ekonomik Yaklaşım İlkesi

İpuçları

1
Vergi Usul Kanunu'nun 9. maddesindeki 'Vergilemede Geçerlilik' başlığına odaklanın.
2
Bir kazancın suç teşkil etmesi, o kazancın vergi dışı kalacağı anlamına gelmez.

Daha Fazla Pratik

Vergi hukukunda 'Ekonomik Yaklaşım' ilkesinin ispat ve yorum üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 34Soru

Tam mükellef bir sermaye şirketi olan (A) Anonim Şirketi adına düzenlenen ve vergi ziyaı cezası içeren ihbarname, 88 Haziran 20262026 Pazartesi günü mükellefin elektronik tebligat adresine başarılı bir şekilde ulaştırılmıştır. Şirket yetkilisi, söz konusu elektronik iletiyi 1010 Haziran 20262026 Çarşamba günü sistem üzerinden açarak okumuştur.

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A107/A maddesi ve ilgili genel tebliğ hükümleri uyarınca, bu ihbarnamenin mükellefe hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 13 Haziran 2026

Cevap

İhbarnamenin tebliğ edilmiş sayıldığı tarih 13 Haziran 2026 günüdür.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesine göre, elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Senaryoda ileti 8 Haziran tarihinde ulaştığına göre, bu tarihi izleyen beşinci gün (9-10-11-12-13) olan 13 Haziran 2026 tarihi tebliğ tarihidir.

Adım Adım Çözüm

1
İletinin ulaştığı tarihin belirlenmesi
8 Haziran 2026
Hesaplamanın başlayabilmesi için belgenin elektronik adrese ulaştığı günün tespit edilmesi gerekir.
2
Yasal sürenin (5 gün) uygulanması
9, 10, 11, 12, 13 Haziran
VUK 107/A maddesine göre tebliğ, ulaşılan tarihi izleyen beşinci günün sonunda gerçekleşir.
3
Okuma tarihinin değerlendirilmesi
Etkisiz
Mükellefin iletiyi 10 Haziran'da okumuş olması, kanundaki 'beşinci günün sonu' kuralını değiştirmez.
4
Tebliğ tarihinin kesinleştirilmesi
13 Haziran 2026 Cumartesi
İletinin ulaştığı 8 Haziran'ı izleyen 5. gün 13 Haziran'dır.

Anahtar Kavram

Elektronik tebligatta 5 günlük 'varsayılan tebliğ' süresi

İpuçları

1
Elektronik tebligatta muhatabın iletiyi ne zaman açtığı değil, iletinin sisteme ne zaman ulaştığı önemlidir.
2
VUK 107/A maddesindeki 'izleyen beşinci günün sonu' kuralını hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Elektronik tebligatın 5. gününün resmi tatile rastlaması durumunda tebliğ tarihinin ve dava açma süresinin nasıl etkileneceğini VUK Genel Tebliğleri ışığında inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, elektronik ortamda tebligat yapılması zorunlu olan bir mükellefin elektronik tebligat adresine, vergi dairesi tarafından gönderilen vergi inceleme raporuna dayalı ihbarname 11 Nisan 20262026 Çarşamba günü ulaşmıştır.

Buna göre, söz konusu tebligat işlemi hukuken hangi tarihte yapılmış sayılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66 Nisan 20262026

Cevap

Elektronik tebligat işlemi, belgenin adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 66 Nisan 20262026 tarihinde yapılmış sayılır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A107/A maddesi uyarınca, elektronik ortamda tebligat sistemine dahil olan mükelleflere yapılan tebligatlarda, tebliğ tarihi belgenin muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olarak kabul edilir. Senaryoda belge 11 Nisan tarihinde ulaştığına göre, bu tarihi izleyen beşinci gün 66 Nisan 20262026 tarihidir.

Adım Adım Çözüm

1
Elektronik tebligat kuralının belirlenmesi
213213 sayılı VUK 107/A107/A maddesi
Elektronik ortamda yapılan tebligatlarda, belgenin muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
2
Tarih hesaplamasının yapılması
11 Nisan ++ 55 gün == 66 Nisan
11 Nisan tarihinde adrese ulaşan belge için; 22 Nisan (11), 33 Nisan (22), 44 Nisan (33), 55 Nisan (44) ve 66 Nisan (55) şeklinde sayım yapılarak beşinci güne ulaşılır.

