A devleti, komşu B devleti ile olan kıta sahanlığı sınırlandırması uyuşmazlığında, Dışişleri Bakanı'nın resmî bir notasıyla 'uyuşmazlık konusu bölge üzerindeki tüm egemenlik iddialarından B devleti lehine feragat ettiğini' resmen ilan etmiştir. B devleti bu beyana güvenerek bölgede uzun vadeli enerji ruhsatları vermiş ve yabancı yatırımcılarla bağlayıcı sözleşmeler imzalamıştır. Ancak üç yıl sonra A devleti, 'söz konusu notanın iç hukukta meclis onayından geçmediğini ve anayasal yetki aşımı (ultra vires) içerdiğini' ileri sürerek feragati geri aldığını açıklamıştır.
Bu olayla ilgili olarak Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2006 tarihli 'Devletlerin Tek Taraflı Beyanlarına İlişkin Yol Gösterici İlkeler'i ve uluslararası yargı içtihatları çerçevesinde aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- ATek taraflı işlemler sadece siyasi bir vaat niteliğinde olup, antlaşma formatında olmayan beyanlar A devletini hukuken bağlamaz.
- B devletinin bu beyana güvenerek (reliance) hukuki ve mali taahhütlere girmiş olması, A devletinin beyanı geri çekmesini 'keyfi' (arbitrary) kılar ve bu geri alma uluslararası hukukta geçersizdir.Cevap
- Cİç hukukta yetki aşımı (ultra vires) yapılmış olması, beyanın muhatabı olan B devleti nezdinde oluşan haklı beklentiyi ve beyanın uluslararası bağlayıcılığını kendiliğinden ortadan kaldırır.
- DTek taraflı feragat işlemleri ancak karşılıklılık (reciprocity) ilkesi gereği B devletinin de bir haktan vazgeçmesi durumunda bağlayıcı olur.
- EUluslararası Adalet Divanı Statüsü Madde 38'de tek taraflı işlemler açıkça sayılmadığından, A devleti bu beyanı herhangi bir gerekçe göstermeksizin her zaman geri alabilir.