Bir uluslararası ilişkiler uzmanı, yayımladığı makalede şu ifadeleri kullanmıştır:
'Devletlerin birbirlerinin askeri hamlelerine verdikleri tepkileri analiz ederken, aktörlerin güç hırsını veya yayılmacı ideolojilerini aramaya gerek yoktur. Statükocu ve barışçıl bir devletin, sadece sınır güvenliğini tahkim etmek amacıyla geliştirdiği teknolojik bir savunma altyapısı bile, komşusu tarafından haklı bir varoluşsal tehdit olarak algılanabilir. Çünkü mevcut sistemik yapı gereği, bugünün savunma kalkanı yarının taarruz aracı olabilir ve hiçbir aktör diğerinin gelecekteki vizyonundan emin olamaz.'
Uzmanın bu analizinde 'güvenlik ikilemi'nin (security dilemma) yapısal kökenlerine dair vurguladığı temel varsayım, aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde ifade edilir?
- Anarşik yapının dayattığı kendi kendine yardım zorunluluğunun, devletleri diğer aktörlerin niyetleri ve silah kapasitelerinin gelecekteki kullanımı konusunda çözümsüz bir belirsizliğe mahkûm etmesiCevap
- BDevletlerin beka sorununu kalıcı olarak çözmek adına, uluslararası sistemde maksimizasyon stratejisi izleyerek nihai hegemon konumuna ulaşmayı değişmez bir hedef olarak benimsemesi
- Cİnsan doğasındaki güç arzusunun ve tahakküm kurma içgüdüsünün, devletlerin rasyonel güvenlik politikalarından ziyade çatışmacı bir dış politika üretmesine yol açması
- DGüvenlik tehditlerinin nesnel ve yapısal kısıtlamalardan çok, devletlerin tarihsel süreçte birbirlerine atfettikleri kimlikler üzerinden söylemsel olarak inşa edilmesi
- EAskeri kapasite artışlarının yaratacağı maliyetlerin, rasyonel devletleri rekabet yerine mutlak kazanç üretecek kurumsal işbirliklerine ve rejimlere yönlendirmesi