Anahtar Kavram

Elektronik Tebligatta Beşinci Gün Kuralı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A107/A maddesi uyarınca elektronik tebligat sistemi kullanma zorunluluğu bulunan (C) Anonim Şirketi adına düzenlenen vergi ziyaı cezalı vergi ihbarnamesi, 1414 Nisan 20262026 Salı günü mükellefin elektronik tebligat adresine ulaşmıştır.

Buna göre, söz konusu ihbarnameye karşı açılabilecek 3030 günlük dava açma süresinin başlangıcına esas teşkil eden "tebliğ edilmiş sayılan tarih" ve dava açma süresinin "son günü" aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak birlikte verilmiştir? (1919 Mayıs resmi tatildir.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1919 Nisan 202620262020 Mayıs 20262026

Cevap

İhbarname 19 Nisan 2026 tarihinde tebliğ edilmiş sayılır ve dava açma süresi 20 Mayıs 2026 günü mesai saati bitiminde sona erer.
Doğru cevap, elektronik tebligatın ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün kuralını (14+5=1914 + 5 = 19 Nisan) ve sürenin son gününün 1919 Mayıs resmi tatiline denk gelmesi nedeniyle bir gün sonraya (2020 Mayıs) kayacağını doğru şekilde analiz etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Elektronik tebligatın yapılmış sayılacağı tarihi hesaplayın.
Tebliğ tarihi: 1919 Nisan 20262026.
213213 sayılı VUK m. 107/A107/A uyarınca elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi (1414 Nisan) izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
2
Dava açma süresinin başlangıcını ve uzunluğunu belirleyin.
Süre başlangıcı: 2020 Nisan 20262026; Süre: 3030 gün.
VUK m. 1818 uyarınca gün olarak belli edilen süreler, başladığı gün (tebliğ günü) hesaba katılmadan ertesi günden itibaren işlemeye başlar.
3
3030 günlük sürenin normal bitiş tarihini hesaplayın.
Sürenin normal son günü: 1919 Mayıs 20262026.
2020 Nisan'dan itibaren 3030 gün sayıldığında (Nisan ayı 3030 gün çeker), sürenin son günü 1919 Mayıs tarihine rastlar.
4
Resmi tatil kontrolü yaparak nihai süreyi belirleyin.
Nihai son gün: 2020 Mayıs 20262026 Çarşamba.
1919 Mayıs resmi tatil olduğundan, sürenin son günü tatili takip eden ilk mesai gününe uzar.

Anahtar Kavram

Elektronik Tebligatta Beş Günlük Karine ve Sürelerin Resmi Tatil Nedeniyle Uzaması

Daha Fazla Pratik

Elektronik tebligatın zorunlu olduğu mükellef gruplarını (sermaye şirketleri vb.) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Mükellef (A)'nın 2019 yılında vadesi dolan bir vergi borcu bulunmaktadır. Vergi idaresi, bu alacağı tahsil etmek amacıyla 2023 yılında mükellefin bir taşınmazı üzerine haciz şerhi işletmiştir. 2025 yılına gelindiğinde ise mükellef, yaşanan bir su baskını felaketi nedeniyle ticari varlığının %40'ını kaybettiğini resmi belgelerle ispat ederek ilgili vergi dairesinden borcun silinmesini talep etmiştir.

Bu olayla ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahsil zamanaşımı süresi 2023 yılındaki haciz işlemi ile kesilmiş olup bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlamıştır; ayrıca varlıkların %40'ının kaybı Vergi Usul Kanunu uyarınca terkin işlemi için gerekli olan 1/3'lük eşiği aşmaktadır.

