Realizm ve Neorealizm
506 soru
Uluslararası sistemin anarşik yapısı, devletlerin askeri saldırı kapasitesine sahip olması ve aktörlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamaları varsayımlarından hareketle; devletlerin hayatta kalma şansını garantilemek için güç maksimizasyonu yapmaları gerektiğini savunan saldırgan realizm (ofansif realizm) yaklaşımı, aşağıdakilerden hangisini bir devlet için 'en güvenli konum' olarak tanımlar?
E.H. Carr, *Yirmi Yıl Krizi* () adlı eserinde, liberal-idealist geleneğin savunduğu "çıkarların uyumu" ( ) kavramının evrensel bir gerçeklikten ziyade bir "ideolojik maske" olduğunu savunur. Carr'a göre, bu söylemin uluslararası sistemdeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemdeki ittifak davranışlarını analiz eden Stephen Walt, "Tehdit Dengesi" (Balance of Threat) teorisiyle devletlerin dengeleme (balancing) eğiliminde olduğunu savunurken; Randall Schweller, "Çıkar Dengesi" (Balance of Interests) yaklaşımıyla bu bakış açısının sadece statüko yanlısı devletlerin davranışlarını açıklayabildiğini ileri sürmüştür. Buna göre, Schweller'in literatüre kazandırdığı ve özellikle revizyonist (statüko karşıtı) devletlerin, yükselen bir gücün yanında yer alarak mevcut sistemden kazanç elde etme veya ganimetten pay alma motivasyonuyla hareket etmesini tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) teorisine göre, uluslararası sistemde merkezi bir otoritenin bulunmaması (anarşi) ve devletlerin birbirlerinin niyetlerinden hiçbir zaman tam olarak emin olamamaları, rasyonel bir büyük gücü aşağıdaki davranışlardan hangisine yöneltmektedir?
Hans Morgenthau, 'Uluslararası Politika' (Politics Among Nations) eserinde siyasal gerçekçiliğin birinci ilkesi olarak, toplumsal olayların genelinde olduğu gibi uluslararası politikanın da kökleri insan doğasında bulunan 'objektif yasalar' tarafından yönetildiğini savunur. Buna göre Morgenthau'nun yaklaşımında, uluslararası ilişkilerde rasyonel bir kuram oluşturulabilmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau, "Uluslararası Politika" (Politics Among Nations) adlı eserinde siyasal gerçekçiliğin altı ilkesini formüle ederken ahlak ve siyaset arasındaki ilişkiye özel bir önem atfeder. Klasik realizmin kurucularından olan Morgenthau'ya göre, evrensel ahlak kurallarının devletlerin dış politika eylemlerine uygulanması konusunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Glenn Snyder tarafından geliştirilen 'İttifak İkilemi' (Alliance Dilemma) teorik çerçevesine göre; müttefikler arasındaki ilişkiler 'terk edilme' (abandonment) ve 'sürüklenme' (entrapment) riskleri arasındaki hassas bir dengeye dayanmaktadır. Buna göre, bir devletin ittifak bağlarını korumak amacıyla müttefikine verdiği destek taahhüdünü ve bağlılığını en üst düzeye çıkarması sonucunda, müttefikinin dahil olduğu ancak kendisini doğrudan ilgilendirmeyen bir çatışmaya müttefiki tarafından çekilmesi riski aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemde merkezi bir otoritenin bulunmaması (anarşi), devletleri kendi güvenliklerini sağlamak için tek başlarına hareket etmeye (self-help) zorlamaktadır. Bu yapısal zorunluluk içerisinde, bir devletin saldırgan bir niyet taşımaksızın sadece savunma kapasitesini artırmaya yönelik attığı adımların, diğer aktörler tarafından bir tehdit olarak algılanması ve buna benzer bir karşı hamle ile cevap verilmesi sonucunda ortaya çıkan 'yapısal trajedi' aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası politikada devletlerin temel motivasyonunun "güç" değil "güvenlik" olduğunu savunan savunmacı realizm (defansif realizm), güvenlik ikileminin (security dilemma) şiddetinin sistemin yapısal özelliklerine göre değişkenlik gösterebileceğini ileri sürer. Bu bağlamda, Robert Jervis ve Stephen Van Evera gibi isimlerin literatüre kazandırdığı "saldırı-savunma dengesi" (offense-defense balance) kavramı merkezi bir öneme sahiptir.