Cevap

Tahsil zamanaşımının haciz nedeniyle kesilmesi ve varlık kaybının 1/3 oranını aşması sebebiyle terkin talebinin yerinde olması
Doğru yanıt, tahsil zamanaşımının haciz işlemiyle kesildiğini ve Vergi Usul Kanunu 115. madde uyarınca doğal afet durumunda 1/3 oranındaki varlık kaybının terkin için yeterli olduğunu belirten ifadedir. Olayda mükellefin %40 kaybı bu eşiğin üzerindedir ve haciz işlemi süreyi sıfırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahsil zamanaşımı başlangıcını ve normal bitişini belirle
2019 vadeli borç için süre 2020 başında başlar, normal şartlarda 2024 sonunda dolar.
6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil zamanaşımı 5 yıldır ve vadenin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşından başlar.
2
Haciz işleminin etkisini analiz et
2023 yılındaki haciz işlemi zamanaşımını 'keser' (sıfırlar).
6183 Sayılı Kanun madde 103 uyarınca haciz tatbiki zamanaşımını kesen hallerdendir.
3
Terkin (VUK 115) şartlarını kontrol et
Su baskını bir doğal afettir ve %40'lık kayıp 1/3'lük (yaklaşık %33,3) yasal sınırdan büyüktür.
VUK 115'e göre yangın, deprem, su baskını gibi afetler sonucu varlıklarının en az üçte birini kaybedenlerin vergi borçları terkin edilebilir.

Anahtar Kavram

Tahsil Zamanaşımının Kesilmesi ve Terkin Şartları
Soru 38Soru

Vergi hukukunda vergi alacağının doğumu, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile gerçekleşir. Bu bağlamda, özel hukuk hükümlerine göre geçersiz sayılan bir sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen ancak iktisadi sonuçları itibarıyla tamamlanmış bir işlemde, vergi sorumluluğunun belirlenmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi tam ve doğru bir hukuki tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi Usul Kanunu uyarınca, vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş olması veya işlemin hukuki yönden kusurlu bulunması vergi mükellefiyetini etkilemez; olayın iktisadi mahiyetinin gerçekleşmiş olması vergi alacağının doğumu için kafidir.

Cevap

Vergi hukukunda 'vergiyi doğuran olay' bakımından işlemin hukuki geçerliliği veya yasal olması şart olmayıp, iktisadi mahiyetin (iktisadi tekemmül) gerçekleşmiş olması vergi alacağının doğumu için yeterlidir.
Doğru ifade, Vergi Usul Kanunu'nun 9.9. ve 19.19. maddelerinin sentezidir. Vergi hukuku, işlemin dış görünüşünden ziyade iktisadi özüne bakar. Bir sözleşme özel hukukta batıl (geçersiz) olsa bile, taraflar arasında iktisadi bir değer değişimi yaşanmış ve 'iktisadi tekemmül' sağlanmışsa, vergi kanunları bu durumu vergilendirilmesi gereken bir olay olarak kabul eder.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi Usul Kanunu'nun 19.19. maddesini analiz edin.
Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi borcunun hukuki kaynağını belirlemek için.
2
Vergi Usul Kanunu'nun 9.9. maddesini (Vergiyi Doğuran Olayın Kanunlarla Yasak Edilmiş Olması) değerlendirin.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş olması veya işlemin hukuki yönden kusurlu olması vergi mükellefiyetini ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Özel hukuk nezdindeki geçersizliğin vergi hukukuna etkisini saptamak için.
3
İktisadi yaklaşım ve iktisadi tekemmül kavramlarını ilişkilendirin.
Hukuki işlem geçersiz olsa bile, eğer işlem iktisadi sonuçlarını doğurmuşsa vergi alacağı doğmuş kabul edilir.
Gerçekleşen ekonomik değer artışının vergilendirilmesi ilkesini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Vergiyi Doğuran Olayın Bağımsızlığı (VUK m. 9)
Soru 39Soru

213213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre; mükellef tarafından beyanname verilmesi suretiyle gerçekleştirilen tarhiyatlarda, tahakkuk eden verginin ödeme süresi (vadesi) aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyanname verme süresi içinde ödenir.