Buna göre, savunmacı realizm perspektifinden bakıldığında; savunma yapmanın saldırı yapmaktan daha kolay, etkili ve az maliyetli olduğu (savunma üstünlüğü) bir uluslararası sistemde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
devleti, sınır komşusu olan devletinin askeri kapasitesini hızla artırması ve yayılmacı bir dış politika izlemesi üzerine, güvenliğini sağlamak amacıyla bölgedeki diğer devletlerle askeri yardımlaşma antlaşmaları imzalayarak bir savunma paktı oluşturmuştur.
devletinin bu stratejisi, realist ittifak teorileri bağlamında aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
Birbirine karşı saldırgan bir niyet taşımayan ve devletleri arasındaki ilişkide, devletinin yalnızca kendi sınırlarını korumak amacıyla askeri harcamalarını artırması, devleti tarafından bir tehdit hazırlığı olarak algılanmış ve devletinin de karşı bir silahlanma içine girmesine neden olmuştur. Sonuçta her iki devlet de başlangıca göre daha fazla silaha sahip olmuş ancak sistemin anarşik yapısı ve belirsizlik nedeniyle kendilerini eskisinden daha az güvende hissetmeye başlamışlardır.
Bu paradoksal durum, Uluslararası İlişkiler teorisinde aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Güvenlik ikileminin (security dilemma) şiddetini belirleyen "saldırı-savunma dengesi"ne (offense-defense balance) dair savunmacı realizm (defansif realizm) varsayımları dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi uluslararası sistemde istikrarı artıran ve devletler arasındaki çatışma riskini azaltan bir durumdur?
Kenneth Waltz'un öncülüğünü yaptığı Savunmacı Realizm (Defansif Realizm) perspektifinden bakıldığında; devletler, uluslararası sistemin anarşik yapısı içinde varlıklarını sürdürebilmek adına stratejik tercihler yaparlar. Bu yaklaşım uyarınca, rasyonel bir devletin askeri ve ekonomik kapasitesini sistemdeki diğer aktörleri provoke edecek düzeyde artırmaktan kaçınmasının ardındaki temel sistemik mantık aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik Realist düşünce geleneğinin tarihsel temellerini atan Thucydides, Machiavelli ve Hobbes gibi düşünürlerin analizlerinde; devletlerin sürekli bir güç mücadelesi içinde olmalarının ve uluslararası siyasette çatışmanın kaçınılmaz görülmesinin birincil kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Jervis tarafından geliştirilen kuramsal çerçeveye göre, uluslararası politikada "Güvenlik İkilemi" (Security Dilemma) her zaman aynı şiddette hissedilmez; sistemdeki teknolojik ve coğrafi faktörler bu ikilemin derecesini belirleyen temel değişkenlerdir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi güvenlik ikileminin sistem üzerindeki istikrarsızlaştırıcı etkisini azaltan ve devletler arası güvenliği daha olası kılan durumlardan biridir?
E.H. Carr, *Yirmi Yıl Krizi* () adlı eserinde uluslararası ilişkiler disiplininin gelişimini ütopya ve gerçekçilik arasındaki diyalektik bir süreç olarak tanımlar. Carr'a göre gerçekçilik, ütopik düşüncenin "arzulanan" ve "amaçlanan" dünyasına bir tepki olarak "olanın" analizine odaklansa da bir noktada "kısır" (sterile) hale gelir. Carr'ın kuramsal çerçevesine göre, gerçekçiliğin eylem ve değişim için "kısır" bir nitelik taşımasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bir devletin, komşusundan gelebilecek olası bir saldırıyı engellemek amacıyla sınırlarına yerleştirdiği yüksek teknolojili 'füze savunma sistemleri', komşu devlet tarafından kendi nükleer caydırıcılığının etkisiz hale getirilmesi olarak okunmuş ve bu durum komşu devletin saldırı füzelerini modernize etmesine yol açmıştır. Sonuçta, her iki devlet de savunma harcamalarını artırmasına ve niyetlerinin saldırgan olmadığını belirtmesine rağmen, kendilerini eskisinden daha büyük bir tehdit altında hissetmeye başlamıştır.
Realist literatürde 'yapısal bir trajedi' olarak nitelendirilen bu paradoksal durum aşağıdakilerden hangisidir?
John Mearsheimer tarafından sistemleştirilen Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) teorisine göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı ve devletlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamaları, rasyonel büyük güçleri aşağıdaki stratejik hedeflerden hangisine yönelmeye zorlamaktadır?
Hans Morgenthau tarafından sistemleştirilen siyasal gerçekçilik teorisinde, ahlaki ilkelerin uluslararası politikada mutlak bir geçerliliğe sahip olmadığı; ancak bu ilkelerin somut siyasal koşullar altında, "ihtiyat" (prudence) süzgecinden geçirilerek uygulanabileceği savunulur. Buna göre, Morgenthau’nun siyasal gerçekçilik anlayışında ahlak ve siyaset arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Neoklasik realizm, disiplin içindeki kuramsal tartışmalarda hem klasik realizmden hem de neorealizmden (yapısal realizm) çeşitli unsurları bünyesinde barındıran bir sentez olarak değerlendirilir. Bu teorik çerçevede neoklasik realizmi, klasik realizmin "insan doğası" merkezli açıklamasından koparan ve neorealizm ile aynı ontolojik zeminde buluşturan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?