Cevap

Beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiler, kanunda belirtilen beyanname verme süresi içinde ödenir.
Vergi Usul Kanunu'nun 111111. maddesi uyarınca, mükelleflerin kendi beyanları üzerine tahakkuk eden vergiler, ilgili verginin beyanname verme süresi içinde hazineye ödenmelidir. Bu kural, beyana dayalı vergilendirme sisteminin temel bir özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarhiyat türünün belirlenmesi
Mükellefin beyanına dayanan (beyanname üzerinden) tarhiyat.
Ödeme süreleri, verginin tarh ediliş biçimine göre değişiklik gösterebilir.
2
VUK Madde 111111 hükmünün uygulanması
Kanun maddesi, beyanname üzerinden tahakkuk eden verginin, beyanname verme süresi içinde ödeneceğini amir hükme bağlamıştır.
Beyana dayalı vergilerde tahakkuk ve ödeme süreçleri iç içe geçmiş olup, beyanname verme süresinin sonu aynı zamanda ödeme süresinin (vadenin) sonudur.

Anahtar Kavram

Vergi Usul Kanunu'na göre beyana dayalı tarhiyatlarda ödeme süresi, beyanname verme süresi ile aynıdır.

Daha Fazla Pratik

İkmalen ve re'sen tarhiyatlarda ödeme sürelerini (VUK Madde 112) inceleyerek farkı pekiştirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

Bir kurumlar vergisi mükellefi, 20242024 yılı hesap dönemine ait beyannamesini kanuni süresinin son günü olan 3030 Nisan 20252025 tarihinde posta yoluyla 'taahhütlü' olarak vergi dairesine göndermiştir. Söz konusu beyanname 44 Mayıs 20252025 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına girmiş; vergi dairesi ise 77 Mayıs 20252025 tarihinde tahakkuk fişini düzenleyerek 88 Mayıs 20252025 tarihinde postaya vermiştir. Tahakkuk fişi mükellefe 1212 Mayıs 20252025 tarihinde ulaşmıştır.

213213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca, bu vergi borcunun 'tahakkuk' ettiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 88 Mayıs 20252025

Cevap

Vergi Usul Kanunu uyarınca postayla gönderilen beyannamelerde vergi, tahakkuk fişinin postaya verildiği tarih olan 88 Mayıs 20252025 tarihinde tahakkuk etmiş sayılır.
Vergi Usul Kanunu'nun 2828. maddesine göre; beyannamesini ilgili vergi dairesine postayla gönderen mükellefler adına vergi dairesince düzenlenen tahakkuk fişinin postaya verildiği tarih, verginin tahakkuk ettiği tarih olarak kabul edilir. Senaryoda tahakkuk fişi 88 Mayıs 20252025 tarihinde postaya verildiğinden doğru cevap bu tarihtir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyannamenin gönderim usulünün tespiti
Mükellef beyannamesini 'taahhütlü posta' yoluyla göndermiştir.
VUK 2828. madde, beyannamenin elden verilmesi veya postayla gönderilmesi durumları için farklı tahakkuk anları öngörmüştür.
2
İlgili kanun hükmünün (VUK Madde 2828) uygulanması
Posta ile gönderilen beyannamelerde vergi, tahakkuk fişinin postaya verildiği tarihte tahakkuk eder.
Elden verilen beyannamelerde tahakkuk fişinin verildiği an tahakkuk gerçekleşirken, postada bu an fişin idarece postaya verilmesine bağlanmıştır.
3
Senaryodaki tarihlerin eşleştirilmesi
Tahakkuk fişinin postaya verildiği tarih olan 88 Mayıs 20252025 tahakkuk tarihi olarak belirlenir.
Beyannamenin postaya verilmesi (3030 Nisan) veya fişin mükellefe ulaşması (1212 Mayıs) tahakkuk anı için kanuni ölçüt değildir.

Anahtar Kavram

Beyana Dayalı Tarhiyatta Tahakkuk Fişinin Postaya Verilme Anı

İpuçları

1
Beyanname elden verilseydi, tahakkuk fişinin mükellefe verildiği an tahakkuk gerçekleşmiş olurdu.
2
Vergi Usul Kanunu'nun 'Tahakkuk Fişi' kenar başlıklı 2828. maddesine odaklanın.
3
Kanun koyucu, postayla gönderilen beyannamelerde tahakkuk anını idarenin kontrolünden çıkan 'postaya verilme' anına bağlamıştır.

Daha Fazla Pratik

İhtirazi kayıtla verilen beyannamelerde tahakkuk fişinin düzenlenmesinin dava açma süresine etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 9Sonraki
Vergilendirme Süreci Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 2 | Examkin